Manisa Akhisar T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu Volkan Ayvazlı’nın infaz koruma memurlarının fiziksel şiddetine maruz kaldığı iddiasını gündeme taşıdı. Kamera görüntülerinde 15 dakika eksik. Aile ve avukatlar bağımsız soruşturma talep ediyor.
HABER MERKEZİ-Türkiye’de cezaevlerinde kötü muamele ve işkence iddiaları uzun yıllardır insan hakları örgütlerinin raporlarına konu olurken, bu kez tartışmaların odağında Manisa Akhisar T Tipi Kapalı Cezaevi yer alıyor.
Yeni Yaşam Gazetesi’nin ulaştığı fotoğraf ve video kayıtları, 7 Şubat 2025’te cezaevinde yaşanan bir olaya ilişkin yeni iddiaları gündeme taşıdı. Görüntülerde, tutuklu Volkan Ayvazlı’nın başka bir hükümlüyle yaşadığı kavganın ardından infaz koruma memurlarının müdahalesine maruz kaldığı görülüyor.
Aile ve avukatları, müdahalenin orantısız güç kullanımını aştığını ve işkence niteliği taşıdığını savunurken, yaptıkları hukuki başvurulara rağmen olayın tüm yönleriyle aydınlatılmadığını belirtiyor.
15 DAKİKALIK GÖRÜNTÜ KAYIP
Gazetenin ulaştığı fotoğraf ve videolarda Ayvazlı’nın yüzünde belirgin şişlikler bulunduğu, ağzında ve dişlerinde kan izleri olduğu, yürümekte güçlük çektiği ve iki infaz koruma memurunun desteğiyle taşındığı görülüyor. Görüntülerde Ayvazlı’nın ayakkabılarının çıkarıldığı ve kendi başına yürüyemeyecek durumda olduğu da dikkat çekiyor.
Aile ve avukatların aktardığına göre, cezaevi kayıtlarında olayın yaşandığı belirtilen 16.15 ile 16.30 saatleri arasındaki görüntüler eksik ya da hiç sunulmadı.
İddialara göre, bahçedeki müdahale sırasında kullanılan el kamerası da fiziksel şiddetin yaşandığı öne sürülen anlarda kayıt almayı durdurdu. Sabit kamera görüntülerinde ise beyaz saçlı, orta yaşlı bir infaz koruma memurunun, Ayvazlı etkisiz hale getirildikten sonra da tekme ve yumruk attığı öne sürülüyor. Aynı anlara ilişkin yakın plan görüntülerin bulunmaması ise dosyadaki en dikkat çekici ayrıntılar arasında gösteriliyor.
ETKİN SORUŞTURMA TALEBİ
Aile, olayın ardından savcılık, Adalet Bakanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ve Anayasa Mahkemesi dahil olmak üzere çeşitli kurumlara başvuruda bulunduğunu belirtiyor. Ancak başvurulara rağmen olayın en kritik bölümünü aydınlatabilecek tam kamera kayıtlarına ulaşılamadığı ifade ediliyor.
Avukatlar, eksik olduğu belirtilen kayıtların dosyaya kazandırılmasını ve olayın bağımsız ve etkili bir soruşturmayla incelenmesini talep ediyor.







