Önce maymunlar arası savaşla Türkiye gündemine girdi Uganda, hemen ardından ülkenin en yetkili askeri komutanının Türkiye’yi tehdit eden tweetleriyle… Kral’ın oğlunun Ankara’ya salladığı parmaktan önce, ikili ilişkileri “mahalle kavgası” kıvamına getiren arka plana bakmakta yarar var. Kralın oğlu niye istedi 1 milyar doları? Kime, ne zaman verildi bu para?
ÖZEL HABER
HABER MERKEZİ – Ugandalı General Muhoozi Kainerugaba’nin, Türkiye’yi 1 milyar dolar ödememesi halinde diplomatik ilişkileri kesmekle tehdit etmesi haber merkezlerini biraz da olsa şenlendirdi. Diplomatik teamüllere uygun olmayan bu açıklamanın ardından Uganda Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi de bir sorunun varlığına işaret eden açıklama yayınladı.
Buyurun bakalım neymiş bu Uganda meselesi?
×
LİDERİ YAŞLI, NÜFUSU GENÇ
29 Ocak 1986 tarihinden beri Yoweri Museveni tarafından yönetilen Uganda 49 milyona yakın bir nüfusa sahip. Nüfusun yarıdan fazlası da 18 yaş altında. Denizle bağlantısı olmayan ülkenin başkenti Kampala ve hem ülke içinden hem de komşu ülkelerden göç alıyor. Nüfusun %25’i şehirlerde %75’i kırsalda yaşıyor. Dini olarak Protestan ve Katolik bir ülke. Ancak Nüfusun yüzde 13,7’si Müslüman.
Ülkenin en önemli ticari dinamiği altın ve kahve. Bunların dışında bakır ve kobalt, Kalay, tungsten, demir, beril, fosfat ve kireçtaşı diğer önemli maden varlıklarıyla da ticari sömürgeciliğin iştahını kabartıyor.
Uganda enerji sektörü, ülkenin ekonomik kalkınmasında kilit rol oynuyor ancak suyun başını Fransız enerji devi Total Enerji tutuyor.
Türkiye ilişkileri 1969 yılından beri ekonomik olarak var. 2016’dan sonra hızlı artış gösteren ikili ticari ilişkiler daha çok inşaat, yol çalışmaları üzerinden yürüyor.
TÜRKİYE AFRİKA’DA NE ARIYOR?
Türkiye Afrika sahasında uzunca süredir bir şeyler deniyor. Çoğu eski sömürge ülkeleri olan Afrika’da sömürgecilik kağıt üzerinde bitmiş gibi görünse de dünyanın askeriyle, silahıyla, maden şirketleriyle, paramiliter güçleriyle cirit attığı bir kıta.
Birçok ülkede “demokrasi” adına seçimler yapılsa da Cibuti’de olduğu gibi 1966’dan beri başkan hep aynı. Üstelik başkanlık babadan oğula geçiyor, kuvvet komutanları aile içinden seçiliyor ve Batılı şirketler ve devletlerle yapılan ekonomik anlaşmalar ülke ekonomisine değil şahıs ekonomisine gelir olarak kaydediliyor.
Dağınık ordulaşma, yüksek enflasyon, din soslu silahlı gruplar -ki çoğu körfez ülkeleri tarafından destekleniyor- kısacası yönetimi ve ekonomisi normal seviyede olan ülke sayısı çok az Afrika’da.
Eski sömürge ülkeleri (Fransa, Belçika, Almanya, Hollanda) dışında Afrika’da söz sahibi olmaya çalışan Çin, Rusya, Kazakistan, ABD ve Türkiye var. Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı adı altında bir tür “kapalı ekonomik anlaşma” modeli ile hareket ediyor. Uganda da İİT’nin 57 üyesinden biri.
Ama bu model AKP döneminden önce Fethullah Gülen tarafından bir tür “ekonomisyonerlik” olarak sürdürülüyordu: Okullar, dershaneler ve elbette madenler, madenler, madenler…
Türkçe Olimpiyatlarında bıcır bıcır Türkçe konuşan Afrikalı çocuklar ya da Türkiye üniversitelerine gönderilen Afrikalı gençler meselenin “yumuşak” boyutu.
2016’dan sonra bu “hazine” tamamıyla AKP’nin eline geçti.
Türkiye ile Uganda arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 40 milyon dolar olduğu belirtiliyor: Türkiye, Uganda’ya yıllık olarak 30 milyon dolarlık mal ihraç ediyor ve Uganda’dan 10 milyon dolarlık mal ithal ediyor.
TEK DİŞ İLE ET ÇİĞNENMEZ
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Uganda’ya bilinen ilk ziyareti 2016. Uganda Cumhurbaşkanı Yoweri Museveni’nin daveti üzerine gerçekleşen ziyaretin tarihi de ilginç: 15 Temmuz ‘darbesi’nden bir ay önce: 1 Haziran 2016.
Ziyaretin amacı bilinmiyor ama Erdoğan’ın orada yaptığı konuşmadan satır başları şöyle:
דBir Uganda atasözünde şu denir. ‘Eti çiğneyebilen dişler, birlikte olan dişlerdir.’
Doğu Afrika’da istikrarı tehdit eden en önemli şey terörizmdir. Üç madde var: Birincisi mezhepçilik, ikincisi ırkçılık, üçüncüsü terörizm unsurudur. Terör mağdurlarına destek vermeye devam edeceğiz. Türkiye’nin Afrika’da hiçbir sömürgeci geçmişi olmamıştır. Eşit ortaklık, karşılıklı saygı ve kazan-kazan temelinde iş birliğindeyiz.
BM’nin Somali’ye kalkıp da bütçesini azaltmış olmasını doğru bulmam. BM nasıl adım atarsa atsın Somali’yi yalnız bırakmadık bırakmayacağız.”
Türkiye hemen tüm Afrika ülkelerinde önce istihbari, askeri sonra ekonomik faaliyetler yürütüyor.
İSTİHBARATLA ALTIN ÜRETİMİ
Türkiye’nin Afrika ile olan ilişkisinin 10 yıl önce “yeni”lendiğine işaret eden MiddleeastEye sitesindeki bir analiz, Türk İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın’ın Afrika’daki faaliyetlerine nasıl odaklandığını şöyle özetliyor:
×Türkiye’nin Afrika ile yeni etkileşimi on yılı aşkın süre önce başladı ve ekonomik yatırımlardan diplomatik temsilin artırılmasına kadar genişledi.
Afrika ile ticaret hacmi, son 20 yılda 5,4 milyar dolardan neredeyse 41 milyar dolara yükseldi ve kıta genelinde kültürel programlar, iş konseyleri ve geniş bir uçuş ağı başlattı; Türk Hava Yolları şu anda yaklaşık 60 Afrika destinasyonuna uçuşlar yapıyor.
International Crisis Group Afrika Program Direktörü Murithi Mutiga, “Türkiye bugün kıtadaki en etkili dış aktörlerden biri” dedi.
Mutiga, Türkiye’nin yaklaşımının dikkat çekici olduğunu belirterek, bunun:
- güvenlik desteğiyle “sert güç”
- Türk üniversitelerine kabul edilen binlerce öğrenciyle “yumuşak güç”
- ve Afrika genelinde görünür olan Türk Hava Yolları ile ticari varlık unsurlarını bir araya getirdiğini söyledi.
Son yıllarda ise Türkiye’nin Afrika’daki faaliyetlerinin daha fazla askeri ve güvenlik odaklı hale geldiği; Ankara’nın Sahra altı Afrika’daki bazı ülkelere silahlı insansız hava araçları sağladığı ve Nijer gibi ülkelerle güvenlik eğitim anlaşmaları imzaladığı belirtiliyor. Nijer ile iş birliği ise güvenlik alanının ötesine geçerek ekonomik boyut da kazanmış durumda. Türkiye’nin 2026’nın ilk çeyreğinde Nijer’de altın üretimine başlamayı planladığı ifade ediliyor.
TWEET SAVAŞLARI: VERİN 1 MİLYAR DOLARIMIZI!
Ama Uganda örneğinde daha sıradışı bir durum olmalı ki, Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni’nin oğlu olan Uganda Savunma Kuvvetleri Komutanı Muhoozi Kainerugaba, Ankara yönetiminin Uganda’ya 1 milyar dolar ödememesi halinde diplomatik ilişkileri kesmekle tehdit edebildi.
Bu tehdidin ardından ilk resmi açıklama Uganda’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Adonia Ayebare’den geldi.
Ayebare’nin X’teki mesajı şöyleydi: “Muhoozi Kainerugaba’nın Türkiye hakkındaki tweet’leri, Uganda’nın ciddi endişelerinin ele alınış biçimine duyulan hoşnutsuzluğun bir yansımasıdır. Uganda, Türk dostlarımızla olan ortaklıklarını önemsiyor ancak bu, egemenliğimizi feda ederek değil. Uganda, endişelerimizi çözmeye yönelik iyi niyetli görüşmelerin yapılmasını dört gözle bekliyor ve eminim ki Muhoozi Kainerugaba da bunu destekliyor. Alarm verilecek bir neden yok”
Bu paylaşımın altında Türkiyeli bir X kullanıcısı hakaretamiz ifadeler kullanınca, Muhoozi Kainerugaba buna da yanıt verdi: Önce Türkiye’deki yolsuzluk ve darbe sorunlarınızı çözün!”
“UGANDA’NIN CİDDİ ENDİŞELERİNİN ELE ALINIŞ BİÇİMİ”?
Tweets by @mkainerugaba on Türkiye are a reflection of dissatisfaction with the way Uganda’s serious concerns have been handled. Uganda values its partnerships with our Turkish Friends but not at the expense of our sovereignty. Uganda looks forward to good faith talks aimed at…
— Adonia Ayebare (@adoniaayebare) April 11, 2026
Ayebare, Kainerugaba’nın mesajındaki “Uganda’nın ciddi endişelerinin ele alınış biçimine duyulan hoşnutsuzluğun bir yansıması” cümlesi, 14 Ekim 2024 yılında imzalanan bir anlaşmanın akıbetine işaret ediyor olabilir mi?
Uganda komşu Tanzanya’daki demiryolu ağını inşa eden bir Türk firması olan Yapı Merkezi ile el sıkıştığında, bu anlaşmaya çok anlam yüklemişti.
2,7 milyar euroluk anlaşma, başkent Kampala’da Kamu işleri daimi sekreteri Bageya Waiswa ve Yapı Merkezi başkan yardımcısı Erdem Arıoğlu tarafından resmileştirildi.
İlk etap imzadan bir ay sonra yani Kasım ayında başlayacak ve 48 ay sürecekti.
Aslında projenin ilk sahibi Çinli “China Harbour” şirketiydi. Ve proje 2015 yılında başlamıştı. Sermaye Çin tarafından karşılanacaktı ve Uganda’nın ödemesi proje bitiminde olacaktı.
Covid’de bayağı hırpalanan ekonomisi Çin’i dış yatırım ve kredilerde biraz tutumlu olmaya itince, Uganda projenin askıda kalmasına itiraz ederek anlaşmayı sonlandırdı. Zaten komşu Tanzanya’da benzer işler yürüten Yapı Merkezi devreye girerek bir mutabakat memorandumu imzaladı ve Temmuz 2023’te Uganda Ulaştırma Bakanlığı’na inşaat ve finansman teklifi sundu.
Teklif müzakerelerinin Haziran 2024’te tamamlanmasının ardından, Eylül ayında Yapı Merkezi’nin anlaşması kabul edildi.
Ekim 2016’da anlaşılan proje, Kasım’da başlayacak ve 48 ay sürecekti. Çin’den farklı olarak, projenin finansmanı için hem kendi fonlarını hem de İngiltere’nin Standard Chartered bankasından alınan ve ihracat kredisi garantileriyle desteklenen kredileri kullanacaktı.
Proje Uganda için “prestij” meselesi haline dönüşmüştü. Denizle sınırı olmayan ülkenin bu projesi başkent Kampala’dan Kenya sınırındaki Malaba’ya kadar uzanacak ve kara ile çevrili Uganda’yı komşusunun demiryolu ağına ve Hint Okyanusu’nun limanı Mombasa’ya bağlayacaktı.
PROJENİN İLK BEDELİ 2 NİSAN 2025’TE ÖDENMİŞ
Patronlar Dünyası’nın Mayıs 2025’te yazdığına göre, Uganda finansal ödemelerde sıkıntı yaşamaya başladı. Uganda Ulaştırma Bakanlığı, Yapı Merkezi ile 83 milyon dolarlık sözleşme imzaladığını duyurdu.

Ulaştırma Bakanlığı Daimi Sekreteri Bageya Waiswa, Citibank tarafından çeşitli ihracat kredi kuruluşlarından alınan borcun finansal kapanışının beklendiği 2 Nisan’da yükleniciye ilk finansman diliminin verildiğini belirterek, “Kredi verenler acele etmiyor, ancak bizim B Planımız var” dedi.
Uganda basınında yer alan haberlere göre, proje, borç ve yerel kaynakların bir karışımıyla finanse edilecek. İkincisi, kalan taraflar UK Export Finance, Turkish Exim Bank ve China Exim Bank dahil olmak üzere birden fazla kredi kuruluşuyla sendikasyon kredisi anlaşmasını sonuçlandırmaya çalışırken, inşaat işlerinin başlamasını finanse etmek için kullanılıyor.
YAPI MERKEZİ DE PROJEYE BAŞLAYAMAMIŞ
Ulaştırma Bakanlığı Daimi Sekreteri Bageya, Railway Gazette International’a yaptığı açıklamada, “Hükümetten bir miktar fon aldık ve işe başlamamız için sınırlı bir bildirimde bulunduk. Bu, yüklenicinin artık ekipman tedarik edip seferber edebileceği, sahayı hazırlayabileceği, işçi alabileceği ve diğer görevleri tamamlayabileceği anlamına geliyor” dedi.
Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni, 6 ay önce Kasım 2024’te Uganda-Kenya sınırına yakın Tororo’da inşaatın resmen başladığını duyurmuştu.
Planlamaya göre demiryolunun 48 ay içinde inşa edilmesi ve hizmete açılması planlanıyordu. Müteahhitleri temsil eden bir sözcü olan David Mugabe ise yüklenicilerin çalışmaları sürdürdüğünü vurguladı.







