Kaybolmasının üzerinden 6 yıl geçtikten sonra dosyada yeni gelişmelerin yaşandığı Gülistan Doku soruşturmasında adli süreç devam ederken “Gülistan Doku nerede?” sorusu hala gündemde. Öğrenciler, kadınlar, barolar bugün Dersim’de yaptıkları eylemlerde, soruşturmada 6 yıldır ilerleme sağlanmamasının ihmal değil politik bir tercih olduğunu vurguladı.
HABER MERKEZİ – Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kaybolmasından 6 yıl yeniden hareketlenen soruşturmada gelişmeler devam ederken şüphelilerden bazıları Doku’nun öldürüldüğünü söyledi. Gülistan Doku 6 yıl sonra ilk kez dosyada ‘maktul’ olarak yer aldı. Ancak Gülistan Doku’nun cansız bedeni hala bulunmadı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Mezarın yerini tespit etmek çok önemli. Çalışma yürütüyor arkadaşlar” açıklaması yaptı. Dersim’in birçok noktasında yapılan eylemlerde ise kadınlar, öğrenciler, barolar, “Gülistan Doku nerede” sorusunu bir kez daha gündeme taşıdı.
Munzur Üniversitesi öğrencileri, Gülistan Doku için üniversite kampüsünde kitlesel yürüyüş gerçekleştirdi.
Öğrenciler, yürüyüş boyunca “Gülistan Doku nerede?”, “Susma sustukça sıra sana gelecek”, “Rojin’e ses ver”, “Jin, jiyan, azadî”, “Katledilen kadınlar isyanımızdır”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Gülistan için adalet” sloganlarını attı.
Kampüsün tamamında yürüyüşü gerçekleştiren öğrenciler, yürüyüşünü sürdürmek isteyince polis izin vermedi. Polis engeline karşı öğrenciler, “Gülistan nerede” diye karşılık verdi.
📍Dersim
Munzur Üniversitesi öğrencileri Gülistan Doku için okul bahçesinde yürüyüş düzenledi.
Yürüyüşte sık sık, “Gülistan nerede, Rojin’e ses ol” sesleri yükseldi. pic.twitter.com/W8jmDGsSwK
— Nûmedya24 (@NuMedya24) April 21, 2026
‘HER TARAFI KAMERALARLA İZLENEN DERSİM’DE GÜLİSTAN NASIL BULUNAMAZ?’
Munzur Üniversitesi öğrencileri, Gülistan Doku için Tunceli Adliyesi önünde de eylem gerçekleştirdi. Çok sayıda öğrencinin katıldığı açıklamada, Gülistan Doku, Rojin Kabaiş’in fotoğraflarının yanı sıra katledilen kadınların ve çocukların isimlerinin yer aldığı pankart açıldı. Açıklamayı okuyan Rojin İdacı, Doku Ailesi’ne destek olmak hem de Gülistan Doku soruşturmasında yaşananlara dikkat çekmek için eylem yaptıklarını söyledi. Gülistan Doku’nun kaybettirilme sürecini hatırlatan Rojin İdacı, bu süre içerisinde dönemin valisi Tuncay Sonel’in Gülistan’ın intihar ettiği algısını yarattığını söyledi.
‘İHMAL DEĞİL, POLİTİK TERCİH’
“Her tarafı kameralarla izlenen Dersim’de nasıl olur da Gülistan bulunamaz” diye sorduklarını belirten Rojin İdacı, 6 yıl sonra gerçekleştirilen gözaltılara rağmen hala soruşturmanın etkin ve özenli yürütülmediğine dair ciddi soru işaretlerinin olduğunu vurgulayarak, “Dosyanın sürüncemede bırakılması, delillerin karartılması, etkin bir soruşturmanın yürütülmemesi bir ihmalkârlık değil; bilinçli bir politik tercihtir. Bu tercih, kadınların yaşam hakkını korumayan, aksine onları güvencesiz bırakan bir düzenin sonucudur” dedi.
‘KADINLAR KOYBOLMUYOR, KAYBETTİRİLİYOR, FAİLLER KORUNUYOR’
Rojin İdacı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler biliyoruz ki; kadınlar kaybolmuyor, kaybettiriliyor. Failler korunuyor, adalet sistematik olarak geciktiriliyor. Ve her geçen gün bu cezasızlık politikası yeni suçların önünü açıyor. Üniversiteler, sokaklar, yaşam alanlarımız bizim için güvensiz hale getiriliyor. Bir genç kadın kayboluyor ve yıllardır hiçbir yetkili gerçek bir hesap vermiyor. Buradan soruyoruz; 6 yıldır ‘intihar’ denilerek kamudaki gücünü suçluları saklamak için kullananlar emri kimden almıştır? Aradan geçen bunca zamanda delilleri karartanlar, etkili bir soruşturma sürecini engelleyerek adaletin gecikmesine neden olanlar emri kimden almıştır?”
‘BU KARANLIĞI KABUL ETMİYORUZ’
Gülistan Doku olayının bir adalet meselesi ve politik mücadele olduğunu belirten Rojin İdacı, “Gülistan gibi akıbeti karanlıkta bırakılmaya çalışılan, başta Rojin olmak üzere tüm kadınlar için gerçek suçlular cezalandırılıp, örtbas edenler açığa çıkıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Buradan açıkça söylüyoruz, Gülistan Doku dosyasındaki karanlık, bu sistemin karanlığıdır. Bu karanlığı kabul etmiyoruz. Sorumlular yargılanana, gerçekler açığa çıkana kadar mücadeleyi büyüteceğiz. Bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Çünkü bu sadece Gülistan’ın meselesi değil; bu, kadınların yaşam hakkı meselesidir” diye konuştu.

‘BİREYSEL BİR KAYIP VAKASI DEĞİL’
Öte yandan Kürt kentlerindeki barolar da Gülistan Doku soruşturması için bir araya geldi. Baro yöneticileri ve avukatların Tunceli Adliyesi önünde yaptığı açıklamaya Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkan Yardımcısı Bahar Candemir de katıldı.
Adliye önünde yapılan açıklamada, 6 yıldır devam eden soruşturma boyunca yaşanan ihmallere dikkat çekilerek “Gülistan Doku dosyası bireysel bir kayıp vakası değildir. 6 yıldır en temel sorular bile yanıtlanmamıştır” denildi. 6 yıldır süren bu soruşturmanın cezasızlık algısını pekiştirdiğine dikkat çekildi.







