Yücel Özdemir
İran savaşı, günümüz emperyalist paylaşım mücadelesinde bir blok gibi görünen “Batı” ya da NATO’nun aslında sanıldığı kadar birbirine sağlam bağlarla bağlı olmadığını bir kez daha gösteriyor. Ukrayna savaşında aralarındaki çıkar farklılıklarına rağmen “blok” halinde davranmayı başaran ve bunu İsveç ve Finlandiya’yı üye yapmayı fırsata çeviren NATO, İran ve Hürmüz Boğazı’nda ise aynı tutumu sergileyemedi.
İran’a yönelik saldırılar başladığında “hedefler” konusunda ABD ve Başkanı Trump ile aynı görüşte olduklarını beyan eden Avrupa’daki birçok lider, şimdi ayak sürümeye başladı. Trump’ın kendilerine sormadan, bilgi vermeden savaşı başlattığını, dolayısıyla savaşın parçası olmayacaklarını ifade ediyorlar. ABD-İsrail ittifakının savaşı kazanma, Hürmüz’ü kontrol etme şansı azaldıkça savaşla aralarına daha fazla mesafe koymaya başlayacaklar.
Trump, NATO üyesi ülkeleri Hürmüz Boğazı’nın kontrolü için göreve çağırdığı hafta başından bu yana ciddi bir destek görmedi. Bu nedenle “dostlar”a öfkesi kabarmış görünüyor. Trump’ın açıktan göreve davet ettiği Fransa, İngiltere, İtalya doğrudan savaşın parçası olmayacaklarını açıkladı. Almanya da tutumunu öncesine göre netleştirdi: “Bu savaş bizim savaşımız değil.”
Avrupa’nın Trump’ın çağrısına olumsuz yanıt vermesinin birkaç nedeni bulunuyor.






