BM’nin temmuz ayında düzenlemeyi planladığı yeni gayriresmi Kıbrıs toplantısı öncesinde diplomasi trafiği hızlandı. Ankara iki devletli çözüm tezini yinelerken, gözler BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e sunulacak raporda.
HABER MERKEZİ- Birleşmiş Milletler’in (BM) Kıbrıs sorununda yeni bir gayriresmi 5+1 toplantısı düzenlemeye hazırlandığı dönemde, Türkiye basınında yer alan bir uzlaşı formülü iddiası diplomasi trafiğini hareketlendirdi.
İddialara göre olası çözüm çerçevesinde Maraş ve Güzelyurt’un Rum tarafına bırakılması karşılığında Kıbrıslı Türklere federal yönetimde dönüşümlü başkanlık, karar alma mekanizmalarına etkin katılım, doğrudan ticaret ve doğrudan uçuş imkanı ile Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarından yararlanma gibi başlıklar gündeme gelebilir.
Söz konusu iddialar resmi makamlar tarafından doğrulanmış değil.
ANNAN PLANI TARTIŞMASI YENİDEN GÜNDEMDE
Bugün Kıbrıs gazetesinde “Masa Kurulmadan Savaş Planı” başlıklı habere göre, öneri, 2004 yılında referanduma sunulan ancak Kıbrıslı Rumların “hayır” oyu vermesi nedeniyle yürürlüğe girmeyen BM destekli Annan Planı’na benzetiliyor.
Annan Planı, iki toplumlu ve iki bölgeli federasyon temelinde birleşik bir Kıbrıs öngörüyordu. Kıbrıslı Türkler referandumda plana destek verirken, Rum tarafının reddiyle süreç sonuçsuz kalmıştı. O tarihten bu yana çözüm modeli konusunda taraflar arasındaki görüş ayrılıkları devam ediyor.
ANKARA İK İDEVLETLİ ÇÖZÜM TEZİNDE ISRARCI
Türkiye ise yeni bir BM planı hazırlandığı yönündeki iddiaları reddetti.
Milli Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Türkiye’nin Kıbrıs politikasında herhangi bir değişiklik bulunmadığını belirterek kalıcı çözümün ancak Kıbrıslı Türklerin egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olacağını söyledi.
Ankara son yıllarda federasyon temelindeki çözüm modelinden ziyade iki devletli çözüm yaklaşımını savunuyor.
RUM TARAFI BM RAPORUNU BEKLİYOR
Kıbrıs Rum yönetimi ise basına yansıyan formüllere ilişkin temkinli açıklamalar yaptı.
Rum Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, sürecin yönünü belirleyecek esas unsurun BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin arasında yapılacak değerlendirme olacağını ifade etti.
Holguin’in Lefkoşa, Ankara ve Atina’daki temaslarının ardından hazırlayacağı raporun, müzakerelerin bundan sonraki seyrine ilişkin önemli ipuçları vermesi bekleniyor.
HERKES TEMMUZ AYINI BEKLİYOR
BM’nin mart ayında Cenevre’de düzenlediği gayriresmi genişletilmiş Kıbrıs toplantısının ardından taraflar arasında yeni bir görüşme yapılması planlanıyor. Diplomatik kaynaklara göre, bir sonraki 5+1 formatındaki toplantının temmuz ayında gerçekleştirilmesi ve Cenevre’nin yeniden ev sahibi olması seçenekler arasında bulunuyor.
Sürecin takviminde bir diğer önemli tarih ise 16 Temmuz. BM Güvenlik Konseyi’nin, Genel Sekreter Guterres’in Kıbrıs’a ilişkin raporlarını kapalı oturumda ele alması bekleniyor. Bu toplantının ardından yeni görüşmenin tarihi ve formatının netleşebileceği değerlendiriliyor.







