Cep telefonundan çamaşır makinesine kadar birçok ürün için üreticilerin onarım yükümlülükleri genişliyor. Avrupa’nın “onarım hakkı” düzenlemesi, yalnızca çevre politikası değil, aynı zamanda tüketici ekonomisi açısından da önemli bir dönüşüm olarak görülüyor.
HABER MERKEZİ- Avrupa’da tüketicilerin yıllardır şikayet ettiği bir sorun için yeni dönem başladı: Bozulan ürünlerin yenisiyle değiştirilmesi yerine tamir edilmesini kolaylaştırmayı amaçlayan “onarım hakkı” düzenlemesi yürürlüğe girdi.
Avrupa Birliği’nin hazırladığı düzenleme ile üreticiler, teknik olarak tamir edilebilir durumdaki bazı ürünleri onarmakla yükümlü olacak. Çamaşır makineleri, buzdolapları, elektrikli süpürgeler, akıllı telefonlar ve pilli hafif ulaşım araçları gibi birçok ürün bu kapsamda değerlendirilecek.
Yeni kurallar, tüketicinin bozulan bir cihaz karşısında otomatik olarak yeni ürün satın almak zorunda kalmamasını hedefliyor. Üreticiler artık tamir hizmetleri konusunda daha açık bilgi vermek, makul fiyatlarla yedek parça sağlamak ve onarım süreçlerini kolaylaştırmak zorunda olacak.
“BOZ, AT, YENİSİNİ AL” MODELİNE KARŞI AVRUPA HAMLESİ
Avrupa Komisyonu, düzenlemenin arkasındaki temel gerekçeyi çevresel ve ekonomik kayıplarla açıklıyor. AB ülkelerinde her yıl milyonlarca ton elektronik ve ev eşyası atığı oluşuyor. Kullanılabilir ürünlerin erken çöpe atılması hem kaynak tüketimini hem de karbon salımını artırıyor.
Avrupa Birliği’nde her yıl yaklaşık 5 milyon ton elektronik atık resmi sistemler aracılığıyla toplanıyor. Ancak Avrupa Komisyonu’na göre evlerde bekletilen veya kayıt dışı yollarla elden çıkarılan cihazlar nedeniyle gerçek elektronik atık miktarı bunun üzerinde.
Küresel ölçekte ise 2022 yılında 62 milyon ton elektronik atık üretildi ve bunun yalnızca yaklaşık %22’si resmi olarak geri dönüştürüldü.
Avrupa, kişi başına en fazla elektronik atık üreten bölgelerden biri olmasına rağmen geri dönüşüm oranında da dünya lideri olmayı sürdürüyor.
Yeni sistemle birlikte Brüksel, tüketim alışkanlıklarını değiştirmeyi ve “doğrusal ekonomi” olarak tanımlanan üret-kullan-at modelinden daha döngüsel bir ekonomiye geçişi hızlandırmayı amaçlıyor.
Düzenleme aynı zamanda üreticiler üzerinde de baskı oluşturacak. Çünkü kolay bozulan, tamiri zor veya parçaları erişilemeyen ürünlerin piyasadaki avantajı azalacak. AB’nin hedefi, firmaları daha dayanıklı ve tamir edilebilir ürünler tasarlamaya yönlendirmek.
Yeni kurallar, garanti kapsamındaki ürünlerde tüketicinin haklarını da genişletiyor. Tüketici, kusurlu bir ürün için değiştirme yerine tamiri tercih ederse, satıcının sorumluluk süresi en az 12 ay daha uzayacak.
ASIL ZORLUK PARÇA VE SERVİS ERİŞİMİNDE
Tüketici örgütleri ise düzenlemeyi önemli bir ilerleme olarak değerlendirirken uygulamada bazı sorunların devam edebileceğine dikkat çekiyor.
Özellikle elektronik sektöründe en büyük tartışma yedek parçaların fiyatı ve bağımsız tamircilerin bu parçalara erişimi. Daha önce bazı ülkelerde yürürlüğe giren benzer uygulamalarda, üreticilerin parça tedariki konusunda isteksiz davranması eleştirilmişti. Akıllı telefonlarda batarya değişimi, ekran onarımı ve yazılım desteği gibi konular hala tüketicilerin en sık karşılaştığı sorunlar arasında yer alıyor.
YENİ AVRUPA PLATFORMU GELİYOR
AB ayrıca tüketicilerin tamir hizmetlerine ulaşmasını kolaylaştırmak için ortak bir çevrim içi platform hazırlıyor.
Bu sistemle kullanıcıların ülkelerindeki yetkili ve bağımsız tamircileri daha kolay bulabilmesi amaçlanıyor. Platformun 2027’de faaliyete geçmesi bekleniyor.







