Pakistan’ın Belucistan eyaletinde zorla kaybetmelere karşı mücadele eden insan hakları aktivisti Mahrang Baloch’a iki kez müebbet hapis cezası vermesine dair açıklama yapan Birleşmiş Milletler uzmanları, “Terörle mücadele ve cinayet suçlamalarının, örgütlenme ve ifade özgürlüğünü bastırmak amacıyla kötüye kullanıldığını görüyoruz” dedi.
HABER MERKEZİ – Pakistan hükümeti, 23 Haziran’da Belucistan Birlik Komitesi (BYC) lideri ve insan hakları savunucusu Mahrang Baloch’a ve BYC yöneticisi Sibghatullah Shahji iki kez müebbet hapis cezası verdi.
Pakistan’da kayıp yakınlarının sesi oldu | Mahrang Beloch ömür boyu hapse mahkum edildi
Konuya dair Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları Ben Saul, Gabriella Citroni , Grazyna Baranowska , Aua Baldé, Ana Lorena Delgadillo Pérez, Irene Khan, Gina Romero, Andrea Bolaños Vargas, Reem Alsalem, Nicolas Levrat, Robert McCorquodale, Fernanda Hopenhaym, Lyra Jakuleviciene, Damilola Olawuyi ve Pichamon Yeophantong ortak yazılı açıklama yaptı.
“ADELETİN AÇIK BİR ŞEKİLDE ÇARPITILMASIDIR”
Açıklamada, “Mahrang Baloch’a verilen ceza, adil olmayan bir yargılamanın ardından ortaya çıkan adaletin açık bir şekilde çarpıtılmasıdır. Terörle mücadele ve cinayet suçlamalarının, barışçıl protestoları, örgütlenme ve ifade özgürlüğünü bastırmak amacıyla kötüye kullanıldığını görüyoruz” ifadelerini kullanıldı.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Dr. Mahrang Baloch, azınlık konumundaki Beluc toplumunun haklarını savunan Beluc Yakjehti Komitesi (BYC) adlı ağın lideridir. Kendisi ve bir diğer BYC yöneticisi Sibghatullah Shahji, Temmuz 2024’te Gwadar kentinde düzenlenen oturma eylemi sırasında bir Frontier Corps mensubunun öldürülmesiyle bağlantılı olarak mahkûm edildi. Söz konusu protestolar; sistematik ayrımcılık, zorla kaybetmeler, devlet şiddeti, cezasızlık ve yabancı yatırımlarla bağlantılı olarak (özellikle Reko Diq madeni kapsamında) yerli halkların toprakları ile doğal kaynaklarının hukuka aykırı biçimde ellerinden alınmasına dikkat çekiyordu.
BELUC AKTİVİSTLER SİNDİRİLMEK İSTENİYOR
Mahkeme, yalnızca protestoya katılmış olmalarını esas alarak sanıkların ortak öldürme kastına sahip oldukları sonucuna vardı. Ayrıca eylemlerini Terörle Mücadele Yasası kapsamında terör suçu olarak değerlendirdi.
Dr. Mahrang Baloch hakkında devam eden çok sayıda dava bulunuyor ve duruşmalar sürüyor. Uzmanlar, hakkında yaklaşık 50 polis soruşturması ve şikâyeti bulunduğunun bildirildiğini, bu nedenle yeni mahkûmiyet kararlarının da gelebileceği uyarısında bulundu. Dr. Mahrang Baloch karşı karşıya kaldığı dava sayısı bizi kaygılandırıyor. Bu davalar onun ve insan hakları ihlallerinin mağdurlarını savunan diğer Beluc aktivistlerinin sindirilmesi, cezalandırılması ve caydırılması amacını taşımaktadır. Duruşmalar cezaevine taşındı. Sanıkların mahkemeye bizzat katılmasına izin verilmedi.
“TERÖRLE MÜCADELE TEDBİRLERİ KÖTÜYE KULLANILIYOR”
Dr. Mahrang Baloch, uzaktan görüntülü yargılamaya ilişkin kaygılarını ve savunmasını etkin biçimde yapamayacağını dile getirmesine rağmen talepleri dikkate alınmadı. Kendi avukatını seçmesine izin verilmedi ve devlet tarafından atanan avukatla temsil edilmek zorunda bırakıldı.
Bu mahkûmiyet kararları, Belucistan’daki bağımsız sesleri susturma ve sivil alanı daha da daraltma riski taşımaktadır. Kadın insan hakları savunucuları, zorla kaybetmeler ve yargısız infazlara karşı protestoların öncülüğünü yapmış ve hesap verebilirlik talep etmiştir. Güvenlik politikalarının erkek egemen olduğu bir ortamda onların liderliği yerleşik kalıplara meydan okumaktadır. Terörle mücadele tedbirlerinin kötüye kullanılması, bu kadınları damgalamış ve cinsiyete dayalı tehdit ile misilleme risklerini artırmıştır.”
Açıklamada, yalnızca geçen hafta bir diğer tanınmış Beluc kadın insan hakları savunucusu Sammi Deen Baloch’un da çok sayıda güvenlik görevlisinin ailesinin evine tekrar tekrar gelmesinin ardından hukuka aykırı bir baskına maruz kaldığı, bunun ise sistematik yıldırma ve taciz uygulamalarının bir parçası olduğu ifade edildi.







