Kocaeli Üniversitesi’nden ihraç edilen Barış Akademisyenleri’nden Doç. Dr. Ruhi Demiray, 10 yılın ardından görevine döndü. Meslektaşları ve öğrencileri tarafından karşılanan Demiray, “Barış süreci 10 yıl önceki taleplerimizin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor” dedi.
HABER MERKEZİ – “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriye imza attığı gerekçesiyle 1 Eylül 2016’da 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Kocaeli Üniversitesi’ndeki görevinden ihraç edilen Doç. Dr. Ruhi Demiray, 10 yıl sonra görevine iade edildi.
Ruhi Demiray, Bölge İdare Mahkemesi kararı sonrası dün (23 Haziran) görevine yeniden başladı. Barış Akademisyeni’nin üyesi olduğu Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) ve Kocaeli Dayanışma Akademisi (KODA) Demiray için bir karşılama töreni ve basın toplantısı düzenledi.
DEMİRAY: TÜM KAMU EMEKÇİLERİNİN HAKLARI İADE EDİLMELİ
bianet‘ten Abbas Vural‘ın haberine göre Demiray, kampüs girişinde yaptığı konuşmada, 10 yıllık süreç boyunca kendisine destek veren meslektaşlarına, öğrencilerine ve dayanışma gösteren tüm kesimlere teşekkür etti. Yaşananların tekrarlanmaması temennisinde bulunarak akademik çalışmalarına kaldığı yerden devam edeceği için mutlu olduğunu söyledi.
Basın toplantısı aracılığıyla da düşüncelerini aktaran Demiray, katılım gösteren herkese teşekkür ederek, “Bu son on yılı asla unutmayacak ve unutturmayacağım” dedi
“BARIŞ SÜRECİ, TALEPLERİMİZİN NE KADAR DOĞRU OLDUĞUNU GÖSTERİYOR”
bianet’e konuşan Ruhi Demiray, sürece dair de görüşlerini paylaştı:
×Kendi iadem de dahil olmak üzere son dönemde verilen iade kararlarının politik kararlar olup olmadığını söylemek zor. Zira mevcut barış sürecinde tarafların bu gibi meseleleri tartışabileceği diyalog ortamı da pek oluşmadı. Fakat bir önceki çözüm sürecinde bizim gibi barış isteyen akademisyenlerin ‘terörist’ veya ‘vatan haini’ gibi ifadeler ile hedef gösterilmesi gerekiyordu. Belki de artık bu ihtiyaç ortadan kalkmıştır.
10 yıl önce ortaya koyduğumuz barış talebinin bir karşılığı mıdır bilmiyorum ancak o dönemin aktörlerinin bugün eski söylemlerinden vazgeçerek böyle bir süreci başlatması 10 yıl önceki taleplerimizin ne kadar doğru olduğunu da gösteriyor. İade kararları er ya da geç verilecekti ama belki de barışa olan ihtiyacın siyasal iktidar da dahil birçok aktör tarafından kavranması sonucunda üzerimizdeki politik baskı da kalkmış ve barış akademisyenleri için hukuki süreçler daha kolay işleyebilir hâle gelmiştir.
×
NE OLMUŞTU?
Barış Akademisyenleri, 11 Ocak 2016’da yayımladıkları “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiri ile 2015-2016 yıllarında bölgede uygulanan operasyonlara ve sokağa çıkma yasaklarına itiraz etmişti.
Cizre, Sur, Silvan, Nusaybin, Yüksekova ve Silopi gibi kentlerdeki sokağa çıkma yasaklarının kaldırılması, sivillerin yaşam hakkının korunması, operasyonlar sırasında yaşandığı ileri sürülen hak ihlallerinin sona erdirilmesi, çatışmaların durdurulması ve barış müzakerelerine dönülmesi ile bölgeye bağımsız gözlemcilerin girişine izin verilmesi taleplerini içeren bildiri, büyük bir siyasi tartışmaya neden olmuştu.
Başlangıçta 1.128 akademisyen tarafından imzalanan, daha sonra ise destek imzalarıyla toplam 2 bin 212 kişiye ulaşan bildiri birçok siyasi tarafından hedef gösterilirken; 1 Eylül 2016’da yayınlanan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 406 akademisyen, bildiriye imza attığı gerekçesiyle üniversitedeki görevlerinden ihraç edilmişti.
Ayrıca, bildiriye imza atan 822 akademisyen Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanırken Anayasa Mahkemesi (AYM), 2019 yılında verdiği kararla bildiriye imza atan akademisyenlerinin cezalandırılmasının ifade özgürlüğü ihlali olduğuna hükmetmişti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan karar ile ilk ihraçların yaşandığı Kocaeli Üniversitesi’nde ise toplam 19 akademisyen ihraç edilirken, Doç. Dr. Ruhi Demiray, Kocaeli Üniversitesi’nde mahkeme kararıyla görevine dönen yedinci akademisyen olmuştu.
Bazı akademisyenlerin açtıkları davaları kazanarak görevine geri dönerken, birçok akademisyenin hukuki süreçleri devam ediyor.







