BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

DEM Parti: Meclis olağanüstü toplanmalı

Borsadaki sert düşüş siyaseti hareketlendirdi

DEM Parti: Meclis olağanüstü toplanmalı
🎧 Haberi dinle0:00 / --:--

Borsa İstanbul’da yaşanan sert düşüş ve ardından yaşanan milyarlarca liralık kayıp Türkiye’nin ekonomi görünümündeki kırılganlığı bir kez daha ortaya çıkardı. DEM Parti, “Milyonlarca yurttaşımızı ve ekonomimizin tamamını etkileyen iç içe geçmiş bir krizin içindeyiz” açıklaması yaptı ve Meclis’i acil toplanmaya çağırdı

HABER MERKEZİ – Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi dün yüzde 5,54 değer kaybederek 13 bin 122 puandan tamamladı. Bankacılık hisselerinde sert düşüşler yaşanırken, milyarlarca lira büyüklüğünde portföy yöneten bazı fon şirketleri de temerrüt açıkladı ve satış emirlerinin yaklaşık 45 gün sonra devreye girebileceğine ilişkin açıklamalar yaptı.

Piyasalarda son yaşanan gelişmelerin ardından Finansal İstikrar Komitesi (FİK) toplantı kararı aldı. Komite, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in başkanlığında bu sabah piyasaların açılmasından önce toplandı. Toplantının ardından yapılan açıklamada, Borsa İstanbul’daki sert düşüşe ve fon piyasasında yaşanan gelişmelere yönelik olarak, “Borsa İstanbul’un ve sermaye piyasalarımızın işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmamaktadır. Sorun, fon piyasasının belirli bir bölümünde yoğunlaşmakta olup geçici ve yönetilebilir niteliktedir” denildi.

Şimşek başkanlığındaki bu kritik toplantının ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul’da fon temerrütleri ve likidite sıkışıklığıyla başlayan satış dalgasının ardından piyasayı doğrudan etkileyecek iki karara imza attı. Kurul, yayımladığı 2026/60 sayılı bültende aralarında Tera ve Pusula’nın da bulunduğu 7 portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu tüm yatırım fonlarını TEFAS’ta hem alıma hem satıma kapatarak onlarca fonun tasfiyesine karar verirken; teminat tamamlama çağrılarından kaynaklanan zorunlu satış baskısını hafifletmek amacıyla kredili işlemlerdeki yüzde 35’lik asgari özkaynak koruma oranını 2 Ekim 2026’ya kadar yüzde 20’ye indirdi. Krizin sadece iki kurumla sınırlı kalmadığını; Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy’ü de kapsadığını ortaya koyan bu adımlar, piyasadaki denetim ve tasfiye sürecinin boyutunu genişletti.

SPK Karar Organı’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 96. maddesi kapsamında; Tera Portföy, Pusula Portföy, Hedef Portföy, Atlas Portföy, A1 Portföy, Pardus Portföy ve Bulls Portföy Yönetimi A.Ş.’nin kurucusu olduğu ve TEFAS’ta işlem gören tüm fonlar alım ve satım işlemlerine kapatıldı.

Öte yandan İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri İnfo Yatırım’ın merkezinde inceleme gerçekleştirdi. İnfo Yatırım ile Hedef Holding Yönetim Kurulu Başkanı Namık Kemal Gökalp’in de İstanbul’da gözaltına alındığı, Gökalp’in evinde arama yapıldığı ve İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldüğü belirtildi; operasyonun hangi soruşturma kapsamında gerçekleştirildiği ve Gökalp’e yöneltilen suçlamalar konusunda resmî makamlardan henüz ayrıntılı açıklama yapılmadı.

DEM PARTİ’DEN AÇIKLAMA

Borsada yaşanan gelişmeler üzerine CHP yönetimi acil toplantı kararı alırken, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’dan da açıklama geldi. Açıklamada şu hususlara dikkat çekildi:

דKronik hale gelen enflasyon, artan iflaslar, büyüyen borç yükü, jeopolitik risklerdeki artış, akaryakıt fiyatlarındaki zamlar ve son olarak Borsa İstanbul’da denetimsizlik sonucu ortaya çıkan büyük kaos ve vurgun… Türkiye ekonomisinde artık uyarı sesleri değil alarm zilleri çalıyor. Enflasyon toplumsal yaşamı belirsizliğe sürüklerken bireysel yaşamları karartıyor. Akaryakıt fiyatlarının litre başına yüz lirayı aştığı bu tabloda iktidar milyonlarca yurttaşın, esnafın, üreticinin, sanayicinin çaresizliğini seyretmek yerine somut adımlar atmalıdır“ denildi.

Türkiye ekonomisi tarihinin en uzun kara kışından çıkamıyor. Borçluluk rekor düzeylere ulaşırken milyarlar kazanan bankaların oluşturduğu tablo toplumun umudunu söndürüyor. Faizden ve ranttan serbestçe kazanç sağlanması, emek vermeden para kazanma fikrini yaygınlaştırıyor. Bu da hem kurumları aşındırıyor hem de toplumsal çürümeye zemin hazırlıyor.

Eşitsiz ve adaletsiz ekonomik düzen, dün Borsa İstanbul’da yaşanan kaosla yurttaşlarımızı bir kez daha sarstı. Bazı yatırım fonlarının katılımcılara ödeme yapamamasıyla birlikte bazı şirketlere ilişkin haberlerin ardından BIST 100 %6’dan fazla değer kaybetti, devre kesici devreye girdi. Bu, son yılların en büyük kayıplarından birine yol açtı. Şimdi cevaplanması gereken sorular ortadadır: Bu riskler ne zamandır biliniyordu? Denetleyici kurumlar ne yaptı? Yatırımcıların zararının büyümesi neden engellenemedi?

Borsa İstanbul’daki büyük kayıplarla birlikte ortaya çıkan gerçek şudur: Milyonlarca yurttaşımızı ve ekonomimizin tamamını etkileyen iç içe geçmiş bir krizin içindeyiz. Bu krizin bir boyutu doğrudan vurgun, diğer boyutu ise liyakatten uzaklaşan kurumların denetimsizliği ve ekonominin kötü yönetilmesidir.

Borsa İstanbul’daki kaos ve vurgun, FED’in 16 Eylül’de gerçekleştirdiği faiz artışı, yüksek enerji fiyatları, bölgesel savaşların büyüttüğü küresel belirsizlik, artan borç yükü ve umutsuzlukla birleşince Türkiye ekonomisi üzerindeki baskı daha da artıyor. Bu tabloya karşı sorumluluk almak, 86 milyonun yararına gerekli kararları alıp uygulamak yalnızca iktidarın değil, TBMM’nin ve siyaset kurumunun tamamının acil ve asli görevidir. Bu krizin ve daha derindeki yapısal krizin nedenlerini ortadan kaldırmak, parti fark etmeksizin Meclis’in ortak sorumluluğudur.

  • Akaryakıtın yükünü küçük üreticinin sırtından alacak, çiftçinin ve küçük üreticinin kullandığı akaryakıtı sübvanse ederek üretim maliyetlerini düşürecek, kamu kaynaklarını rant ve ayrıcalık yerine emeğin ve üretimin desteklenmesi için kullanacak tedbirler almak,
  • Sermaye piyasalarında denetimi objektif ve sıkı biçimde gerçekleştirmek,
  • Başta bankalar olmak üzere faizden ve ranttan kazanç sağlayanlara yüksek vergi getirmek,
  • Kurumsal erozyona karşı liyakati esas alan kamu politikaları üretmek,
  • Şirketleri değil mağdurları, sermaye sahiplerini değil yurttaşı koruyan tedbirler almak,
  • Çiftçilerin, üreticilerin, KOBİ’lerin ve yurttaşların borçlarının faizlerini silerek yeniden yapılandırmak ve sübvanse etmek,
  • Bütçede devasa boyutlara ulaşan faiz yükünü azaltmak,
  • Vergide adaleti sağlamak,

Yoksulların ve emekçilerin insan onuruna yaraşır bir gelir elde etmelerini sağlayacak tedbirler almak gibi öncelikli adımları istişareyle ve ortak akılla atmanın zamanı gelmiştir.

Meclis’in kapalı olması, milyonlarca yurttaşın gelirini ve birikimini ilgilendiren bu gelişmeler karşısında beklemenin gerekçesi olamaz. 1 Ekim’e kadar geçen her gün ekonomik krizin bedelini büyütür.

Herkes bilmelidir ki Türkiye’nin geleceği borsa oyunlarına, faiz baronlarına ve kumarhane kapitalizmine kurban edilemez. Bu ülkenin alın terini, emeğini ve geleceğini birlikte korumalıyız.

DEM Parti olarak, ülkemizi bu darboğazdan çıkaracak, toplumun lehine olacak her adımı desteklemeye ve katkı sunmaya hazırız. Elimizi taşın altına koymaktan çekinmeyiz. Çünkü bu ülkenin geleceği hepimizin ortak meselesidir. Çağrımız açıktır: Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Ekim’i beklemeden, gerekli tedbirleri almak üzere olağanüstü toplanmalıdır.”

Benzer Haberler

Türkiye’nin ‘umut hakkı’ dosyası

AB Bakanlar Komitesi'nin Aralık ayı gündeminde

Bini aşkın akademisyenden ortak bildiri:

Meslektaşlarımızın ve LGBTİ+ hareketinin yanındayız

7 ayı aşkın süredir tutukluydu

Gazeteci Elif Bayburt hakkında tahliye kararı

‘İfade ve basın özgürlüğüne müdahale’

AYM: Yayın toplatma kararları 'kalıcı yasağa' dönüştü

Provokasyon uyarısı: ‘Tedbirler alınıyor’

Efkan Ala: Alt kurullar sahada çalışmalara başladı

Mahkeme ‘ihtiyati tedbir’ kararını kaldırdı:

Kayyum Gürsel Tekin'in görevine son verildi

BM 81. Genel Kurulu

Erdoğan, Trump ile görüşecek: F-35’ler hala belirsiz

‘Erdoğan son kez aday olacak’

Uçum, Öcalan’ın yer alacağı komisyonu açıkladı