BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Savaşta da diplomaside de düğüm noktası

'Hürmüz krizi': En ağır sonuçları henüz ortaya çıkmadı

Savaşta da diplomaside de düğüm noktası

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Hürmüz Boğazı, savaşta olduğu gibi ateşkes döneminde de kilit konumda. Uzmanlara göre, boğazdaki gerilim tüm zamanların en büyük krizine yol açmış durumda ve üstelik en ağır etkileri henüz ortaya çıkmadı, boğaz açılsa bile krizin etkileri yıllarca sürebilir.

HABER MERKEZİ – ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı ile ilgili gerilim sürüyor. 28 Şubat’ta başlayan ve 40 gün sonra ilan edilen ateşkese kadar devam savaşın seyrini belirleyen Hürmüz Boğazı, iki ülke arasındaki görüşmelerin de odağında yer alıyor.

Hürmüz Boğazı neden önemli?

Hürmüz Boğazı, savaştan önce, deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’inin geçtiği bir yerdi. İran savaş boyunca boğazı kapattı, petrol fiyatlarında artışa yol açan bu gelişme savaşta İran’a kritik bir avantaj sağladı. İran 8 Nisan’da ilan edilen ateşkes sürecindeki ABD ile görüşmelerde de Hürmüz Boğazı’nı önemli bir koz olarak elde tuttu.

Hürmüz Boğazı, ABD ile İran arasında savaşın seyrini etkilediği gibi mevcut durumda ateşkesin geleceği ve iki ülke arasındaki görüşmeler için de belirleyici durumda.

İran, Hürmüz Boğazı’nı görüşmelerde ABD’ye karşı en önemli kozu olarak ileri sürmeye devam ediyor. Buna karşılık ABD ise Hürmüz Boğazı çevresinde İran limanlarına yönelik ablukayı devreye koymuş durumda. Halihazırda her iki taraf da geri adım atmıyor.

ABD boğazın açılmasına ek olarak, İran’ın, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da 11 Nisan’da yapılan ancak sonuçsuz kalan görüşmelerin ardından düşünülen ikinci tur görüşmelere katılmasını ve sunulan şartlar çerçevesinde bir anlaşmayı kabul etmesi halinde ablukayı kaldıracağını duyurdu. Trump, son olarak ateşkesi uzattığını duyururken de bu durumu tekrarladı. İran ise, olası görüşmeler için ablukanın kaldırılmasını şart koşuyor.

İslamabad görüşmeleri başladığında boğazın açılması ABD’nin ön şartıydı; İran bunu yerine getirmek için Lübnan’da ateşkesin ilan edilmesini ileri sürdü. Buna karşılık ABD Lübnan’da ateşkes ilan edilmesini sağladı, ancak boğaza yönelik abluka kararını da duyurdu. İran’ın boğazla ilgili şartı bu kez ablukanın kaldırılması için geçerli olmaya başladı. Bu durum, 8 Nisan’da ilan edilen ateşkes ve ardından İslamabad’da başlayan görüşmeler boyunca tarafların şartlarını kabul ettirmek için yeni kozlar ürettiğini ve bunları masaya sürmeye devam edeceklerini gösteriyor. Ancak bu, günün sonunda gerilimin aşırı birikmesine ve savaşın yeniden başlamasına yol açabilecek düzeye de ulaşabilir.

Bununla birlikte olası bir anlaşma sağlansa bile Hürmüz Boğazı’nda ortaya çıkan sonuçların yıllar boyu süreceğine dikkat çekiliyor.

Savaşta ve diplomaside Hürmüz Boğazı: Bu koz kime kaybettirecek?

AB KOMİSERİ: ÖNÜMÜZDEKİ AYLAR, BELKİ DE YILLAR ÇOK ZORLU GEÇECEK

Avrupa Birliği (AB) Enerji Komiseri Dan Jørgensen, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, boğazdaki gerilimin yol açtığı büyük enerji krizinin fiyatları aylarca, hatta yıllarca etkileyeceği uyarısında bulundu. Jørgensen “Bu kısa vadeli, küçük bir fiyat artışı değil. Bu, muhtemelen 1973 ve 2022 krizlerinin toplamı kadar ciddi bir kriz” dedi.

Jørgensen, savaşın Avrupa’ya her gün yaklaşık 500 milyon euro (600 milyon dolar) maliyete neden olduğunu ve “önümüzdeki ayların, hatta belki de yılların çok zorlu geçeceğini” söyledi. Jørgensen’a göre, “en iyi senaryoda bile durum yine de kötü.”

IEA BAŞKANI: ŞİMDİYE KADARKİ ENERJİ KRİZİNİN TOPLAMINDAN DAHA BÜYÜK BİR KRİZ

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol da Anadolu Ajansı’na (AA) verdiği demeçte benzer şekilde kötümser bir tablo sundu. Birol, savaş sırasında 84 enerji tesisinin zarar gördüğünü ve bunlardan 34’ünün “ciddi ve çok ciddi hasarlı” olduğunu belirterek, “Hürmüz Boğazı güvenli ve herkesi ikna edecek şekilde hemen açılsa bile petrol ve doğal gaz arzının savaş öncesine dönmesini beklemek iyimserlik olur. Bu tesislerde üretimin normal seviyeye dönmesi en az 2 yıl sürebilir, bazıları için bu süreç 2 yılı da geçebilir” diye konuştu.

Büyüklüğü 110 trilyon doları aşan küresel ekonomi için boğazın kapalı olmasının büyük bir enerji güvenliği riski yarattığını belirten Birol, kısa vade açısından petrol arzında günlük 13 milyon varil ham petrol kaybı olduğu bilgisini verdi. Birol, şunları dile getirdi:

דDünyanın günlük petrol talebinin 100 milyon varil seviyesinde olduğunu düşündüğümüzde, 13 milyon varil büyük bir kayıp. Doğal gaz tedarikinde de 100 milyar metreküp civarında bir kayıp var. Tüm ikisine baktığımızda, şimdiye kadarki enerji krizlerinin toplamından daha büyük bir krizle karşı karşıyayız. Bu sadece bir petrol ve gaz krizi de değil, dünya ekonomisi için son derece hayati önemde olan bazı emtialar açısından da zor bir durum söz konusu. Gübre, sülfür, helyum ve petrokimya ürünleri gibi arz zincirleri için kritik önemdeki emtialar açısından da çok büyük bir sorun var.

Hepimizin önümüzdeki aylar için oynak bir petrol piyasasına hazır olması lazım. Petrol fiyatlarının yüksek olması, birçok gelişmekte olan ülkede hem enflasyonun hızlanmasına yol açacak hem de dış ticaret açığının büyümesine neden olacak. Benim en büyük korkum, bu durumun birçok ülke için dış borç girdabı yaratma riski.”

FT: KRİZİN EN AĞIR SONUÇLARI HENÜZ ORTAYA ÇIKMADI

Financial Times (FT) gazetesi de Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin yol açabileceği sonuçlar hakkında bir değerlendirme paylaştı. ABD ile İran arasında görülen kırılgan ateşkes görüntüsünün aldatıcı olabileceğini ve mevcut durumdaki çatışmasızlık halinin bir tür “barış sisi”  olduğunu yazan gazeteye göre, Hürmüz Boğazı’ndan enerji fiyatlarına, bölgesel provokasyon ihtimalinden küresel ekonomik sarsıntıya kadar krizin en ağır sonuçları henüz ortaya çıkmadı.

FT’ye göre, küresel ekonomiyi tehdit eden kriz henüz zirve noktasına ulaşmadı, tırmanma ihtimali masada uzlaşma ihtimalinden çok daha yüksek ve dünya ekonomisinin aylarca bekleyecek zamanı yok. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesi enerji fiyatlarını yukarı çekecek, birkaç hafta içinde jet yakıtı kıtlığı hissedilecek ve gübre fiyatlarındaki artış çok yakında küresel gıda fiyatlarına yansıyacak.

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz