Kanser dahil birçok hastalığı bulunan Abdülmenaf Aytaç’ın ayrıca yüzde 65 engelli raporu bulunuyor. Buna rağmen tahliye edilmeyen Aytaç, tek kişillik koğuştu tutuluyor. Avukat Nazlı Turan, „Kamu kurumlarını sorumluluk almaya ve mahpusun tahliyesini sağlamaya çağırıyoruz.”
HABER MERKEZİ – Kürt meselesinin çözümü için devam eden süreçte önemli gündem başlıklarından biri cezaevlerindeki hasta tutuklular. Beklentilerin aksine şimdiye kadar hükümetten bu konuyla ilgili atılmış bir adım yok.
Ayrıca hastalıkları belirtilmesine rağmen “değerlendirme için gereken detaylar olmadığı” gerekçesiyle 515 kişinin ve “hastalıklarının bilinmediği” gerekçesiyle de 2 kişinin de durumu göz ardı ediliyor.
ABDÜLMENAF AYTAÇ HASTALIĞINA RAĞMEN TUTUKLANDI
Abdülmenaf Aytaç da ağır hasta tutuklulardan biri. 2014’te Ağrı’da “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklanan Aytaç, bir yıl cezaevinde tutuldu. Aytaç, yargılamanın ardından beraat kararıyla 2015’te tahliye edildi. Ancak Yargıtay’ın beraat kararını bozması sonrasında 2023’te yeniden görülen davada Aytaç hakkında 10 yıl hapis cezası verildi.
İHD Merkezi Hapishane Komisyonu Eş Sözcüsü Avukat Nazlı Turan, Aytaç’ın Menemen R Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulduğunu belirterek, “Dosyası şu an Yargıtay’da ve 3 yıldır kesintisiz bir şekilde hapishanede. Yaklaşık 2 ay kadar önce de Elazığ’dan Menemen R Tipi Kapalı Hapishanesi’ne getirildi. Mahpusun ilerleyen yaşıyla birlikte ağır hastalıkları mevcut. Mahpus, tiroit kanseri ve prostat hastasıdır. Bununla birlikte hapishanedeyken bir kalp krizi geçirip ardından anjiyo oldu. Yine kronikleşmiş yüksek tansiyon, şeker ve kolesterol hastası ve bütün bu hastalıklarına ilişkin düzenli ilaç kullanıyor” diye konuştu.
RAPOR VAR TAHLİYE YOK
Bu hastalıkların 2025 yılında İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından belirlendiğini kaydeden Nazlı Turan, “Ayrıca mahpusun yüzde 65 engelli olduğuna ilişkin bir rapor da mevcut ve buna rağmen hâlâ tahliye edilmedi. Sağlık durumunun artık hapishane koşullarında yönetilemeyeceği ortada” dedi.
Aytaç’ın tek başına tutulduğunu aktaran Nazlı Turan, tek başına tutulma gerekçesinin ise “aynı suçtan başka tutsağın olmaması” olarak gösterildiğini söyledi.
Aytaç’ın sol kolundaki doku kaybı, kollarında ve bacaklarındaki his kaybı sebebiyle tekerlekli sandalye ile hayatını idame ettirdiğini dile getiren Nazlı Turan, şunları söyledi:
“Bunlara rağmen tek başına tecritte tutuluyor. Bu kadar ağırlaşmış ve ilerleyen hastalıklarına rağmen kendisinin tahliye edilmemesi ve hatta beraberinde tek başına tutulması sağlık hakkının de ötesinde artık yaşam hakkının ihlalini teşkil ediyor. Sohbete ve diğer bütün faaliyetlere de tek başına çıkarılıyor. Onun yaşındaki ve ağır hastalıklarla mücadele eden son zamanlarda da unutkanlık yaşadığını ifade eden bir mahpus için bu tecrit ve izolasyon ekstra bir hak ihlali. Dolayısıyla bir an önce tahliyesinin sağlanması gerekiyor. Biz de İHD Merkezi Hapishane Komisyonu olarak bu konuda ilgili kamu kurumlarını sorumluluk almaya ve mahpusun tahliyesini sağlamaya çağırıyoruz.”







