Şükrü Aslan
Bir süredir ‘mutlak butlan’ vesilesiyle yeni bir yol ayrımına gelmiş görünen CHP’nin, aslında hemen her zaman benzer gerilimler yaşadığını söylemek mümkün. Bugünkü gerilim daha çok iktidarın teşvik ettiği bir durum olsa da, CHP ülkenin kurucu partisi olarak çok kez böyle ayrımlarının kavşağında durdu. Kurduğu rejimin yarattığı siyasal-toplumsal maliyetlerle bir türlü yüzleşememesi ise bu gerilimin başlıca nedeni oldu.
1923’de dokuz mebus tarafından kurulan partinin tüzüğünde ‘‘Halk Fırkasına her Türk ve hariçten gelip Türk tabiiyet ve harsını kabul eden her fert dahil olabilir” ifadesi yer almıştı. 1927’de II. Büyük Kurultay’da kabul edilen tüzükte ise ‘vatandaşlar arasında en kuvvetli rabıtanın dil birliği’ olduğu vurgulanmıştı. Türkçe dışındaki bütün dillere getirilen kısıtlamalar bu siyasal tespitlerin sonucuydu ve bugün hâlâ toparlanamayan ağır bir toplumsal-siyasal maliyet yarattı.






