Yusuf Karadaş
Toplumcu edebiyatımızın önemli isimlerinden Adnan Özyalçıner, bir öykü kitabına da adını veren ‘Gözleri Bağlı Adam’* adlı hikayesinde Karamürsel’deki ABD-NATO üssünde (Bu üssün 1950’li yıllardan ‘70’li yılların sonuna kadar SSCB’ye karşı bir dinleme üssü olarak kullanıldığı biliniyor) çalışan İşçi Hayro’nun gözünden üsse dair efsanenin yıkılmasını anlatır. Üssün sadece ABD’li askerler tarafından kullanılan bölümünde tamir için gözleri bağlanarak götürülmesi, İşçi Hayro’nun gerçeklere gözlerinin açılmasını sağlar.
Saray rejimi ve medyasının yürüttüğü propaganda Adnan ağabeyin öyküsünde işçilerin, halkın arasında ABD-NATO üssüne dair yayılan efsanelere benziyor. Dahası Saray rejimi; bu efsanenin yıkılmasını engellemek, emekçi halkın gerçekleri görmesinin önüne geçmek için her muhalif sesi susturmaya, adeta ülkenin/vatanın gözlerini bağlamaya çalışıyor.






