Metin Yeğin
Filistin’deki soykırım sadece kurşunlar, bombalar ve dronlar gibi postmodern cinayet araçlarından ibaret değil. Her işgalci gibi İsrail güçleri, Filistin’in ekonomisini de kalıcı olarak imha etmeye çalışıyor. Oslo Anlaşması’ndan önce Filistin gıda pazarının yüzde 65’lik payını Filistinliler üretirken, bu oran şimdi 15’e kadar geriledi.* Üstelik Filistin hükümetinin de neoliberal tarım politikalarına destek vermesi, küçük çiftçileri iyice üretimden uzaklaştırdı.
Her sabah evinizden çıkıp en az 10-11 polis ve asker çevirmesinden, arama, kimlik sorma ve benzeri işlemlerden geçerek tarlanıza gidip çapaladığınız sebzelerin, bir gün hiçbir neden yokken tahrip edildiğiyle de karşı karşıya kalabilirsiniz.
Ayrıca o sırada doğrudan saldırılar durmuş olsa bile, bundan 2 saat, 3 ay ya da 5 yıl önce atılmış bir misket bombasına zeytin ağacının gölgesinde basabilirsiniz. Lübnan sınırında, iki savaş arasında, bu misket bombalarının hâlâ bulunduğu zeytinlikleri ve buralarda oynarken sakat kalan çocukların yaşadığı yerleri gördüğümüzde, aslında savaşın hâlâ devam ettiğini doğrudan hissettik.
Ve BM raporlarına göre, 1 milyon misket bombası hâlâ o topraklarda patlamayı bekliyordu!






