Ender İmrek
Türkiye derin bir krizden geçiyor. Halkların lehine çevrilmesi gereken bir süreç… Enflasyonun ezdiği emekçiler, işsiz gençler, şiddet mağduru kadınlar, hakları yok sayılan Kürt halkı, eşit yurttaşlık talebi karşılanmayan Aleviler ve geleceğini göremeyen milyonlar aynı ortak acıyı paylaşıyor.
Otoriterleşme, yoksulluk ve toplumsal kutuplaşma mevcut siyasal yapıları yetersiz kılıyor. Ana muhalefet partisi tam bir cendere içindeyken, tarihsel bir dönemeçte bulunan DEM Parti dar bir alana sıkıştırılmak isteniyor. Üstten ittifaklar ve tabandan kopuk yapılar ise bu çok boyutlu krizi halklar lehine bir alana yönlendirerek çözemiyor.
DEM Parti tam da böylesi bir süreçte kongreye hazırlanıyor. Sonbahardaki kongrenin esas hedefi; halkların birlikte mücadelesi ve demokratik Türkiye’nin inşasıdır. Parti temsilcileri, Kürt halkı ile Türkiye halklarının kaderinin ortak olduğunu her defasında belirtiyor. Kürt siyasal hareketi ile sol, sosyalist güçlerin; emek, barış ve özgürlük kapsamlı ortak bir cephe örmesine her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.






