DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, çıkarılması beklenen yasal düzenlemede Abdullah Öcalan’ın rolü ve konumunun tanınması gerektiğini belirterek, “Sürecin mantığı ve doğası bunu gerektiriyor” dedi.
HABER MERKEZİ – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili ve İmralı Heyeti üyesi Mithat Sincar, İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Türkiye’de toplumsal barış süreci ve dünya örnekleri; zorluklar, imkanlar, beklentiler ve sonuçlar” başlıklı çalıştayda konuştu.
“Türkiye’de güncel durum” başlığında bir konuşma gerçekleştiren ve süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan Mithat Sancar, sürecin mantığında şiddetten çözüme doğru bir yol açılmasının olduğunu vurguladı.
Süreçte kritik bir kavşakta olunduğunu belirten Sancar, çıkarılması beklenen çerçeve yasaya ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu:
“Yasa tartışması sürecin niteliğini oturtmak, öne alınan aşamayı gerçeklere uygun bir şekilde ve barış hedefiyle inşa etmek, sonrasında yolları güvencelerle sağlamlaştırmak için önemli. Yasa tartışması basit bir mesele olarak görülmüyor bizim tarafımızdan. Çıkarılması beklenen yasa öncelikle silahsızlanmaya ve entegrasyona ilişkin olacak. Bu hangi güvencelerle, kapsamda ve mekanizmalarla ortaya çıkacak. Yani, ‘Yasa nasıl olacak, nasıl uygulanacak, işleyici nasıl denetlenecek?’ soruları da yine bu tartışmanın unsurlarıdır.
YASA KAPSAYICI VE BÜTÜNLÜKLÜ BİR NİTELİK TAŞIMALI
Gerçek anlamda bir silahsızlanmayı sağlayacak nitelikte olmalı. Kapsayıcı, bütünlüklü bir nitelik taşımalı. Belli hukuksal teknikliklere ihtiyaç duyulacağı biliniyor ama esası şu: Gerçekten eğer silahsızlanma süreci başarıyla ve sürecin mantığına uygun ilerleyecekse; bunun kapsayıcı olması, bütünlüklü olması gerekiyor. ‘Şu kesimleri dışarıda bıraktım, diğerlerini kapsar’ şekilde bir yaklaşım silahsızlanma meselesini de ciddiye almamak anlamına gelir. Eğer silahsızlanmanın bu sürecin temel başlangıç noktası ve sonraki aşamalarındaki kökü olduğunu kabul ediyorsak, silahsızlanma sürecini de buna uygun düzenlemek zorundayız.”
“Şiddetten siyasete geçiş bu yasanın temel özelliklerinden biri olmalı” diyen Sancar, şöyle devam etti:
“Şiddetten siyasete geçişin imkanları bu yasayla mutlaka oluşturulmalı. Çünkü bu şekilde uzun sürmüş çatışmalarda, şiddet kendiliğinden ortaya çıkmıyor. Sebepleri var. Şiddeti doğuran nedenler var. Temel neden Kürt sorun. Kürt sorununda demokratik yollarla siyasi hedeflerine ulaşamayacağına inanan insanlar siyasi mücadeleye başvurdu. Siyasi hedefleri, örgütlenmeleri var. Dolayısıyla silahı bıraktığında siyasi hedeflerini de bir kenara bırakacaklarını düşünmek işin doğasına aykırı. O halde burada bir yöntem değişikliği söz konusudur. Bundan sonra siyasi amaçlarına, demokratik siyaset yoluyla ulaşmak için silah bırakma kararı alındı. Demokratik siyasette özgür ve serbest bir şekilde faaliyet yürütmelerinin imkanları mutlaka bu yasal düzenlemelerin ayrılmaz parçasıdır.”
ÖCALAN’IN ROLÜ VE KONUMU YASADA TANINMALI
Yasada, Abdullah Öcalan’ın rolünün ve konumunun belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Sancar, “Başmüzakereci kabul etmeyenler olabilir. Buna çeşitli açılardan itiraz yönetenler olabilir ama bir gerçeği görmek gerekiyor. Bizler bunu görüyoruz ama buna itiraz edenlerin şu gerçeği görmesi gerekiyor; çok yaralara açmış bir silahlı çatışmanın bitmesini istiyor muyuz, istemiyor muyuz? İstiyorsak bu yolu açan doğrudan Sayın Öcalan’dır. Sayın Öcalan dışında kimse bu çağrıyı yayınlamazdı, yayınlayamazdı. Kendisinin konumunun ve rolünün yasada tanınması anlamında bir düzenleme gerekiyor. Sürecin mantığı ve doğası bunu gerektiriyor” diye kaydetti.







