Hasan Cemal
Deniz Gezmiş...
Bir gün Ankara’daki Devrim gazetesi
bürosuna Filistin gerillası kıyafetiyle,
daha doğrusu Filistin Kurtuluş Örgütü
gerillalarının giydiği üniformayla gelmişti.
Yeşil parkası,
ona uygun haki renkte,
iki yanı cepli pantolonu,
uzun konçlu lastik botlarıyla…
Uzun boylu, yakışıklı,
aslan gibi bir gençti.
Güler yüzlü, etkileyici bir havası vardı.
Ne günlermiş!
Filistin’den, FKÖ’nün savaşçı yetiştiren kamplarından,
gerilla giysisiyle Türkiye’ye geliyor.
Ankara’nın göbeğinde,
Kızılay’da elini kolunu sallaya sallaya dolaşabiliyor.
O zamanlar öyleydi, tuhaftı işler!
Deniz Gezmiş, Devrim’deki sohbetimizde
Uluç Gürkan ve benimle kafa bulmuştu.
Alaylı bir dille,
“Marksist cunta
ne zaman iktidara gelecek,
daha ne kadar bekleyeceğiz ?”
diye sormuştu.






