Volkan Yaraşır
Türkiye’de kapitalist sistem emek sömürüsünü derinleştirirken, çok boyutlu ekstraktivist uygulamalarla doğayı ve doğaya bağlı insan yaşamını da parçalıyor.
Türkiye kapitalizmi 1990’lı yılların ortalarından itibaren, özellikle 2000’li yıllarda yeniden yapılanma sürecine girdi. Gelişimi iki aksta biçimlendi. Bunların birincisi küresel emek, değer, meta zincirinin parçası olarak konumlanmasıdır.
İkinci aksı ise kendini yeni devlet ve alt emperyalist yönelimler olarak dışa vurmaktadır. Bu süreç bir başka ifadeyle alt emperyalist hamlelerle iç içe geçmiş geç-yeni faşizm düzenlenmeleridir.
Türkiye kapitalizmi uluslararası yeni iş bölümüne uygun olarak küresel emek, lojistik ve tedarik odağı olma yönünde hızlı adımlar attı. Bunun en somut göstergesi Anadolu ve Kürt illerine yayılan bugün sayıları 400’ü aşan organize sanayi bölgeleri ve yine sayıları 30’a yaklaşan özel endüstri bölgeleridir.






