BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Kuzey Bask’ta 1 Mayıs: Yerelden evrensele bir mücadele hattı

Kuzey Bask’ta 1 Mayıs: Yerelden evrensele bir mücadele hattı

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Ercan Jan Aktaş

Bu 1 Mayıs’ı Bask Ülkesi’nde karşıladım. Bu sebeple buradan doğru yazmak istedim. Bask Ülkesi/Euskal Herria, Avrupa’nın batısında, İspanya ile Fransa arasında, Les Pyrenees Dağları boyunca uzanan tarihsel-kültürel bir bölgedir. Toplamda yedi geleneksel alt bölgeden oluşur. İspanya sınırları içinde üç ilde kurulu Bask Özerk Topluluğu (Álava, Bizkaia, Gipuzkoa) ve ayrı bir özerk yapısı olan Navarra’dan oluşur.

Fransa tarafında ise idari olarak tek tek özerk olmayan ama kültürel olarak Bask kabul edilen üç bölge (Lapurdi, Aşağı Navarra ve Zuberoa) bulunur. İspanya’daki Bask Özerk Topluluğu geniş siyasi yetkilere, kendi parlamentosuna ve mali özerkliğe sahipken, Navarra da “foral” statüsüyle önemli bir özyönetim hakkı taşır.

Fransa’daki Bask bölgelerinde ise güçlü bir yerel özerklik yoktur, daha çok kültürel ve belediyeler düzeyinde örgütlenme görülür. Bölgenin ortak dili Baskça (Euskara) olup, Avrupa’daki en eski ve izole dillerden biridir. Özellikle İspanya tarafında eğitim, medya ve kamusal yaşamda yaygın biçimde kullanılır. Bask toplumu güçlü bir yerel kimlik, dayanışma kültürü, kooperatifçilik geleneği ve zengin bir sosyal yaşam (festivaller, sporlar, mutfak ve yerel dernekler) ile tanınır. Buna rağmen dil kullanımı ve kültürel yoğunluk bölgeden bölgeye farklılık gösterebilir.

1 Mayıs Kuzey Bask Bölgesi’nde Bayonne, Hendaye ve yaşamakta olduğum bölge olan Mauléon-Licharre’de toplamda üç buluşma ile gerçekleştirildi. Bayonne Kuzey Bask’ın resmi olmayan başkentidir. Bayonne’da FSU, CGT, CFDT, LAB, Solidaires sendikalarının duyurusu ile Sainte-Ursule mahallesinde bir araya gelen kitle Place des Gascons’a kadar yürüdü. 1 Mayıs gündemlerini ekonomik kriz, göçmen işçilerin hakları ve Ortadoğu’da devam eden savaştı.

Yürüyüş, her zamanki güzergâhı olan Bayonne Halles’e gitmek yerine, Place des Gascons’da sona erdi. Iparralde’deki LAB sendikasının sözcüsü Argitxu Dufau bunun sebebini : “Bu mahalle, genellikle damgalanmış işçilerin yaşadığı bir işçi mahallesidir. Aşırı sağın yükselişiyle birlikte bu damgalama daha da artmaktadır. Biz bu faşizme karşı mücadele ediyoruz ve gerektiği kadar bunu sürdüreceğiz,” şeklinde açıkladı.

1 Mayıs kortejindeki “Transfeminist” gruptan Sutan : “En çok güvencesizliğin ön saflarında yer alanlar kadınlar, cinsiyet kimliği farklılıkları olan kişiler, sürgünde yaşayanlar, engelli kişiler, ‘ırksal ayrımcılığa maruz kalanlar’ ya da başka tür baskı altında olanlar,” diyerek yaşadıkları, tanık oldukları sorunlara dikkat çektiler.

Kortejdeki yerlerini alan Alda ve Bizi ! dernekleri de toplumsal eşitsizlikler, aşırı sağın yükselişi, uluslararası hukuka yönelik saldırılar ve küresel ısınma karşısında insanları mücadele etmeye, bu baskılara karşı pes etmemeye çağırdılar. “Bask Ülkesinde halk örgütlendiğinde, zaferler artar ve hayatlarımız değişir,” diyen Alda ve Bizi dernekleri ayrıca Bask dilinin savunulmasından ve artan kiralardan dolayı örgütlü mücadeleye çağrı yaptılar.

Fransa’da yeni uygulamaya konulan ‘gönüllü askerlik’ hizmetine karşı le mouvement Jardun grubundan üç aktivist, Bayonne’daki Pyrénées-Atlantiques valiliğinin kapılarına kendilerini zincirlediler. “Jardun grubu” (ya da Baskça adıyla Jardun taldea), Bask Ülkesi bağlamında ortaya çıkan, daha çok yerel düzeyde örgütlenen bir aktivist/çalışma kolektifi olarak bilinir. “Jardun” Baskçada “faaliyet göstermek, çalışmak” anlamına gelir ve bu tür gruplar genellikle dilin korunması (Baskça), kültürel üretim, gençlik çalışmaları ya da toplumsal dayanışma alanlarında faaliyet yürütürler. Kendilerini zincirleyen üç aktivist bir gün sonra ben bu makaleyi yazarken serbest bırakıldıklarını öğrendim.

Ancak “Jardun” tek bir merkezi ve geniş çapta tanınmış siyasi hareketten ziyade, farklı yerel inisiyatifler tarafından benimsenebilen bir isimdir aynı zamanda. Bu yüzden belirli bir “Jardun grubu”ndan söz ederken hangi şehir ya da bağlamda faaliyet gösterdiğini netleştirmek gerekir. Genel olarak bu tür yapılar, Bask kimliğini güçlendirmeyi, yerel dili ve kültürü günlük yaşamda canlı tutmayı amaçlayan sivil/toplumsal girişimler olarak öne çıkar.

Yaşadığım bölge olan Mauléon-Licharre 1 Mayıs’ında ise bölgede yaşayan üç aile Kürdü temsilen ben Merdo ve Reşo katıldık. Kendi mahallen, kasabandan insanlar ile 1 Mayıs için yürümenin keyfi bambaşka oluyor. İstanbul ve Paris’in çatışmalı 1 Mayıs’larını yaşamış birisi olarak Mauléon-Licharre’nin 1 Mayıs buluşmasının da başka  keyifli yanlarını yaşamaktan kendimi alıkoymadım elbette. Komşularım, dostlarım ve yoldaşlarım ile bir araya gelmek gibi oldu bu 1 Mayıs. Temel gündemler yaşanan ekonomik kriz, göçmenler üzerindeki şiddet ve Ortadoğu’daki savaşlar oldu.

Aynı Kortejde 16 yaşından itibaren Bask Bağımsızlığı için mücadele eden, ETA ve İspanya devletleri arasında yapılan bütün müzakerelerde yer almış yoldaşım, komşum – ETA’nın son şefi dediğim için kendisinden çok azar işittim – Josu Urrutikoetxea (1) ile olan sohbetimiz oldu. Josu’nun da temel gündemi Ortadoğu’da devam eden savaşlardı. Rojava’dan, Filistin halkının mücadelesinden konuştuk.

Kuzey Bask’ta tanıklık ettiğim 1 Mayıs, yalnızca bir anma ya da rutin bir yürüyüş olmadı. Yerelin hafızasıyla evrensel mücadelenin iç içe geçtiği canlı bir siyasal ve toplumsal alan olarak ifde edebilirim. Bask Ülkesi’nin kendine özgü tarihsel dokusu, dili ve örgütlenme kültüründen doğru ekonomik krizden göçmen emeğine, savaş karşıtlığından kimlik mücadelelerine kadar geniş bir hattı aynı kortejde buluşturabiliyor. Bayonne’dan Mauléon-Licharre’ye uzanan bu hat, bir yandan faşizme, eşitsizliğe ve savaşlara karşı ortak bir itirazı büyütürken, diğer yandan mahalle, komşuluk ve gündelik yaşam üzerinden kurulan dayanışmanın ne kadar güçlü bir politik zemin yaratabildiğini gösteriyor.

Bu 1 Mayıs, bana bir kez daha şunu hatırlattı: Mücadele yalnızca büyük meydanlarda değil, küçük kasabaların sokaklarında, farklı dillerin, kimliklerin ve deneyimlerin yan yana geldiği anlarda da anlam kazanıyor. Bask coğrafyasında hissedilen bu kolektif ruh, sınırları aşan bir dayanışma fikrini besliyor. Ve belki de en önemlisi, dünyanın neresinde olursa olsun, emeğin, özgürlüğün ve barışın mücadelesinin birbirine değdiği yerde umut yeniden kuruluyor.


(1) https://yeniyasamgazetesi9.com/nokta-nokta-virgul-virgul-muzakere-yaptik/

Ercan Jan AKTAŞ kimdir?

Sosyal bilimci, yazar ve aktivist. Çalışma alanları toplumsal barış, şiddet, militarizm, toplumsal cinsiyet ve vicdani ret. Sertav Çiya’ya Mektuplar – Yürümek (anı-belgesel), Yürümek (roman) ve Paris’te École des hautes études en sciences sociales’te tamamladığı tezine dayanan Vicdani Ret ve Sosyo-Politik Yaşama Etkileri kitaplarının yazarıdır. Fransa’da politik mülteci olarak akademi, basın ve aktivizm alanlarında çalışmalarını sürdürüyor.

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz