BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Resmi COP masasına karşı halkların iklim itirazı büyüyor

Halklar 'enerji demokrasisi'ni konuşacak

Resmi COP masasına karşı halkların iklim itirazı büyüyor

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

 Kasım ayında Antalya, yalnızca Birleşmiş Milletler’in iklim zirvesine değil, ona paralel kurulan “Halkların İklim Zirvesi”ne de sahne olacak. Eleştiriler, iklim krizinin çözümünün devletler ve şirketler eliyle ertelendiği görüşünde birleşiyor.

HABER MERKEZİ- Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’nın 31’incisi (COP31), 9–21 Kasım tarihleri arasında Türkiye ve Avustralya’nın ortak ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek.

Ancak zirveye yönelik eleştiriler büyürken, aynı kentte farklı bir buluşma daha hazırlanıyor: 14–18 Kasım tarihleri arasında “Halkların İklim Zirvesi”.

Bu alternatif zirve, 2009’dan bu yana farklı coğrafyalarda düzenlenen halk inisiyatiflerinin devamı niteliğinde. Bu yılın organizasyonu, COP31 ile aynı şehirde gerçekleşerek iklim politikalarına yönelik itirazı görünür kılmayı hedefliyor.

Halkların İklim Zirvesi Koordinasyonu’ndan Ecehan Balta, küresel iklim politikalarının fosil yakıtlar ve endüstriyel tarım ekseninde şekillendiğini, mevcut BM süreçlerinin ise sorunu çözmekten çok geciktirdiğini savunuyor.

MA’ya röportaj veren Balta’ya göre iklim krizi, yalnızca çevresel bir sorun değil; aynı zamanda küresel ölçekte bir eşitsizlik meselesi.

Emisyonların büyük bölümünün sanayileşmiş ülkeler ve çok uluslu şirketler tarafından üretildiğini belirten Balta, etkilerin ise kırılgan topluluklar üzerinde yoğunlaştığını ifade ediyor.

“Ekoloji meselesi sınır tanımıyor” diyen Balta, Amazon’dan Anadolu’ya uzanan ekosistemlerin aynı kırılganlık içinde olduğunu vurguladı.

ENERJİ DEMOKRASİSİ

Zirve kapsamında öne çıkan başlıklardan biri “enerji demokrasisi”. Bu yaklaşım, enerji üretim ve tüketiminin piyasa aktörleri yerine toplumsal karar süreçleriyle belirlenmesini savunuyor. Bir diğer başlık ise “gıda egemenliği” ve endüstriyel tarımın küçük üreticiler üzerindeki baskısı.

Balta ayrıca Türkiye’deki ekolojik dönüşümlere de dikkat çekerek, su kaynakları, enerji projeleri ve madencilik faaliyetlerinin yerel topluluklar üzerindeki etkilerinin arttığını söylüyor. Bu süreçlerin bazı bölgelerde çevresel baskıyı toplumsal eşitsizliklerle birlikte derinleştirdiğini ifade ediyor.

×  “Biz 14-18 Kasım’da Halkların İklim Zirvesi olarak Antalya’da olacağız. Kürdistan’dan, Türkiye’den, Avrupa’dan, Latin Amerika’dan, Asya-Pasifik’ten ve dünyanın her yerinden halklarla birlikte mücadelesine yeni bir ivme kazandırmaya çalışacağız. Amacımız şu, baraj karşıtı hareketler bir araya gelsin, konuşsun; maden karşıtı hareketler birbirinden öğrensin. Ancak böyle kazanabiliriz. Bu artık çok net. İklim meselesi dünya üzerindeki her şeyle ilgili bir mesele. Hepimizi farklı şekillerde de olsa etkileyen bir mesele ve bütün bu etkide de şunu gördük ki bu etkiyi ortadan kaldırmak için sadece birlikte mücadele etmeye ihtiyacımız var başka hiçbir çıkış yolumuz yok.”

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz