BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Nixon mı, Kruşçev mi: Kim haklı çıktı?

'Mutfakta Soğuk Savaş': Çamaşır manikesi, formika dolap, şişko buzdolabı

Nixon mı, Kruşçev mi: Kim haklı çıktı?

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Tarihin akışını değiştiren kapışmalar denince akla genelde kasvetli savaş odaları, gizli belgeler ya da sınır hatları gelir. Fakat 24 Temmuz 1959’da dünya siyasetinin kalbi, fırın ve buzdolabının hemen yanında, limon sarısı bir Amerikan mutfağında attı.  

HABER MERKEZİ – Moskova’da sıcak bir Temmuz günü… Dünyayı ikiye bölen Soğuk Savaş’ın liderleri, askeri bir karargahta ya da yüksek güvenlikli bir zirvede değil; limon sarısı panellerle kaplı, pırıl pırıl bir mutfak maketinin içinde karşı karşıya geliyor.  Mutfakta ABD Başkan Yardımcısı Richard Nixon ile Sovyet lideri Nikita Kruşçev kıyasıya tartışıyor.

24 Temmuz 1959.

Sovyetler New York’ta uzay ve sanayi teknolojilerini sergilerken, Amerikalılar Moskova’nın Sokolniki Parkı’na tam teşekküllü bir Amerikan evi kurdu.

Parkın ortasına kurulan prefabrik banliyö evi, ortalama bir Amerikan ailesinin yaşam standardını temsil ediyordu. Washington’ın vermek istediği mesaj netti: Kapitalizm sadece büyüme üretmiyor, sıradan insanın gündelik hayatını da kolaylaştırıyor.

Evin odağında ise renkli Formika tezgahları, otomatik fırını ve koca dondurucusuyla modern bir mutfak duruyordu.

Olayın arkasında iki ülke arasında yapılan bir kültürel değişim anlaşması vardı.

Washington’ın hesabı basitti: Sıradan bir Amerikalının evindeki rahatlığı Moskovalılara gösterip, kapitalizmin günlük hayattaki konforunu sergilemek.

“BİZDE KADINLAR KÖLE DEĞİL”

ABD Başkan Yardımcısı Richard Nixon ile Sovyet lideri Nikita Kruşçev sergiyi gezmek için mutfağa adımlarını attıklarında işler bir anda değişti. Etraftaki gazetecilerin ve kameraların önünde ikili, tatlı sert bir atışmaya başladı.

Nixon ABD’nin halkına sunduğu “bizde bir Amerikan işçisi bu teknolojik kolaylıklara rahatlıkla erişebiliyor ve hayatı kolaylaşıyor” diye anlattı.

Kruşçev’in yanıtı, “Bunlar göz boyama ve lüks tüketim. Sovyet sistemi bunlara değil eğitime, bilime, ağır sanayiye ve toplumsal kalkınmaya odaklanır” şeklindeydi.

İki lider, birbirlerinin sözünü keserek dakikalarca hangisinin sisteminin vatandaşına daha iyi bir hayat sunduğunu tartıştı. Nükleer füzeler bir kenara bırakılmış, mekiğin yerini bulaşık makinesi almıştı.

Nixon, doğrudan tam otomatik bir çamaşır makinesini işaret ederek, “Bizim amacımız Amerikan kadınlarının hayatını kolaylaştırmak” dedi.

Kruşçev ise geri adım atmadı: “Sizin bu yaptığınız boş bir gösteriş. Kadınları sadece birer ev kölesi gibi görüp önlerine renkli oyuncaklar atıyorsunuz. Bizim sistemimizde kadınlar fırınla değil, bilimle ve ağır sanayide üretkenlikle ilgilenir. Zaten birkaç yıla kalmaz biz bunlardan çok daha iyisini yaparız!”

TÜKETİM KÜLTÜRÜNÜN ZAFER YÜRÜYÜŞÜ
Moskova’daki sergi alanı: Otomatik fırınlar ve buzdolapları köşe başındaydı. Kaynak: Universal History Archive / Universal Images Group via Getty Image

O mutfakta yaşanan sahnenin arka planında birbirini yok etmek isteyen iki ideoloji vardı. Ancak görünen rekabetin dilini “pozitif toplamlı” bir alana çekmeye çalışıyorlardı. Nixon “Bizim sistemimiz herkesi ev sahibi yapıyor” derken, Kruşçev “Bizim sistemimiz toplumu kalkındırıyor” diyordu.

Mutfak Tartışması aynı zamanda tüketim kültürünün zafer yürüyüşünün başlangıcıydı. Nixon, kapitalizmi tam da Kruşçev’in eleştirdiği gibi “Gündelik hayatın nesneleşmesi” (çamaşır makinesi, buzdolabı) üzerinden savundu.

Sovyetler Birliği’nin o dönemki mutfak anlayışı ile Amerikan model evinin çelişkisi, sadece iki farklı mimari tercih değil; iki taban tabana zıt toplum ve insan tasavvurunun çarpışmasıydı.

Amerikan tarafı “tek aile, tek müstakil ev ve o eve ait özel araçlar” üzerine kurulu bireysel bir konfor vaat ediyordu.

Sovyetler ideolojisi ise kolektif yaşamı, paylaşımı ve kamusal alanı öne çıkarıyordu.

KOMÜNAL MUTFAK VE HAYATIN PAYLAŞIMI

Sovyet sistemini toplum nezdinde de ezip geçmeye kurulu Amerikan film endüstrisi, devasa binalarda çoğu kez perdelerle ayrılmış alanda yaşayan ailelerle iki sistem arasındaki farkı çarpıcı kılmaya çalışıyordu. Bu alanda “kişisel” olana yer yoktur: Yatak, küçük bir sehpa vardır. Hayatın diğer alanları ortaktır. Kullanılan materyaller herkesindir. Ve herşey soluk, renksiz, duygusuzdur.

Bu renksizliğin karşısında inşa edilen ise limon sarısı, kırmızı, mavi, yeşil rengarenk mutfak ve ev eşyaları tasarımı. pırıl pırıl parlayan formika mobilyalar, çarpıcı renkli kadife koltuklar…

1950’lerde pek çok Sovyet kentlisinin günlük gerçekliği, Kommunalka adı verilen komünal (ortaklaşa kullanılan) dairelerdi.  Tek bir dairede birden fazla aile yaşar; koridor, banyo ve en önemlisi mutfak ortak kullanılırdı. Komünal bir mutfakta yan yana dizilmiş birden fazla gaz ocağı bulunurdu. Her ailenin kendine ait bir tenceresi, küçük bir dolap köşesi ve ocağı vardı. Yemek pişirmek tek kişilik bir ev işi değil, komşularla sürekli etkileşim halinde olunan sosyal bir eylemdi.

Sovyet ideolojisine göre her eve ayrı bir bulaşık makinesi ya da çamaşır makinesi koymak israftı. Bunun yerine mahalle ölçeğinde büyük kolektif çamaşırhaneler, kamu yemekhaneleri (Stolovaya) ve mahalle fırınları hedefleniyordu.

KRUŞÇOVKA DÖNEMİNE GEÇİŞ: KÜÇÜK AMA ‘BENİM ALANIM’

Mutfak Tartışması’nın yaşandığı 1959 yılı, aslında Sovyetler’de de büyük bir konut hamlesinin başladığı döneme denk gelir. Kruşçev, halkın komünal dairelerdeki sıkışıklık ve huzursuzluğundan haberdardı.

Kruşçovka olarak anılan toplu konutlar

Bu nedenle “Kruşçovka” adı verilen, hızlı üretilebilen, ucuz ve her aileye tek bir daire sunan toplu konut projesini başlattı. Bu dairelerin mutfakları genelde 5-6 metrekareyi geçmeyen, son derece dar ama “kişiye/aileye özel” alanlardı.

Kruşçev, Amerikan ideolojisini “boş tüketim çılgınlığı” diye eleştirse de, Sovyet halkı Moskova’daki sergide gördüğü o renkli, buzdolaplı ve çamaşır makineli Amerikan mutfaklarına çok ilgi göstermişti.

Sovyet yönetimi zamanla halkın bu talebine direnemedi ve 1960’lardan itibaren benzer beyaz eşyaları kendi ağır sanayi tesislerinde üretmeye başladı.

SİYASETİN EKRANDAKİ İLK ŞOVU

Mutfak Tartışması, uluslararası siyasette televizyonun propaganda gücünün sergilendiği ilk büyük olaylardan biri oldu.

Çekilen görüntüler her iki ülkede de farklı kurgularla ekrana geldi: Amerikan medyası Nixon’ın komünist lidere karşı duruşunu öne çıkarırken, Sovyet basını Kruşçev’in kapitalist propagandayı nasıl çürüttüğünü işledi.

O gün o limon sarısı mutfaktan bir yumuşama kararı çıkmadı.

İlerleyen yıllarda U-2 casus uçağı krizi ve Küba füze krizleriyle soğuk savaşın tansiyonu tırmanmaya devam etti.

Ancak Moskova’daki o birkaç dakikalık söz düellosu; küresel rekabetin sadece ordular üzerinden değil, insanların evindeki yaşam kalitesi üzerinden de yürütüldüğünü tarihe not düşmüş oldu.

Gözaltında alındılar, öldürüldüler, kuyuya atıldılar

Cumartesi Anneleri Birlik Ailesi için adalet istedi

Baş şüpheli oğlu da hapiste

Gülistan Doku soruşturması: Valinin eşi Handan Sonel de tutuklandı

Doku, Kabaiş ve Yazıcıoğlu soruşturmaları

'Çerçeve yasa': Gürlek '15 maddelik düzenleme geliyor' dedi

Çankaya Belediyesi soruşturması

Eyüpsultan Belediyesi başkan yardımcısı tutuklandı

Özel, Anıtkabir’i ziyaret etti

Yeni Parti’nin MYK’si belli oldu

‘Hayati önemde olacak’

DEM Parti'den Çocuk Bakanlığı için kanun teklifi

Kayyum ve ana dilin kullanılması

Yeni Parti programı yayımlandı: 6 Ok vurgusu ön planda

Doku, Kabaiş ve Yazıcıoğlu soruşturmaları

'Çerçeve yasa': Gürlek '15 maddelik düzenleme geliyor' dedi