BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

İran muhalefeti Avrupa Parlamentosu’nda buluştu

PJAK İran için ‘Demokratik Öz Yönetim’ önerdi

İran muhalefeti Avrupa Parlamentosu’nda buluştu

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

İran muhalefeti Avrupa Parlamentosu’nda bir araya geldi; Fars, Kürt, Türkmen ve Beluc temsilcileri, tekçi yönetimin sona ermesi gerektiğini vurguladı. PJAK Başkanlık Konseyi üyesi Siamend Moini, İran için Demokratik Öz Yönetim önerisinde bulundu.

HABER MERKEZİ – İran Demokratik Platformu tarafından organize edilen ve Avrupa Parlementosu’nda yapılan “Demokratik İran’ı Birlikte Örüyoruz” konferansı başladı. 

İran ve İran Kürdistanı’ndan bir çok örgüt ve grubun katıldığı konferansın açılış konuşmalarını Avrupa Parlamentosu’nda grubu olan Sosyalist ve Demokratlar, Sol ve Yeşiller Grubu üyeleri yaptı.

AP TEMSİLCİLERİNDEN TAM DESTEK

İran’ın siyasi ve toplumsal güçleri arasında diyalog için demokratik bir alan yaratmak, ülkenin demokratik geleceğinde ulusların ve toplulukların rolünü incelemek ve demokratik bir İran’ın inşası gibi konuların tartışılacağı toplantında açılış konuşmacıları arasındaki Sosyalist ve Demokratlar Grubu’ndan Evin İncir, “Avrupa Birliği olarak İran halklarına destek olmalıyız. Sadece konuşmakla olmaz. Eylem olmalı. Adım atılmalı” dedi.

Yeşiller grubundan Leoluca Orlando ise Avrupa Parlamentosu’nda İran’da demokrasiye desteğin çok önemli olduğunu vurguladı ve“Dünya çok hassas bir dönemden geçiyor. İran halkının desteğe ihtiyacı var” dedi.

Yeşil ve Sol İttifakı (Green, Left Alliance) Grubu’ndan Ilaria Salis ise İran’da demokratik bir geleceğin önemine dikkat çekerken, içeride verilen mücadele ve direnişe vurgu yaptı. 

Salis, hem İran’a yönelik ABD-İsrail savaşına hem de içeride İran diktasına karşı durmak gerektiğinin altını çizdi.

Sosyalist ve Demokratlar Grubu’ndan Thijs Reuten, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşının, hem krizi hem de içerdeki baskıları derinleştirdiği eleştirisinde bulundu. Reuten, İran’ın Kürtlere yönelik saldırılarını da hatırlatırken, İran’da demokrasinin nasıl gelişeceğini düşünmek ve bunun için çalışmak gerektiğinin altını çizdi.

İRAN MUHALEFETİNDEN ‘DEĞİŞİM’ VURGUSU

Açılış konuşmalarının ardından konferansın ilk paneli başladı. “Demokratik bir İran’ın inşasında ulusların ve toplulukların rolü” başlığı altındaki bu panelde, PJAK Başkanlık Konseyi üyesi Siamend Moini, Ahvaz Demokratik Dayanışma Partisi Genel Sekreteri Mona Silawi, Belucistan Halk Partisi Merkez Komite Üyesi Fariba Borhanzehi ve Türkmen Sahra siyasi sorumlusu ve avukat Jouma Bouresh konuşmacı olarak yer aldı.

MOİNİ: DEMOKRATİK ÖZ YÖNETİMİ ÖNERİYORUZ

PJAK üyesi Siyamend Moini, İran’ın son derece kritik bir dönemde geçtiğini belirterek, bu kritik anda radikal demokrasiye vurgu yaptıklarını ifade etti. Moini, “İran’ın farklı bölgelerinde yaşayan halkların ülkenin gelecekteki siyasi haritasını yeniden şekillendirmesi için ‘demokratik öz yönetim’ projesini öneriyoruz” dedi.

İran’ın hassas bir dönemden geçtiğine değinen Moini, siyasi birliğin ve diyalogun önemine işaret etti. Bu görüşmelerin başarısız olması halinde tarihin kendini tekrar edeceği uyarısında bulundu, bu durumda bölgedeki gelecek nesillerin yaşamının geçmişte olduğu gibi büyük zarar göreceğini kaydetti. 

İran’ın Kürtler, Beluçlar, Türkmenler, Araplar ve Ermeniler gibi halklara kültürel, dilsel ve siyasi asimilasyon dayatılarak inşa edildiğini hatırlatan Moini, bunun yanı sıra ekonomik kalkınma politikalarının yalnızca merkezin yararına olacak şekilde tasarlandığına değindi. 

ULUSLARARASI TOPLUMA UYARI

Konuşmasında Kürt toplumunun durumuna işaret eden Moini’nin konuşmasında öne çıka başlıklar şöyle: 

×Kürt toplumu yarım asırdır İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı direniş ve kararlılıkla mücadelesini sürdürmektedir. Aynı zamanda İran’da yaşayan özgürlük isteyen diğer tüm halklarla ortaklık ve işbirliği içinde olmuştur. Hepinizin bildiği gibi Kürdistan, bu mücadelenin ön saflarında yer almıştır.

2022 yılında Jina Emini’nin katledilmesinin ardından başlayan “Jin, Jiyan, Azadî” devrimi, Kürdistan’da ortaya çıktı ve bu baskıcı, merkeziyetçi ve dini devlete karşı en önemli meydan okuma haline geldi. Bu ayaklanma, yalnızca Kürdistan ve İran’da değil, tüm Ortadoğu’da siyasi dönüşümün temel gücü ve itici motoru olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Kürdistan’ın radikal taleplerinin yalnızca Kürdistan’ın değil, tüm İran’ın gelecekteki siyasi haritasını yeniden çizebileceğini gösterdi. Bu talepler, ayrımcılığı ve baskıyı tamamen ortadan kaldırarak, bu coğrafyada yaşayan tüm halklar için kendi kaderini tayin hakkını güvence altına almayı hedeflemektedir.

Halklara yönelik baskılar sürerken ve artan idamlar ile tutuklamalar siyasi ortamı tamamen kapatmışken, kendimizi kritik bir dönemeçte buluyoruz. Herkes bu krizden çıkışın ve demokrasiye geçişin yollarını arıyor. Bu kritik anda PJAK, genç ve öncü bir parti olarak radikal demokrasiyi vurgulamaktadır. İran’ın farklı bölgelerinde yaşayan halkların ülkenin gelecekteki siyasi haritasını yeniden şekillendirmesi için “demokratik öz yönetim” projesini öneriyoruz. Bu proje konfederal bir modele dayanmaktadır; ancak siyasi koşullara bağlı olarak federalizm ya da cumhuriyet gibi diğer seçenekleri de kabul etmeye hazır olduğumuzu ifade ettik.

Son olarak, uluslararası topluma Kürt meselesinin ve İran’daki diğer halkların sorunlarının hassas niteliğini anlamaları çağrısında bulunmayı gerekli görüyorum. Bu konu, bölgedeki komşu ülkeleri de doğrudan etkileyen ciddi bir meseledir. İran’da demokrasinin sağlanması sürecinde Kürtlerin ağırlığı ve siyasi gücü doğru ve dikkatli biçimde anlaşılmazsa ve Kürdistan özgürlük hareketi desteklenmezse, bu durum yeni bir diktatörlüğün yükselişinin önünü açabilir — tıpkı 1979’da olduğu gibi, ancak bu kez farklı bir yüz ve görünüm altında.

TÜRKMEN TEMSİLCİ: TEKLİKTEN VAZGEÇİLMELİ

Konferansta Beluci topluma adına konuşan Fariba Borhanzehi ise “Barış ve güvenlik içinde yaşamak için geleceğin İran’ında tüm halkların haklarının tanınması gerekiyor” dedi.

Türkmen Sahra siyasi sorumlusu ve avukat Jouma Bouresh ise demokrasinin tüm halklar ve herkes için olması gerektiğini altını çizerek, “Merkezi yönetim daraltılmalı, ademi-merkeziyetçi olmalı” dedi. Tüm bileşenlerin kaynaklardan yararlanması gerektiğini vurgulayan Bouresh, tek bayrak, tek dil ve tek ulus rejimine son verilmesi gerektiğini söyledi. Bouresh, “Demokratik bir ülke için tüm halkların hakları tanınmalı. İran geçmişte bir konfederasyondu” derken, son yüzyılda tekçi anlayışın yol açtığı ağır krizlere dikkat çekti.

Konferansın ikinci paneli ise “İran’ın Geleceğinde Ulusal, Sosyal ve Siyasi Katılım” başlığı altında yapıldı. Bahtiyari Birlik Partisi Sekreteri Faramaz Bakhtiar, Ahvaz Arap Mücadele Hareketi Halkla İlişkiler Müdürü Odeh Afravi ve Finlandiya, Turku Üniversitesi İleri Araştırmalar Enstitüsü’nde araştırmacı Raha Sabet Sarvestani bu panelde sunumlar yaptı. Konferans gün boyunca devam edecek

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz