BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Yaşanan anların hepsi mesaj doluydu… l

Salih Müslim, Leyla Zana ve Kobanê

Yaşanan anların hepsi mesaj doluydu… l

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Doğan Cihan

14 Mart’ta ansızın aldığım bir haberle Leyla Zana’nın Kobanê’ye geleceğini öğrendim. İlk duyduğumda inanamadım. Hemen teyit etmek için birkaç meslektaşımı ve ilgili yerleri aradım. Aldığım yanıtların hepsi aynıydı: Evet, Leyla Zana Kobanê’ye geliyordu.

Son günlerin ağır atmosferi ve Salih Müslim’in kaybının yarattığı derin üzüntü içinde bu haber adeta moral veren, umut uyandıran bir gelişmeydi.

Leyla Zana, direnişle, mücadeleyle ve emekle geçen yılların sembol isimlerinden biri… Kürt halkı için en karanlık dönemlerde, bir kadın olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşma ve taktığı kesk û sor û zer renkleriyle bir yıldız gibi parlamıştı. Yıllar sonra Ortadoğu Arap Baharı’nın yarattığı büyük sarsıntıyı yaşarken, Kürtler de 19 Temmuz 2012’de Kobanê’den başlayan Rojava Devrimi ile tarih sahnesine çıktı.

Kobanê, IŞİD’e karşı verilen mücadelede dört parça Kürdistan ve dünya için karanlığa karşı direnişin sembolü haline geldi. Bu nedenle Leyla Zana ile Kobanê’nin buluşması, halkın gösterdiği yoğun ilgiyle de teyit edilen tarihi bir an niteliği taşıyordu.

Ancak bu buluşmanın zeminini hazırlayan günler büyük bir acıyla başlamıştı.

11 Mart’ta, Suriye Kürtlerinin haklarını savunmayı yaşamının merkezine koymuş olan siyasetçi, diplomat ve Rojava Devrimi’nin öncüsü Salih Müslim’in vefatını duyurmak zorunda kaldık. Müslim, Rojava Devrimi’ni uluslararası alanda anlatan, savunan ve görünür kılan isimlerden biriydi.

Onun yaşamı boyunca attığı her adım, söylediği her söz Kürtlerin varlığının hukuki ve siyasal düzlemde kabul edilmesi mücadelesine adanmıştı. Bu uğurda oğlu Şervan’ı da IŞİD’e karşı verilen mücadelede şehit verdi. Müslim, Rojava Devrimi’nin hem yüzü hem anlatıcısı hem de taşıyıcılarından biri oldu.

Vefatı dört parça Kürdistan’da derin bir üzüntü yarattı. Başûr’dan Bakur’a, Rojhilat’tan Rojava’ya kadar Kürtler ortak bir yas tuttu. Hewlêr ve Süleymaniye’den ardı ardına taziye mesajları geldi. Bakur ve Rojhilat’ta onun mücadelesi anlatıldı ve bu yolun sürdürüleceği vurgulandı.

Rojava’da ise 7’den 70’e insanlar sokaklara çıkarak onu andı. Naaşı Semalka Sınır Kapısı’ndan Qamişlo’ya ulaşana kadar insanlar yollara döküldü. Semalka’dan Qamişlo’ya uzanan yol boyunca Müslim adeta halkın sevgi ve saygı seliyle karşılandı.

13 Mart’ta Cizre halkı onu anmak için 12 Mart Stadyumu’na akın etti. Güney Kürdistan’dan siyasetçiler, parti temsilcileri, dostları ve sevenleri de bu vedada hazır bulundu. Müslim, yaşamını adadığı mücadelenin yarattığı değerler ve kazanımlar hatırlanarak, büyük bir saygı ve sevgiyle doğduğu topraklara uğurlandı.

Rojava daha önce de önemli öncülerini kaybetmişti. Ancak bu kez birçok insan aynı cümleyi kuruyordu: “Gitme zamanı değildi.” Bu nedenle gözyaşları daha da ağırdı.

13 Mart akşamı Müslim’in naaşı Kobanê girişinde eşi Ayşe Efendi ve Kobanêliler tarafından karşılandı. Ayşe Efendi, vefat haberini aldığı andan itibaren yıllarca birlikte yürüdüğü yol arkadaşını kaybetmenin acısını taşıyordu. Onunla mücadele etmiş, onunla sevinmiş, onunla üzülmüştü. Kendisine verdiği söz gereği gözyaşlarını tutmaya çalışsa da acısını gizlemiyordu.

Ayşe Ana ve çocukları, Müslim’in naaşının başından bir an olsun ayrılmadı; onu toprağa verene kadar yanında oldular.

Müslim’in Türkiye ve Kuzey Kürdistan’la her zaman özel bir bağı vardı. İstanbul’da okuduğu yıllar, akrabalık ilişkileri ve yürüttüğü siyasal faaliyetler nedeniyle Kuzey Kürtlerinin kalbinde de önemli bir yer edinmişti. İstanbul’daki öğrencilik yıllarında kendisini “Urfalıyım” diye tanıtması bile bu bağın ipuçlarından biri olarak anlatılır.

Türkçeyi çok iyi bilen Müslim, Türkiye’de diplomatlar ve siyasetçilerle de çeşitli temaslar kurmuş bir isimdi. Bu nedenle vefatı Türkiye’de ve Kuzey Kürdistan’da da derin bir üzüntü yarattı.

Screenshot

Cenaze törenine Türkiye ve Kuzey Kürdistan’dan geniş bir heyet katıldı. Heyette en dikkat çeken isim ise kuşkusuz Leyla Zana’ydı. Kürt siyasal mücadelesinin sembol isimlerinden biri olan Zana, hayali olan Kobanê’yi görmeye üzüntülü bir şekilde dostunu uğurlamak için gelmişti.

Kobanê girişinde Özerk Yönetim yetkilileri tarafından karşılanan Zana’ya, Özerk Yönetim Eşbaşkanı Ferhan Hec İsa şu sözlerle seslendi:

“Türkiye Meclisi’nde kesk û sor û zer renkleriyle taktığınız toka ve yaptığınız konuşma bizim için çok değerlidir. O gün kalbimizde yer edindiniz. Biz o yolu sonuna kadar sürdüreceğiz.”

Leyla Zana’nın Kobanê’de olması başlı başına önemliydi. Bir kadın ve bir kent… Direnişin ve mücadelenin iki ayrı sembolü gibi.

MERASİMDEN NOTLAR
Screenshot

15 Mart’ta Kobanê’de Salih Müslim için büyük bir merasim düzenlendi. O gün sanki kentte kimse evinde kalmamıştı; herkes tören alanına akın etmişti. Türkiye, Kuzey ve Güney Kürdistan’dan birçok siyasetçi ve temsilci de merasimde hazır bulundu.

Türkiye ve Kuzey Kürdistan heyetinin törene Demokratik Suriye Güçleri Genel Komutanı Mazlum Abdi ile birlikte katılması dikkat çekici bir mesaj taşıyordu.

Mazlum Abdi, Leyla Zana ve Tuncer Bakırhan’ın yan yana yürümesi; diğer heyet üyelerinin de onların arkasında ilerlemesi, birçok kişi tarafından sembolik ve anlamlı bir görüntü olarak yorumlandı. Bu kısa yürüyüş halkın yoğun sevgisiyle karşılandı. Görüntüler kısa sürede dünya basınında ve dijital medyada geniş yer buldu, milyonlarca kez izlendi.

Tören sırasında Kürtlerin yüreğine umut veren bir an daha yaşandı. Misafirlerin bulunduğu bekleme alanında Mazlum Abdi, İlham Ehmed ve Leyla Zana tesadüfen yan yana geldi. Müslim’in kaybının yarattığı hüzün hem Abdi’nin hem de Ehmed’in yüzüne yansıyordu.

Bir anda Leyla Zana önce İlham Ehmed’in, ardından Mazlum Abdi’nin elini sıkıca tuttu. Bu birkaç saniyelik bir andı; ancak o anın taşıdığı anlam çok büyüktü ve “Rojava yalnız değildir” mesajı veriliyordu.

Zana’nın bu jesti birçok insan için yalnızca bir teselli değil, aynı zamanda tarihsel bir dayanışma anıydı. Rojava’ya yönelik saldırıların başladığı ilk günlerde Kürtlerin dünyanın dört bir yanında sokaklara çıkması gibi, bu hareket de milyonların duygusunu temsil ediyordu.

Ve bütün bu anlara vesile olan kişi yine Salih Müslim’di.

Leyla Zana, Salih Müslim için düzenlenen merasimde yaklaşık on dakikalık bir konuşma yaptı. Konuşmasında Müslim’in yaşamını, mücadelesini ve geride bıraktığı izleri anlattı. Zana’nın sözleri yalnızca törende bulunanları değil, tüm Kürtleri; özellikle de Rojava ve Kobanê halkını derinden etkiledi. Adeta yüreklere serin bir su serpildi.

Konuşmasının sonunda aileye başsağlığı dileyen Leyla Zana, Kobanê’den “xatir” isterken kalabalığın en önünde duran yaşlı bir Kobanêli ona seslendi: “Newroz bayramında da gel.” Tam mikrofonu bırakmak üzereyken Leyla Zana dönüp el işareti yaptı ve gülümseyerek, “Newroz’dan sonra,” dedi. Ardından mikrofonu bırakarak yerine geçti.

O an, verilen küçük ama anlamlı bir söz olarak biz gazetecilerin hafızasına da not düşüldü.

Rojava Devrimi’nin anlatıcısı, savunucusu ve öncülerinden biri olarak Müslim, oğlu Şervan’ın yanına defnedildi. Ardında bıraktığı mücadele mirası, anılar ve halkının sevgisiyle Kürt tarihindeki yerini aldı.

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz