Kürt siyasetinin 1990’lı yıllardaki simge isimlerinden DEP’in eski milletvekili Orhan Doğan, ölümünün 19. yılında anıldı. Kızı DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, babasının barış için verdiği mücadeleye dikkat çekti ve “Barış elçisinin mezarı başında barışa olan hasretimizi yeniliyoruz” dedi.
HABER MERKEZİ – Kapatılan Demokrasi Partisi’nin (DEP) eski milletvekillerinden Kürt siyasetçi Orhan Doğan’ın ölümünün üzerinden 19 yıl geçti. Doğan, 27 Haziran 2007’de Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde katıldığı bir etkinlikte konuşma yaptığı sırada kalp krizi geçirmiş, kaldırıldığı hastanede 29 Haziran 2007’de hayatını kaybetmişti.

Doğan, ölümünün 19’uncu yıl dönümünde mezarı başında anıldı. Şırnak’ın Cizre ilçesi Asri mezarlığında Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA DER) öncülüğünde yapılan anmaya DEM Parti Sözcüsü olan Orhan Doğan’ın kızı Ayşegül Doğan, DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı.
Anmada konuşan Gülistan Kılıç Koçyiğit, şunları dile getirdi:
“Çok daha uzun zaman da geçse ne Kürt halkı, nede Türkiye halkları Orhan Doğan’ı unutmadı unutmayacak. İnsanların işkencede katledildiği dönemin avukatı, tanığıydı. Hiç geri adım atmadı. Hep halkının yanında oldu. Demokrasi, barış ve adalete inanıyordu. Yaşamını bu değerlere layık yaşadı. Barıştan bir an olsun vazgeçmedi. Hep barış için çalıştı. Hepimize dokundu. Onu anmak, konuşmak Kürt halkının acılarını konuşmaktır. O bizim hafızamız. Geçmiş değil sadece geleceği de anlatan bir hafıza. O barışa çok inanıyordu. Şuan yeni bir süreçteyiz. ‘Barış koşullarını oluşturmadığım için özür dilerim’ demişti. Ama özür dilemesi gereken o değildi. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin bize yüklediği yükü onun şahsında omuzlamamız gerek. Bugün binlerce insanın adı Orhan’dır. Bu ülkede barışı inşa edeceğiz.”
‘ONUN ALESİ HALKTIR’
Kızı DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan da Orhan Doğan’ın ailesinin halk olduğunu belirterek, şunları dile getirdi:
“Bu aile 19 yıldır bizi yalnız bırakmadı. Onun isteklerine sahip çıktı. Biz ailemize minnettarız. Bu günlerde Orhan Doğan’ı daha çok anıyoruz. Keşke O da burada olsaydı.
Artık kimse ölmesin. Kalıcı bir barış için bedel verenler, zindanda olan ve sürgüne gidenler memleketlerine dönsün. Kürt halkı olarak kimseye düşmanlık yapmadık ve yapmayız. Biz özgür bir yaşamı herkes için istiyoruz. Herkes için barış diyoruz. Bugün emeğimiz ile bir süreci buraya getirdik. Cizîr (Cizre) her haliyle yaralı bir kent. Cizîr’den artık kimse ölmesin çağrısını yeniliyoruz. Gençler ölmesin, sürgüne gitmesin ve tutuklanmasın. Kimse kimseyi inkar etmesin. Kin ve nefretin yerini halkların kardeşliği alsın. Umudumuzu büyütelim. Barış elçisinin mezarı başında barışa olan hasretimizi yeniliyoruz. Halkın Partisi adına sizi kucaklıyorum.”
×
ORHAN DOĞAN KİMDİR?
25 Temmuz 1955’te Mardin’in Dargeçit ilçesinde dünyaya gelen Orhan Doğan, Kızıltepe ilçesinde başladığı eğitim hayatını, memur bir ailenin çocuğu olması nedeniyle değişik illerde sürdürdü.
1974’te Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne başlayan Doğan, 1975-1981 yılları arasında Ankara Altındağ İlköğretim Müdürlüğü’nde muhasebe memuru olarak çalıştı. Eğitimini tamamladıktan sonra 1983 yılında Şırnak’ın Cizre ilçesinde avukatlık yapmaya başlayan Doğan, lise yıllarındayken tanıştığı siyaseti sürdürdü. Doğan, 1989 yılında İnsan Hakları Derneği (İHD) Cizre Şubesi’nin kuruluşunda yer aldı.
Halkın Emek Partisi’nin (HEP) kurucu üyeliğini yaptıktan sonra 1991 yılında Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) listesinden Şırnak Milletvekili seçilen Doğan, daha sonra Demokrasi Partisi’ne (DEP) geçti.
Dokunulmazlıklarının kaldırılmasının ardından 2 Mart 1994’te yaka paça gözaltına alınan Doğan, milletvekilleri Hatip Dicle, Selim Sadak ve Leyla Zana ile birlikte yargılandığı davadan, “Örgüt üyeliği” iddiasıyla 10 yıl 5 ay cezaevinde kaldı.
Doğan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verdiği yeniden yargılama kararı sonucu 9 Haziran 2004 tarihinde diğer DEP milletvekilleriyle birlikte tahliye edildi. Cezaevinden çıktıktan sonra Demokratik Toplum Hareketi (DTH) kurucu üyeliği ve Demokratik Toplum Partisi (DTP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeliği yapan Doğan, 22 Temmuz 2007’de yapılan genel seçimler için Şırnak’tan bağımsız milletvekili adaylığı başvurusunda bulundu. Doğan’ın başvurusu, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından reddedildi.
Hayatı boyunca birçok suikastla karşı karşıya kalan ve evi bombalanan Doğan, 90’lı yıllarda yaşanan birçok hak ihlalini dünya kamuoyuna duyurdu. Doğan, tüm baskılara rağmen adalet ve barış mücadelesinden bir an olsun geri adım atmadı. Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde düzenlenen Ehmedê Xanî Kültür Sanat ve Turizm Festivali’nin kapanış konserinde 27 Haziran 2007’de kalp krizi geçiren Doğan, 2 gün sonra tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Doğan, Cizre’de görkemli bir şekilde son yolculuğuna uğurlandı.







