Europol, Avrupa’da internetin etkisiyle ideolojik sınırların silikleştiği yeni bir “nihilist” şiddet dalgasının yükseldiği uyarısında bulundu. Özellikle gençlerin çevrimiçi platformlarda radikalleşmesi güvenlik riski olarak görülüyor.
HABER MERKEZİ- Avrupa Polis Teşkilatı Europol’ün 2025 yılına ilişkin “terör tehdidi” raporu, kıtadaki güvenlik risklerinin yeni bir evreye girdiğini ortaya koydu.
Raporun “cihatçı terör” olarak adlandırdığı kategori, Avrupa’daki en büyük tehdit olmayı sürdürse de, farklı aşırılık yanlısı akımların birbirine karıştığı ve şiddetin tek başına amaç haline geldiği yeni bir “terör profili” hızla yayılıyor.
Rapora göre 2025 yılında terörden etkilenen 10 Avrupa ülkesinde kayda geçen, engellenen veya başarısız olan toplam 45 saldırının 24’ü “cihatçı örgütlerle” bağlantılıydı.
Ancak Europol, klasik ideolojik ayrımların giderek anlamını yitirdiğine dikkat çekiyor. Kuruma göre artık bazı saldırganlar belirli bir siyasi ya da dini hedef için değil, yalnızca daha fazla şiddet üretmek amacıyla hareket ediyor.
Le Monde’da yer alan habere göre raporda özellikle internet üzerinden örgütlenen, çoğu genç yaştaki bireylerin oluşturduğu gevşek çevrimiçi topluluklara dikkat çekiliyor.
ANTİSEMİTİZM’DE ORTAKLAŞMAK
Rapora göre antisemitizmin farklı aşırılık yanlısı akımlar arasında ortak payda haline geldiği vurgulanıyor. Sosyal medya algoritmaları, podcast platformları ve yapay zeka araçları da radikalleşmeyi hızlandıran diğer unsurlar. Yapay zekanın propaganda içeriklerini üretmek, farklı dillere çevirmek, çoğaltmak ve bot hesaplar aracılığıyla yaygınlaştırmak için kullanılmaya başlandığı ifade edildi.
Verilere göre Fransa, 2025 yılında 14 terör girişimi veya saldırısıyla Avrupa’da en fazla hedef alınan ülke oldu. İtalya’da ise özellikle “aşırı sol” kaynaklı eylemlerde belirgin artış yaşandı.
KİM BU ‘NİHİLİSTLER’
Europol’e göre bu kişiler için asıl motivasyon, mümkün olduğunca fazla korku, kaos ve yıkım yaratmak. Yani şiddet, bir araçtan çok amaç haline geliyor. Bireysel hayal kırıklıkları ile şiddet arzusunu harmanlayan bu yeni nesil ağlar, geleneksel istihbarat ve güvenlik konseptlerini yetersiz bırakıyor.
Rapor özellikle ergenlik çağındaki gençler ile 20’li yaşların başındaki bireylere dikkat çekiyor. Kesin bir yaş aralığı vermese de, güvenlik birimlerinin radarındaki grubun önemli bölümünü reşit olmayanlar ve genç yetişkinler oluşturuyor.
Discord, Telegram, 4chan benzeri forumlar, oyun platformları, video paylaşım siteleri ve sosyal medya üzerinden birbirleriyle bağlantı kuruyorlar. Çoğu zaman yüz yüze örgütlenme yerine çevrimiçi topluluklar içinde hareket ediyorlar.
Klasik örgütlerden farklı olarak gevşek ağlar halinde ya da tamamen tek başlarına (yalnız kurt) eylem planlayabiliyorlar.
ŞİDDETİ OYUNLAŞTIRIP, YAYGINLAŞTIRIYORLAR
Rapora göre tehdidin en kritik boyutunu internet ve kapalı mesajlaşma platformları oluşturuyor.
Radikalleşme süreçleri artık karanlık ağlarda (dark web) ya da denetimi zor kapalı forumlarda gerçekleşiyor. “Şiddetin oyunlaştırılması” olarak adlandırılan bu yöntemde; canlı yayınlanan eylemler, sosyal medya meydan okumaları ve dijital propaganda içerikleriyle bireyler adeta bir oyun simülasyonundaymışçasına şiddet eylemlerine teşvik ediliyor.
Gerçek saldırı görüntüleri, okul saldırıları, toplu katliam videoları ve bunları öven paylaşımlar bu çevrelerde dolaşıyor.
Propaganda üretmek, farklı dillere çevirmek, bomba yapımı veya saldırı planlamasına ilişkin bilgi aramak ve içerikleri daha geniş kitlelere yaymak için yapay zeka uygulamalarından yararlanmaya başladıkları belirtiliyor.
NEDEN HİBRİT DENİLİYOR?
Rapordaki “hibrit” tanımı, bu kişilerin tek bir ideolojiye bağlı olmamasından kaynaklanıyor. Cihatçılık, neonazizm, aşırı sağ, aşırı sol ya da “incel” kültürü gibi farklı radikal akımlardan aynı anda etkilenebiliyorlar. Bir gruba sadakatten çok, internette karşılaştıkları şiddet içeriklerinden besleniyorlar. Özellikle okul saldırganları veya seri katiller ‘rol model’ olarak görülebiliyor.
GENÇLER NASIL KORUNACAK?
Birleşmiş Milletler (UNODC) ve Avrupa Polis Teşkilatı’nın (Europol) siber suçlar ve radikalleşme üzerine yayımladığı son raporlar da bu tespiti destekler nitelikte.
Europol’ün AB Terörizm Durumu ve Trendleri (TE-SAT) raporlarında, tek bir örgüt şemasına uymayan ve dijital platformlar aracılığıyla sınır ötesi bir etkiye ulaşan bu hibrit tehditlerin, mevcut yasal düzenlemelerin ve geleneksel istihbarat takip yöntemlerinin sınırlarını zorladığına değiniliyor.
Raporun öneriler kısmında ise bu “nihilist” şiddet sarmalına karşı; sadece kolluk kuvvetleri tedbirlerinin yeterli olmayacağı, siber denetimlerin sıkılaştırılması ve gençlere yönelik koruyucu sosyal politikaların acilen devreye sokulması gerektiği vurgulanıyor.







