Cumartesi Anneleri’nin İstanbul’da gözaltında kaybettirilen yakınları için başlattıkları eylem, 2009’da vakaların en fazla yaşandığı illere de yayıldı. Diyarbakır’da kayıpların akıbeti ve adelet için başlatılan eylem bu hafta 900’üncü haftaya giriyor ve kayıp yakınları destek çağrısı yapıyor.
HABER MERKEZİ – Cumartesi Anneleri’nin gözaltında zorla kaybettirilen yakınlarının akıbetini sormak ve adaleti sağlamak amacıyla 27 Mayıs 1995’te İstanbul’da Galatasaray Meydanı’nda başlattıkları eylemleri bin 100 haftayı geride bıraktı. Cumartesi Anneleri’nin eylemleri daha sonra gözaltında kayıpların yoğun yaşandığı illere de yayıldı. Diyarbakır, Batman, Şırnak, Hakkari gibi illerde Dayîkên Şemiyê (Cumartesi Anneleri) adıyla her hafta benzer taleplerle eylemler yapılmaya başlandı ve bu eylemler bu hafta itibarıyla 900’üncü haftaya girdi. Bu eylemlerde de İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) şubeleri kayıp yakınlarıyla birlikte hareket etti.
1990’lı yıllarda Kürt illerinde binlerce kişi zorla gözaltına alındı ve kendilerinden bir daha haber alınamadı. Birçok aile yakınlarının akıbetini ve faillerini ortaya çıkarmak için sivil toplum örgütleriyle birlikte çeşitli eylemler yaptı.
İHD, “Gözaltında kayıplar son bulsun” sloganıyla başlayan eylemleri, 2009 yılında şubelerinin bulunduğu tüm kentlerde yapma kararı aldı. Diyarbakır’da ilk olarak 31 Ocak 2009’da Koşuyolu Parkı İnsan Hakları Anıtı önünde gerçekleştirilen eylem, 900 haftadır, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” şiarıyla sürdürülüyor. Bu kapsamda aileler, kayıplarının akıbetini ve faillerinin bulunmasını talep ediyor.
İHD Amed Şubesi Kayıp Komisyonu Üyesi Avukat Berfin Elçi, eylemlerinin 900’üncü haftası dolayısıyla Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Rukiye Payiz Adıgüzel’e değerlendirmelerde bulundu.
‘ARŞİVLERİMİZİ AÇMAYA HAZIRIZ’
Kayıp yakınlarının 1995’ten beri devam eden eylemleri sonrasında gözaltında kayıp oranlarının büyük ölçüde azaldığına dikkat çeken Berfin Elçi, mücadele sonucu bazı dosyaların açıldığını ve faillerin tespit edildiğini ancak cezasız bırakıldığını söyledi. Kayıp yakınlarının mücadelesinin toplumsallaşmasının da bir diğer önemli sonuç olarak ortaya çıktığını kaydeden Elçi, “Cumartesi Anneleri’nin yıllardır süren eylemselliği zaten bu mücadelenin bel kemiğini oluşturuyor. Bizim için önemli olan bu meselenin kayıp yakınlarının meselesi olmadığını ve toplumun tüm kesimlerinin bunu sahiplenmesi gerektiğinin anlaşılması. Bu mücadele toplumsallaştıkça, bu gözaltında kayıpların akıbetlerinin ortaya çıkacağına inanıyorum. Bu noktada da kamuoyundan destek bekliyoruz” diye konuştu.
FAİLİ MEÇHUL DAİRESİ: ADALET BAKANLIĞIYLA İLETİŞİME GEÇMEYİ PLANLIYORUZ
Adalet Bakanılığı bünyesinde faili meçhul vakaların incelenmesi amacıyla kurulduğu açıklanan daire başkanlığı hakkında konuştu.
Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan “Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı”nın yüzleşmeyi göze alıp çalışma yürütmesi gerektiğini kaydeden Berfin Elçi, “Açıklamalardan anladığımız kadarıyla sadece adli faili meçhullerle ilgilenecekler. Tabii ki de siyasi faili meçhullerin, gözaltında zorla kaybetmeleri es geçmeleri mümkün değil. İHD’nin 1980-90’lardan beri hem siyasi cinayetlere kurban gidenlerle hem de gözaltında kayıplarla ilgili çok büyük bir arşivi mevcuttur. Bu daire başkanlığının siyasi cinayetlerle ilgilenmesini bekliyoruz. İHD olarak arşivlerimizi de açmaya hazırız. Burada beklentimiz yüzleşmeyi göze alıp kayıpların akıbetini, faillerini, sorumlularının açıklanmasıdır. Bu daire başkanlığıyla İHD olarak iletişime geçmeyi planlıyoruz” diye konuştu.
GEÇİŞ DÖNEMİ ADALETİ
Meclis’te kurulan komisyonun açıklanan raporuna da değinen Berfin Elçi, “Hazırlanan raporda faili meçhul cinayetlere ve zorla kaybetmelere hiç değinmedi. Rapor bu yönüyle fazlasıyla eksik. Bu gözaltında zorla kayıpların ailelerini de bir hayal kırıklığına uğrattı. Bu kayıp meseleleriyle yüzleşilmediği, failler ortaya çıkarılmadığı sürece bir barış sağlansa bile toplumsallaşmayacaktır” dedi.
‘SON KAYBIMIZ BULUNANA KADAR MÜCADELEYE DEVAM’
Diyarbakır’da 2009’dan beri kayıplar için eylemler devam ederken, bu sürede birçok kayıp yakınını kaybettiklerini hatırlatan Berfin Elçi, şunları dile getirdi:
“Ama onlar gitti diye bu eylem bitmedi. Onların çocukları, yeni aktivistler Cumartesi İnsanları’nın mücadelesine destek olmak için geldi. Bu şekilde bugüne kadar geldi ve 17 yıldır devam ediyor. 900’üncü haftamıza giriyoruz. 17 yıldır taleplerimiz hiç değişmedi. Devletin bir adım atması lazım. Kayıplarımızın akıbetleri açıklansın, devlet arşivleri açılsın, failler tespit edilsin ve yargılansın. Son kaybımız bulunana kadar bu eylemselliğimiz sürecek.”







