AİHM, Ayla Akat Ata’nın 2016 yılında siyasi faaliyetleri gerekçe gösterilerek, tutuklanmasının hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Mahkeme, “makul şüphe” bulunmadığını belirterek, Türkiye’yi kişi özgürlüğü ve ifade özgürlüğünü ihlal etmekten mahkûm etti.
HABER MERKEZİ – Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti ve HDP eski Batman Milletvekili Ayla Akat Ata’nın 2016 yılında tutuklanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden (AİHM) Türkiye aleyhine ihlal kararı çıktı. AİHM, Ayla Akat Ata hakkında verilen tutuklama kararının hukuka aykırı olduğuna hükmederek, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5’inci ve 10’uncu maddelerinin ihlal edildiğine karar verdi.
AİHM kararında, Ayla Akat Ata’ya yöneltilen suçlamaların temelini Demokratik Toplum Kongresi (DTK) içindeki siyasi faaliyetleri, katıldığı toplantılar, yaptığı konuşmalar ve dijital medya paylaşımlarının oluşturduğu belirtildi.
Mahkeme, söz konusu faaliyetlerin büyük ölçüde siyasi nitelikte olduğuna dikkat çekerek, şiddet çağrısı içermeyen konuşmaların ve demokratik siyasi faaliyetlerin “örgüt yöneticiliği” suçlamasına dayanak yapılamayacağını vurguladı.
“MAKUL ŞÜPHE” BULUNMADI
AİHM, Ayla Akat Ata’nın tutuklanması için gerekli olan “makul şüphe” şartının somut delillerle ortaya konulamadığını belirtti.
Kararda, yerel mahkemelerin Ayla Akat Ata’nın açıklamaları ile isnat edilen suç arasında açık bir bağ kuramadığı, yalnızca siyasi konuşmalarını ve toplantılara katılımını sıralamakla yetindiği ifade edildi. Bu nedenle Mahkeme, AİHS’in özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5/1 maddesinin ihlal edildiğine hükmetti.
TUTUKLULUĞUN DEVAMI DA GEREKÇESİZ BULUNDU
Mahkeme, Ayla Akat Ata’nın yaklaşık altı ay süren tutukluluğunun devamına ilişkin kararların da yeterli gerekçeler içermediğini kaydetti.
AİHM kararında, kaçma ya da delilleri karartma riskine ilişkin somut bir değerlendirme yapılmadığı, adli kontrol gibi daha hafif tedbirlerin neden yetersiz kalacağının da açıklanmadığı belirtildi. Bu nedenle AİHS’in 5/3 maddesinin de ihlal edildiği sonucuna varıldı.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALİ KARARI
AİHM, Ayla Akat Ata’nın siyasi konuşmaları ve açıklamaları nedeniyle tutuklandığına dikkat çekerek, bunun ifade özgürlüğüne doğrudan müdahale oluşturduğunu belirtti.
Mahkeme, hukuka aykırı bir tutuklamanın ifade özgürlüğüne getirilen meşru bir sınırlama olarak kabul edilemeyeceğini vurgulayarak, AİHS’in 10’uncu maddesinin de ihlal edildiğine karar verdi.
AİHM, Türkiye’nin Ayla Akat Ata’ya 8 bin Euro manevi tazminat ve bin Euro yargılama gideri olmak üzere toplam 9 bin Euro ödeme yapmasına hükmetti.
×
NE OLMUŞTU?
Kürt siyasetçi ve HDP eski Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, 26 Ekim 2016’da Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde yapılan bir basın açıklaması sırasında gözaltına alındı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ayla Akat Ata hakkında “örgüt kurma veya yönetme” iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında DTK içindeki faaliyetleri, katıldığı toplantılar, yaptığı konuşmalar ve dijital medya paylaşımları suçlama konusu yapıldı.
Dosyada Ayla Akat Ata’nın tüm siyasi faaliyetleri suç unsuru olarak değerlendirilirken, kapatılan Kongera Jinên Azad’ın (KJA) yöneticisi olduğu ve “örgüt propagandası” yaptığı da iddia edildi.
Diyarbakır 1’inci Sulh Ceza Hakimliği, 30 Ekim 2016’da Ayla Akat Ata’nın tutuklanmasına karar verdi. Yaklaşık altı ay tutuklu kalan Ayla Akat Ata, 4 Mayıs 2017’de tahliye edildi.
Ayla Akat Ata, tutuklanmasının hukuka aykırı olduğu ve siyasi faaliyetleri nedeniyle hedef alındığı gerekçesiyle AİHM’ye başvurdu. Mahkeme, 12 Mayıs 2026 tarihli kararında, yeterli somut delil bulunmadığına hükmederek Türkiye’yi ihlalden mahkûm etti.







