Sevda Çetinkaya
Pek çok cezaevi ziyareti yaptım bugüne kadar, çoğu mesleki nedenle değil. Avukat kimliğimin verdiği serbestlikten yararlanmanın “lüksü” ve ayrıcalığıyla hapse düşmüş dostlarımı, siyasetçi ve gazetecileri, bir masanın ayırdığı (aslında ayıramadığı) mesafeden görmek, sohbet etmek ve sarılmak içindi…
Bu sefer hiç bilmediğim ve namı hepsinden kötü bir cezaevine doğru yol alırken, şoför koltuğundaki yol arkadaşım, ziyarete gittiğimiz mahpusu çok merak ediyor. “Lütfen sorun ona Sevda Hanım, deli mi? İnsan tutuklanmak için yurtdışından gelir mi?” diyor.
Çok kısa sürede milyonların tanıdığı, hakkında konuştuğu, bıyıklı, incecik, acayip güzel gülümsemesiyle televizyon ekranlarında sıkça görünen gencecik bir adamı göreceğim.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na varınca, dışardan bildiğim cezaevleri gibi görünüyor.






