Gökçer Tahincioğlu
Eskiden, çok eskiden değil, yaz başını biraz uzattığında kapıdan, yürüdüğün kaldırımlarda kiraz ağaçlarına denk gelirdin.
Hangi kentte olduğun fark etmez, yaz başında adımladığında, kaldırımları benzer birbirine kentlerin.
Ağaçların başını bahçe duvarından uzatan kısmı göz hakkıydı, çocuk hakkıydı, yaz hakkıydı…
İlk kirazı, dalından, ağaçtan yerdin, yazın ilk ikramıydı…
Şimdi dağılmak üzere olan pazar yerlerinde, ellerinde rengi yoksulluktan solmuş pazar çantaları ile anneler, mevsimi bitmeden çocukları birkaç dal kiraz yiyebilsin diye, yaşamaktan yorgun dolaşıyorlar.
Akşam pazarında bile, mevsimi geçerken bile o kiraz için ödeyecekleri paraya birkaç öğün daha geçirilebileceğinin hesabına tutuşmak zorunda kalıyorlar. Yaz, kiraz demek değil ne zamandır, tezgahlarda çürümüş bir bakış…






