Yusuf Karadaş
Kürt sorunundaki süreçte Öcalan’ın çağrısı sonrasında PKK’nin attığı adımlara rağmen devletin yapması gereken yasal düzenlemeler bir türlü gerçekleştirilmiyor. Bırakalım yasal düzenlemeleri ne yerine kayyım atanmış belediye başkanları görevlerine iade ediliyor ne de siyasetçilerin serbest bırakılması yönünde verilmiş mahkeme kararları uygulanıyor. Bu nedenle bir süredir sürecin “rölantiye girdiği”, süreçte bir “tıkanma yaşandığı” tartışmaları yapılıyor. İşte bu tartışmaların gölgesinde yapılan 23 Nisan resepsiyonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine süreçle ilgili yöneltilen soruya “Gayet olumlu bir şekilde devam ediyor. Herhangi bir sıkıntı yok” yanıtını veriyordu. Erdoğan haksız da sayılmazdı, süreç tam da iktidarın istediği gibi gidiyor!
İktidar bloku adına Bahçeli’nin sözcülüğünü yaptığı süreçten devletin/iktidarın iki temel beklentisi bulunuyordu: Birinci olarak, bölgede bugün İran’a kadar yayılan savaşta ve bu temelde bölgenin yeniden dizayn edilmesi sürecinde Türkiye’ye yönelmesi muhtemel tehditleri ortadan kaldırmak üzere Kürt silahlı güçlerinin tasfiye edilmesi ya da kontrol altına alınmasıydı. Bu nedenle Saray rejimi, bu sürecin adını da “terörsüz Türkiye” olarak belirlemişti. İkincisi, bunun da bir devamı olarak “iç cephenin güçlendirilmesi”, yani güç kaybeden iktidarın kendini yeniden tahkim etmesiydi.






