Küba genelinde elektrik şebekesinin çökmesiyle ülke yeniden karanlığa büründü. Havana yönetimi krizin temel nedeni olarak ABD yaptırımları ve yakıt sıkıntısını gösteriyor.
HABER MERKEZİ- Küba’nın pazartesi günü ülke genelini karanlığa sürükleyen büyük elektrik kesintisi, uzun süredir devam eden enerji krizinin boyutlarını bir kez daha ortaya koydu. Yaklaşık 10 milyon kişinin yaşadığı ülkede ulusal elektrik şebekesinin tamamen çökmesi, 2026 yılındaki üçüncü büyük sistem arızası oldu.
Enerji Bakanlığı, ulusal elektrik sisteminin tamamen çöktüğünü açıklarken, şebeke işletmecisi arızanın nedenine ilişkin inceleme başlatıldığını duyurdu.
Enerji Bakanı Vicente de la O Levy ise hastaneler ve diğer kritik hizmetlerin çalışmasını sağlamak amacıyla acil durum enerji sistemlerinin devreye alındığını bildirdi.
📌 Cuba enfrentó una nueva desconexión de su sistema eléctrico. El ministro de Energía y Minas, Vicente de la O Levy, informó que se trabaja para restablecer el servicio. El director de la empresa eléctrica en Holguín, Ruber Reynaldo González, confirmó el arranque de los primeros… pic.twitter.com/lr0UCWNzxO
— teleSUR TV (@teleSURtv) July 7, 2026
YAPTIRIMLARIN GÖLGESİNDE
Küba son yıllarda yaşlanan enerji altyapısı ve yakıt yetersizliği nedeniyle sık sık ülke çapında elektrik kesintileriyle karşı karşıya kalıyor. Mart ayında bir hafta içinde iki kez ulusal elektrik sistemi çökmüştü.
Son 18 ayda ise ülke genelinde yedi kez tam kesinti yaşandı.
Havana yönetimi, krizin bu yıl daha da derinleşmesinden ABD’nin petrol sevkiyatlarını hedef alan yaptırımlarını sorumlu tutuyor. Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Washington’ın yakıt ithalatını engelleyerek ülkede “ekonomik boğma yoluyla toplumsal patlama yaratmaya çalıştığını” savundu.
Mientras EE.UU trata de inducir un estallido social por asfixia, al bloquear los accesos de combustible a #Cuba, la UNE se moviliza para revertir la caída del SEN.
Es heroico lo que hacen los trabajadores eléctricos en medio de un bloqueo energético genocida. #CubaNoSeRinde https://t.co/hihOXwqLoj
— Miguel Díaz-Canel Bermúdez (@DiazCanelB) July 6, 2026
Elektrik kesintileri eğitimden ulaşıma, sağlık hizmetlerinden ilaç tedarikine kadar birçok alanda günlük yaşamı aksatırken, yeni ABD yaptırımları ve turizm gelirlerindeki düşüş de ekonomiyi baskılamayı sürdürüyor.
Washington ise yaptırımların amacının Küba yönetimini siyasi ve ekonomik reformlara zorlamak olduğunu belirtiyor. Küba Ulusal Meclisi geçen ay ekonomiyi dış yatırımlara daha açık hale getirmeyi amaçlayan kapsamlı reform paketini kabul etmişti. ABD Dışişleri Bakanlığı ise bu adımları “gecikmiş ve büyük ölçüde sembolik” olarak nitelendirmişti.
İki ülke arasındaki diplomatik temaslar son dönemde yeniden hız kazansa da taraflar birbirlerini bölgesel güvenlik ve istihbarat faaliyetleri konusunda suçlamayı sürdürüyor. Havana yönetimi ise ABD’nin ekonomik baskısını “toplu cezalandırma” olarak nitelendiriyor.
ELEKTRİK ŞEBEKESİ TALEBİ KARŞILAYAMIYOR
Küba’nın mevcut elektrik üretim kapasitesi yaklaşık 1000 megavat seviyesinde. Ancak ülkenin ihtiyacı 3100 megavata ulaşıyor. Başka bir ifadeyle ada ülkesi, ihtiyaç duyduğu elektriğin yalnızca yaklaşık üçte birini üretebiliyor. Uzmanlara göre bu kapasite açığı, geniş çaplı elektrik kesintilerini neredeyse kaçınılmaz hale getiriyor.
Küba elektriğinin yüzde 90’ından fazlasını, 1960’lar ile 1980’ler arasında inşa edilen petrol yakıtlı santrallerden sağlıyor. Ancak bu tesisler artık tasarlandıkları kapasitenin yaklaşık üçte biriyle çalışabiliyor.
Ülkenin en büyük enerji tesislerinden biri olan Matanzas Termik Santrali, bu yıl 17 kez arızalandı. Santralin on yılı aşkın süredir kapsamlı bir bakımdan geçirilmediği belirtiliyor.
Enerji krizinin bir diğer nedeni ise yakıt sıkıntısı. Küba, tükettiği petrolün yalnızca yaklaşık yarısını kendi üretirken geri kalanını ithal ediyor. Ancak son bir yılda petrol sevkiyatları yaklaşık yüzde 90 azaldı. ABD yaptırımlarının ana tedarikçileri etkilemesinin ardından, özellikle ocak ayında ithalat neredeyse durma noktasına geldi.

Pazartesi günü 106 küçük jeneratörün yakıt olmadığı için çalıştırılamadığı ve bunun tek başına yaklaşık 900 megavatlık üretim kaybına yol açtığı bildirildi.
Küba’nın elektrik ağı da yapısal sorunlar taşıyor. Sistem büyük ölçüde merkezi bir yapıya sahip olduğu için büyük bir santralde yaşanan arıza, kısa sürede tüm şebekeye yayılabiliyor. Güvenlik mekanizmaları devreye girdiğinde ise ada genelinde elektrik kesintisi yaşanabiliyor.
Mart ayında yaşanan en uzun kesintide ülkenin bazı bölgeleri 29 saat boyunca elektriksiz kalmıştı.
GÜNEŞ ENERJİSİ DE KIRILGANLIĞI GİDEREMİYOR
Küba son yıllarda güneş enerjisine büyük yatırım yapıyor.
Çin’in desteğiyle yalnızca bir yıl içinde yaklaşık 50 yeni güneş enerjisi parkı devreye alındı ve yaklaşık 1000 megavatlık kapasite eklendi. Çin’den yapılan güneş paneli ithalatının değeri de 2023’te yaklaşık 3 milyon dolarken, 2025’te 117 milyon dolara yükseldi.
Güneş enerjisi bugün Küba’nın elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu karşılıyor. Bu oran iki yıl önce yüzde 3 seviyesindeydi.
Ancak güneş enerjisinin temel sorunu üretim zamanı. Paneller en yüksek verimi öğle saatlerinde sağlıyor, gece ise hiç üretim yapamıyor. Oysa Küba’da elektrik talebi, insanların eve döndüğü, sıcak havalarda vantilatör ve klimaların çalıştırıldığı akşam saatlerinde zirve yapıyor.
Enerji depolama sistemleri gündüz üretilen elektriğin akşam kullanılmasını sağlayabilir. Ancak batarya teknolojileri yüksek maliyetleri nedeniyle henüz sınırlı sayıda tesiste bulunuyor.
Pazar günü güneş enerjisi üretimi öğle saatlerinde yaklaşık 709 megavata ulaştı. Ancak akşam saatlerinde üretim sıfıra inerken, elektrik açığı 2201 megavata yükseldi. Bu açık, ülkenin toplam ihtiyacının büyük bölümünü oluşturuyor. Pazartesi günkü elektrik çöküşü de bu kritik saatlerde meydana geldi.
KISA VADEDE ÇÖZÜM ZOR
Elektrik şebekesi tamamen çöktüğünde sistemi yeniden ayağa kaldırmak günler sürebiliyor. Yetkililer, son kesintinin ardından normalleşmenin ne zaman tamamlanacağı konusunda kesin bir tarih vermedi.
Uzmanlara göre Küba’nın enerji sorunu yalnızca geçici bir yakıt sıkıntısından kaynaklanmıyor. Eskiyen altyapı, dışa bağımlı yakıt sistemi ve sınırlı enerji depolama kapasitesi nedeniyle ülke, özellikle talebin arttığı saatlerde elektrik kesintileriyle karşı karşıya kalmaya devam edecek.






