AI Forensics’in çalışmasına göre, kadınlar ve çocuklara ait rıza dışı mahrem içeriklerin paylaşıldığı ve satıldığı ağlar binlerce kullanıcıya ulaşıyor. Uzmanlar, bunun dijital ortamda örgütlü bir şiddet biçimi olduğuna dikkat çekiyor.
HABER MERKEZİ- AI Forensics tarafından yayımlanan yeni bir araştırma, kadınlara ve kız çocuklarına ait rıza dışı mahrem görüntülerin yayılması ve bu içeriklerin paraya çevrilmesi üzerine kurulu dijital ağları ortaya koydu. Çalışmada, İtalya ve İspanya’da faaliyet gösteren ve yaklaşık 25 bin kullanıcıyı kapsayan Telegram grupları incelendi.
Araştırmacılar, altı hafta boyunca 16 grup ve kanalda paylaşılan yaklaşık 2,8 milyon mesajı analiz etti. Rapora göre paylaşımların yüzde 74’ünü fotoğraflar, yüzde 25’ini videolar, geri kalanını ise ses ve diğer dosya türleri oluşturdu.
Evrensel Gazetesi’nde Sıla Altun izmasıyla yer alan habere göre, sözkonusu araştırma, bu platformların yalnızca içerik paylaşımı için değil; aynı zamanda kadınları ve kız çocuklarını hedef alan aşağılama ve kontrol mekanizmalarının bir parçası olarak kullanıldığını ortaya koyuyor. Paylaşılan bağlantılar üzerinden bazı mağdurların kimliklerinin tespit edilebildiği de belirtiliyor.
Raporda, içerikler arasında çocuklara yönelik cinsel istismar materyalleri ile ensest ve tecavüz tasvirlerinin bulunduğu ifade ediliyor. Ayrıca “nudify” olarak bilinen araçlarla üretilen yapay görüntülerin de dolaşıma sokulduğu ve satıldığı kaydediliyor.
FİLLER VE YÖNTEMLER
Araştırmaya göre içerikleri paylaşan kişilerin büyük bölümü genç erkeklerden oluşuyor. Bu kişiler arasında mağdurların mevcut ya da eski partnerleri ile tanıdıkları da yer alıyor.
İçeriklerin dağıtımı ve satışı için Telegram altyapısının kullanıldığı; erişim ücretlerinin ise genellikle 20 ila 50 avro arasında değişen tek seferlik ödemeler ya da aylık yaklaşık 5 avroluk abonelikler şeklinde olduğu belirtiliyor. Ödemelerin Apple Pay, PayPal, Bizum ve kripto para gibi yöntemlerle yapıldığı ifade ediliyor.
Araştırmacılar, bazı ödeme yöntemlerinin izlenebilir olmasının, ağların daha ayrıntılı biçimde soruşturulabileceğine işaret ettiğini belirtiyor.
“YENİ NESİL CİNSEL ŞİDDET”
İstanbul Barosu Bilişim Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Fehmi Ünsal Özmestik, bu tür eylemlerin yalnızca çevrimiçi bir sorun değil, “yeni nesil bir cinsel şiddet biçimi” olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Özmestik, rıza dışı görüntü üretimi ve paylaşımının hukuka aykırı olduğunu vurgulayarak, sıradan fotoğrafların dahi kısa sürede manipüle edilerek istismar amaçlı kullanılabildiğine dikkat çekti.
Uzmanlara göre mağdurlar, itibar kaybı, psikolojik travma ve sosyal izolasyon gibi ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyor.
TELEGRAM’A DENETİM ÇAĞRI
Araştırmayı yayımlayan AI Forensics, bulguların dijital platformlardaki yapısal eksikliklere işaret ettiğini belirterek Avrupa Birliği’ne daha güçlü düzenlemeler çağrısında bulundu. Raporda, Telegram’ın daha sıkı denetime tabi tutulması ve yapay zekâ kaynaklı istismarların önlenmesine yönelik önlemlerin artırılması gerektiği ifade ediliyor.
Uzmanlar, çözümün yalnızca bireysel önlemlerle sınırlı kalamayacağını; platformlar, teknoloji geliştiricileri ve kamu kurumlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguluyor.
GÜLLÜ: ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ GEREKİYOR
Evrensel’e konuşan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü ise bu tür eylemlerin örgütlü ve sınır ötesi bir şiddet biçimi olduğunu belirtti. Güllü, dijital ortamda işlenen bu suçların cinsel şiddet ve çocuk istismarı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Güllü’ye göre, farklı ülkelerde faaliyet gösteren failler nedeniyle mevcut hukuk sistemleri çoğu zaman yetersiz kalıyor. Bu nedenle uluslararası iş birliği mekanizmalarının güçlendirilmesi ve platformlara yönelik bağlayıcı kurallar getirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Uzmanlar, dijital şiddetin yalnızca çevrimiçi bir sorun olmadığına, gerçek dünyadaki etkilerinin de ciddi olduğuna dikkat çekerek, hukuki, teknolojik ve toplumsal önlemlerin birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor.







