BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

‘Genel çerçevesi Öcalan ile tartışıldı’

Koçyiğit: 8-10 maddelik kod kanuna ihtiyaç var

‘Genel çerçevesi Öcalan ile tartışıldı’

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kürt meselesiyle ilgili süreçte “8-10 maddelik bir kod kanuna ihtiyaç olduğunu” söyledi. Konunun Abdullah Öcalan ile görüşüldüğünü de aktaran Koçyiğit, partisinin Cuma günkü MYK toplantısında bir takvim oluşacağını açıkladı.

HABER MERKEZİ – DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kürt meselesinin çözümü için devam eden süreç ve DEM Parti İmralı Heyeti’nin Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşme hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Koçyiğit , ANKA haber ajansına konuştu. Meclis Komisyonu’nun Şubat ayında açıklanan nihai raporunda da yer verilen çerçeve yasanın gecikmiş olmasının “büyük bir zaman kaybı” ifadeleriyle değerlendiren Koçyiğit, “Bu yasa tabii ki öncelikle bir kod kanun olacağı için silah bırakanların, örgüt üyelerinin siyasal ve sosyal hayata katılımını sağlayabilecek, onların hukuksal olarak nasıl bir sürece tabi tutulacaklarını belirleyen bir yasadan bahsediyoruz. O anlamıyla çok uzun bir yasadan ziyade genel çerçevesi, genel ilkeleri belirlenmiş bir ‘geçiş süreci yasası’ olarak tasarlanması gerekiyor ki aslında geçmiş dönemlerde karşılıklı diyaloglarda böyle olması gerektiğine dair karşılıklı görüş alışverişinde de bulunduk“ diye konuştu.

Ellerinde iktidar tarafından sunulmuş bir taslak olmadığını belirten Koçyiğit, devamla şunları dile getirdi:

“Tabii ki geçiş süreci yasası bir başlangıç yasası, yani ‘kod kanun’ dediğimiz bir başlangıç kanunu. Ondan sonra bir dizi kanunda değişiklik yapmak gerekiyor. Bunların başında infaz hukuku geliyor, Terörle Mücadele Kanunu ve diğer bütün kanunlarda da yine bu kod kanunu referans alarak düzenleme yapmak gerekiyor. O anlamıyla birbirine bağlı bir yasal süreçten bahsediyoruz aslında.”

“SAYIN BULDAN BİR İHTİYACI İFADE EDİYOR”

Koçyiğit, DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan’ın bahsettiği bahsettiği 7-8 maddelik yasa hakkında şöyle konuştu:

“Tabii ki çok uzun bir metin olmayacak. Çok geniş bir kanun olmasını beklemiyoruz. Nihayetinde bizim kendi taslağımız var, kendi taslağımızı oluşturduk. Ama halihazırda hükümet kanadında buna dair bir taslak paylaşılmış değil. Şimdi beklentimiz, son görüşmede de Sayın Buldan da ifade etti, bunun bayram sonrası; işte Kurban Bayramı’nı geride bıraktık, hızlı bir şekilde bunun istişarelerine başlamak, konuşmak, tartışmak ve Meclis’e Adalet Komisyonu’na oradan da Genel Kurul’a havale edilmesini bekliyoruz.

Sayın Buldan bir ihtiyacı tarif ediyor aslında. Burada biraz Sayın Öcalan’la da konuşulan, tartışılan, bizim de çokça ifade ettiğimiz, bütün çatışma çözümlerindeki geçiş hukuku açısından da olması gerekeni tarif eden bir yerde duruyoruz. O anlamıyla ne sadece bizim taslağımız ne de diğer partilerle istişare ettiğimiz bir taslak olarak ifadelendirirsek yanlış olur. Ama ‘İhtiyaç nedir?’ sorusunun yanıtı tam da öyle. İşte 8-10 maddelik belki bir kod kanuna ihtiyaç var ve bu kod kanunu birlikte konuşmamız, çerçevesini birlikte oluşturmamız lazım. Tıpkı komisyon raporunu birlikte konuşup, tartışıp, istişare ederek geçirdiğimiz gibi. Hızlı bir şekilde bu sürece girmemiz gerekiyor.”

“GENEL ÇERÇEVESİ ÖCALAN İLE DE TARTIŞILDI”

“Pervin Buldan bu açıklamayı İmralı’dan döndükten sonra yaptı. Abdullah Öcalan’ın bilgisi dahilinde bu şekilde oluşturulmuş bir taslak diyebilir miyiz?” sorusuna Koçyiğit, şöyle yanıt verdi:

“Bir taslaktan ziyade aslında kaç maddeden oluşabileceğine dair ve neyi içereceğine dair bir belirleme var orada. O anlamıyla elle yazılmış, madde madde bir taslaktan bahsetmiyoruz aslında. Sayın Buldan da bundan bahsetmiyor. Ama tabii ki genel çerçevesi sürecin ihtiyaçları nedeniyle Sayın Öcalan’la da tartışılmış; onu ifade edelim. Yani ne olması gerektiğine dair bir karşılıklı görüş alışverişi yapıldığını biliyoruz. Ama tabii ki bunun detaylarını ayrıca konuşmak gerekiyor, parlamento zemininde konuşmak gerekiyor, siyaset zemininde konuşmak gerekiyor ve bunun asıl muhatabı olan Sayın Öcalan’la yasayı konuşmak, tartışmak ve ortak bir çerçeve, ortak bir yol haritası belirleyerek de bir an önce pratikleştirmek gerekiyor. O anlamıyla Sayın Öcalan’ın bir taslak üzerinde çalıştığı üzerinden değil, genel çerçevesi Sayın Öcalan ile de konuşulup tartışıldı diye ifadelendirmek daha doğru olur.”

“AYIN 5’İNDEKİ MERKEZ YÜRÜTME KURULUMUZU BEKLEMEK GEREKİYOR”

Gündemde olan yasa hakkında temaslarda bulunup bulunmayacakları veya temasların ne zaman başlayacağı sorusu üzerine Gülistan Kılıç Koçyiğit şöyle konuştu:

“Biz aslında sık sık görüşüyoruz yani hani dönem dönem iktidar partisiyle AKP ile de görüşüyoruz, diğer partilerle de görüşüyoruz. İmralı Heyetimiz de dönem dönem görüşmeler yapıyor. Yine bizler Meclis zemininde bu görüşmeleri gerçekleştiriyoruz. Ayın 5’inde Merkez Yürütme Kurulumuz var. Merkez Yürütme Kurulumuz hem son İmralı görüşmesini değerlendirecek hem biliyorsunuz bayram öncesi çok ciddi gelişmeler oldu, CHP’deki butlan kararı… Bütün bunlara dair kapsamlı bir değerlendirme yapacak ve onun üzerinden de muhtemelen bütün bu görüşme trafiğinin takvimi de oluşacak. Ondan sonra da bu görüşmeler hem başlar hem de aynı zamanda kamuoyuna da duyurusu yapılır. Yani ayın 5’inde bunların her birinin şekillenmesini bekliyoruz diyebiliriz, ayın 5’indeki Merkez Yürütme Kurulumuzu beklemek gerekiyor.”

“MECLİS’TE KOMİSYON OLUŞTURULMASI ÇOK ÖNEMLİ”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Mayıs ayı başında kamuoyuna duyurduğu ve Abdullah Öcalan’ın statüsüne ilişkin önerinin de yer aldığı yol haritasını da değerlendiren Gülistan Kılıç Koçyiğit, şunları söyledi:

“Bazı önerilerine ve değerlendirmelerine katılmadığımızı ilk günden de söyledik. Öncelikle Sayın Öcalan’ın rolünün sadece silahsızlanma tartışmasına indirgenmesini doğru bulmuyoruz. Yani Sayın Öcalan sadece PKK’nin silah bırakma tartışmasının muhatabı değildir, Kürt sorununun demokratik çözümünün muhatabıdır. Meselenin, Kürt sorununun güvenlik endeksine, Sayın Öcalan’ın rolünün de PKK’nin silah bırakmasına indirgenmesinin çok yanlış ve yanılgılı olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Buraya daha geniş perspektiften bakmak gerekiyor.

Fakat Meclis’te bir komisyon oluşturulması önemli. Biz de ‘izleme kurulu oluşturulmalı’ diye daha önce açıkladık parti olarak. Bu kurulun önemli olduğunu düşünüyoruz. İşi kolaylaştırabilecek, Meclis sürecini, yasama faaliyetini koordine edebilecek, partiler arası istişareyi güçlendirebilecek ve bu meseleyi güncel siyasal konjonktürün dışında bir esastan gündem, bir esaslı başlık olarak yürütecek bir koordinasyona, bir kurula ihtiyaç var. Bu hem silahsızlanma aşaması açısından bir öncelik ki biz aynı zamanda bu kurulun bunu da takip etmesi gerektiğini düşünüyoruz, hem yasa yapma sürecinin muhatabı olacak bir kurul oluşturulabilir hem de bu istişare çareyi güçlendirecek ve bunu belki de topluma da anlatacak; ne yapıldığını, nasıl yapıldığını, neden yapılmak istendiğini topluma da anlatacak bir kurula, bir koordinasyona ihtiyaç var.

Halihazırda mesele sadece güvenlik bürokrasisi üzerinden yürüyor gibi görünüyor farkındaysanız. Ve doğal olarak bunun getirdiği zorluklar var. O anlamıyla siyasetin daha fazla rol alması gerekiyor, siyasetin daha fazla sorumluluk alması gerekiyor. siyasi partilerin daha fazla sorumluluk alması gerekiyor ve en önemlisi Meclis’in devreye girmesi gerekiyor.

“MECLİS GEREKİRSE YAZIN MESAİ YAPMALI”

Bakın 11 Temmuz geliyor; silah yakma töreninin neredeyse birinci yılı dolacak; silah bırakanlar, 30 kişilik Barış ve Demokratik Toplum Grubu hala gelemedi. Yenilerinin gelmesi için bir koşul yok. O nedenle bu kod kanunun bu yasama döneminde mutlaka çıkması gerekiyor. Bunu en öncelikli iş olarak önümüze koymamız gerekiyor. Gerekirse bütün yaz Meclis’in gerçek anlamda barış için mesai yapması gerekiyor. Belki de bütün yazımızı gerçekten Kürt sorunun demokratik çözümü için mesaiyle geçirmeliyiz.

Onun için sadece bir temmuz takvimi üzerinden değil, biz bu yasalar için ne kadar süre gerekiyorsa o kadar Meclis’in mesai yapması ve mutlaka yeni yasama dönemine kalmadan da özellikle kod kanunun ve ona bağlı diğer kanunların, mesela infaz kanununun toplumun en büyük beklentilerinden biri bunların hızla çıkması gerekiyor.”

“CHP’DE YAŞANANLAR SÜRECİ ETKİLER”

CHP hakkında mahkemenin verdiği mutlak butlan kararının Kürt meselesiyle ilgili sürece etki edip etmediği konusunda ise Koçyiğit, şunları dile getirdi:

“Elbetteki etkiler, etkilememesini beklemek açıkçası çok mantıklı değil. Nihayetinde Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin anamuhalefet partisi. Son seçimde yerel yönetim seçimlerinde birinci çıkmış bir parti.

Burada siyasi bir mesele var, yargı eliyle siyasetin dizayn edilme meselesi var. Tabii ki bu en başta sürece olan güveni zedeleyen bir yerde duruyor.

Ama en nihayetinde ‘barış süreci’ dediğimiz şey de 100 yıllık bir mesele. Bizim her birimizi, bu ülkede yaşayan her bir yurttaşı bağlayan hepimiz için yaşamsal önemde bir mesele ve aynı zamanda bu sürecin demokrasi ile de çok yakın bir ilişkisi var. Bunu da ifade etmek gerekiyor.

Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına gelen birçok şeyin demokrasi açığından olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu ülke demokratik bir cumhuriyeti inşa edemediği için, gerçekten hukukun üstünlüğünü tesis edemediği için, adaletli bir sistem inşa edemediği için bugün her birimizin başına ve en son Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına bunlar geldi. Buradan çıkışının yolunun da aslında bu sürece sarılmak olduğunu ifade etmemiz gerekiyor.

Türkiye’nin düze çıkmaya ihtiyacı var, Türkiye’nin demokratik cumhuriyeti inşa etmeye ihtiyacı var, Türkiye’nin hukukun üstünlüğüne olan bir sistemi inşa etmeye ihtiyaç var ama bunlar içinde en temel sorunlardan biri olan Kürt sorununun demokratik çözümüne ihtiyaç var.

Bu iki süreç, yani Kürt sorununun demokratik çözümü, barış ile demokrasi birbirinden ayrılmaz iki başlık, birbirini tamamlayan iki başlık. Birini diğerinin önüne koyan değil, birinin diğerini öncelediği, tamamladığı bir yerden meseleye bakıyoruz. Umuyor ve diliyorum ki bu süreç çok hızlı bir şekilde tamamlanır ve yeniden Cumhuriyet Halk Partisi de bu barış sürecini daha esastan gündemine alma koşullarına sahip olur.”

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz