Savaşın gidişatını etkileyen Hürmüz Boğazı’nda gerilim yeniden yükseldi. ABD boğazı açmak için hamle yaptı, İran saldırılara başladı. Henüz resmen ateşkesin bittiği ilan edilmedi, ancak boğazdaki tıkanmanın artırdığı maliyet tarafları ‘kontrollü gerilimi’ yükseltmeye itiyor ve taviz koparmaya odaklı bu hamleler savaş ihtimalini de yeniden güçlendiriyor.
HABER MERKEZİ – ABD-İran ve İsrail arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın gidişatına etki eden Hürmüz Boğazı üzerinde tarafların karşılıklı hamleleri sürüyor ve bu yeni gerilimlere yol açıyor.
Hürmüz Boğazı, savaştan önce, deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’inin geçtiği bir yerdi. İran savaş boyunca boğazı kapattı, petrol fiyatlarında artışa yol açan bu gelişme savaşta İran’a kritik bir avantaj sağladı. İran 8 Nisan’da ilan edilen ateşkes sürecindeki ABD ile görüşmelerde de Hürmüz Boğazı’nı önemli bir koz olarak elde tuttu.
Hürmüz Boğazı, ABD ile İran arasında savaşın seyrini etkilediği gibi mevcut durumda ateşkesin geleceği ve iki ülke arasındaki görüşmeler için de belirleyici durumda.
İran, Hürmüz Boğazı’nı görüşmelerde ABD’ye karşı en önemli kozu olarak ileri sürmeye devam ediyor. Buna karşılık ABD ise Hürmüz Boğazı çevresinde İran limanlarına yönelik ablukayı devreye koymuş durumda. Halihazırda her iki taraf da geri adım atmıyor.
Bu karşılıklı hamleler, ABD ile İran arasında 11 Nisan’da Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılan yüz yüze görüşmelerden sonuç çıkmamasının ardından geldi. Daha sonra arabulucular ve dolaylı şekilde devam eden görüşmelerden de sonuç çıkmış değil ve bu gelişmeler, taraflar açısından Hürmüz Boğazı’ndaki pozisyonlarının stabil hale gelmesi anlamına geliyordu.
Ancak boğazın kapalı kalmasının İran’ın savaşı zamana yayan ve böylece ortaya çıkan küresel ekonomik sonuçlar üzerinden ABD’yi zor duruma düşürmeyi hesaplayan politikasıyla uyumlu olduğuna dikkat çekiliyor. Her ne kadar ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın hamlesine karşılık olarak boğazda uyguladığı ablukayı süresiz sürdürmeye niyetli olduğuna dair açıklamalar gündeme gelse de, her iki taraf açısından da boğazda oluşan statükonun sürdürülebilir olmadığına dikkat çekiliyor.
Ateşkes uzatıldı ama… | Savaşta ve diplomaside Hürmüz Boğazı: Bu koz kime kaybettirecek?
İran’ın boğazı kapalı tutması küresel petrol fiyatlarının yüksek olmasına yol açıyor, bu ABD üzerinde bir baskı unsuru olarak varlığını koruyor. Aynı şekilde boğazın kapalı olması, ABD’nin petrol ihracatçısı Körfez ortaklarının hanesine on milyarlarca zarar olarak yazılıyor.
Buna karşılık ABD ablukası, savaşta yüz milyarlarca zarara uğrayan İran için de durumun daha da kötüleşmesi anlamına geliyor. İran 2025 yılında yaklaşık 98 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi, bunun neredeyse yarısı petrolden geldi ve petrol ihracatı için Hürmüz Boğazı en önemli güzergah.
‘Hürmüz krizi’ İran’ın da boğazını sıkıyor
Hürmüz Boğazı’nın kapalı tutulması taraflar açısından her geçen gün derinleşen zarar tablosu nedeniyle sürdürülebilir bir durum olarak değerlendirilmiyor. Bu nedenle karşılıklı hamlelerle tarafların birbirlerinden olası bir anlaşma için taviz koparmayı hedeflediği kaydediliyor.
Savaşta da diplomaside de düğüm noktası | ‘Hürmüz krizi’: En ağır sonuçları henüz ortaya çıkmadı
“ÖZGÜRLÜK PROJESİ” VE ARTTIRILAN GERİLİM: İRAN TAVİZE ZORLANIYOR
Hürmüz Boğazı’ndaki gidişatı değiştirmek için ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü “Özgürlük Projesi” adıyla yeni bir gelişmeyi duyurdu. Dün de İran’la savaşı yürüten ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Hürmüz Boğazı’ndan ABD destroyerlerinin geçtiğini ve İran’ın engellediği ticari gemilerin geçişini sağlayacaklarını duyurdu. Bu gelişme, boğazda yeniden hareketlenmeye ve gerilimin tırmanmasına yol açtı. İran bazı ticari gemilere saldırılar düzenledi, ABD donanmasını hedef aldı. ABD ise, İran’ın saldırılarının bertaraf edildiğini ve 6 İran hücum botunun batırıldığını açıkladı. İran füzeleri ateşkesten bu yana ilk kez Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) hedef aldı.
Ateşkes bitti mi? | Hürmüz Boğazı’nda çatışma – Trump: Yeryüzünden silinecekler
Bu yeni durumla ABD’nin, İran’ın boğazla ilgili ileri sürdüğü şartları değiştirmeye zorladığı kaydediliyor. İran, boğazı tamamen kontrolde tutmayı ve yeni dönemde geçiş ücreti uygulamasını hayata geçirmeyi şart olarak ileri sürüyor. Boğaz, savaştan önce gemi geçişlerine ücretsiz olarak açıktı. ABD’nin boğaza yönelik ablukası sonrasında İran’ın hafta sonu sunduğu yeni teklifte kısmi bazı değişiklikler olduğu görülüyor.
İran: ABD’den 14 maddelik plana yanıt geldi | Tahran inceleme sürecinde
İran’ın sunduğu müzakere başlıkları konusunda aşamalı ilerlemeyi öneren yeni teklifte Hürmüz Boğazı konusunda kısmi esnemeye işaret eden emareler var. İran, olası bir anlaşmanın ilk aşamasında Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak açılmasını ve ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukasının kaldırılmasını teklif etti. İran’ın daha önce ısrar ettiği boğazın yönetimi ve ücret alımı gibi konulardaki katı tutumunu revize ettiği ileri sürülüyor. ABD Başkanı Trump da dünkü bir açıklamasında İran’ın yeni teklifinin esnekliğine dikkat çekti. Ancak Trump yeni teklifi incelemeye devam ettiklerini belirtmekle birlikte İran’ın nükleer programının sonlandırılması konusundaki ısrarını yineledi ve dün itibarıyla Hürmüz Boğazı’nda “Özgürlük Projesi” adıyla yeni operasyonun başlatılması emrini verdi. Bu, ABD’nin İran’dan daha fazla taviz koparmak istediği yorumlarına neden oldu.
“KONTROLLÜ GERİLİM” NEREYE KADAR?
Hürmüz Boğazı, savaş zamanında olduğu gibi ateşkes ve diplomatik çözüm arayışlarının sürdüğü 8 Nisan sonrasında da kritik bir başlık olmaya devam ediyor. Olası bir ABD-İran anlaşması öncesinde aşılması gereken öncelikli meselelerin başında boğazda yaşanan krizin geldiğine dikkat çekiliyor. Hürmüz Boğazı konusundaki mevcut gerilim, İran’ın nükleer programı dahil önemli müzakere başlıklarında tarafların daha fazla taviz elde etme hesabıyla ilgili görünüyor. Ancak her geçen gün boğazın taraflara çıkardığı fatura kabarıyor ve bu da olası bir anlaşma için uzun süreli bir “kontrollü gerilim” stratejisinin sonuç vermeyebileceğine, savaşın bir kez daha gündeme gelebileceğine işaret ediyor.







