ABD-İsrail saldırısında yaşamını yitiren İran dini lideri Ali Hamaney için cenaze töreni bugün Kum şehrinde devam ediyor. İran töreni güç gösterisine çevirirken, bunun gerçekte ne kadar karşılık bulabileceği ise tartışmalı. Savaştan önce milyonlarca insanın protesto ettiği kötü yönetim ve ekonomi, yıkıcı savaşın ardından daha da zorlaşmış durumda.
HABER MERKEZİ – ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın ilk gününde öldürülen İran’ın dini lideri Ali Hamaney için düzenlenen cenaze töreni devam ediyor. Hamaney’in cenazesi bugün Kum şehrine götürüldü ve burada da tören düzenlendi.
Hamaney için halkın katıldığı veda töreni ise cumartesi günü İmam Humeyni Musalla Camisi’nde gerçekleştirilmiş, pazar günü aynı yerde cenaze namazı kılınmıştı.
Hamaney’in naaşı, Tahran’daki son törenin ardından Kum kentine götürüldü ve bugün burada da cenaze töreni düzenleniyor. Cenaze, daha sonra Irak’a götürülecek, Necef ve Kerbela kentlerinde de tören gerçekleştirilecek.
Hamaney’in naaşı, daha sonra Meşhed kentine getirilecek ve son tören 9 Temmuz Perşembe günü burada gerçekleştirilecek.
Törenin ardından Hamaney’in naaşı, İmam Rıza Türbesi’nde ayrılan özel alana defnedilecek.
MUTABAKAT ZAPTI İMZALANDI, CENAZE TÖRENİ DÜZENLENDİ: İRAN GÜÇ GÖSTERİSİ YAPIYOR
İran, yıkıcı geçen savaşın ardından 18 Haziran’da ABD ile bir mutabakat zaptı imzaladı. Mutabakat kapsamında ABD ile İran arasında 60 günlük müzakere süreci öngörülüyor. Ancak şimdiye kadar Hürmüz Boğazı’nın yeni statüsünün nasıl olacağı, İran’ın nükleer programının geleceği gibi kritik başlıklarda ihtilaflar aşılmış değil ve bu da, ABD ile İran arasında zor bir müzakere sürecinin yaşanacağını gösteriyor.
Mutabakat zaptı ile birlikte tansiyonun görece düşmesi üzerine İran, dört aydan fazla süre sonra dini lider Ali Hamaney için bir cenaze töreni düzenliyor. ABD Başkanı Donald Trump, tören için İran’a bir haftalık süre tanıdıklarını söyledi. İran’ın ise cenaze törenini, yıkıcı savaşın ardından bir güç gösterisine çevirmek istediği görülüyor.
Hamaney için bir hafta sürecek cenaze törenlerine çok sayıda insan katılıyor. İndirimli ulaşım, yiyecek ve konaklama imkanlarıyla desteklenen mitinglerin büyüklüğü, İslam Cumhuriyeti hakkında bir referanduma dönüştürülmek isteniyor ve Reuters haber ajansının aktardığına göre, yetkililer bu kalabalıkları hem yabancı düşmanlara hem de iç eleştirmenlere karşı bir meydan okuma ve güç mesajı olarak ilan ediyor.
Buna karşılık cenaze törenlerine katılan kalabalığın büyüklüğünün teokratik yönetimin devamına yönelik halk desteğiyle eşdeğer tutulamayacağı da belirtiliyor.
Reuters’a konuşan İskoçya’daki St. Andrews Üniversitesi’nde modern tarih profesörü olan Ali Ansari, “Eğer birileri bunun İslam Cumhuriyeti’nin popülaritesinin bir göstergesi olduğunu düşünüyorsa, tarih bize bunun aksini söylüyor. Bu bir cenaze töreni ve İranlılar cenaze törenlerini çok iyi yaparlar” dedi.
Reuters, gösterilere katılan ve orada sadece seyirci olarak bulunduklarını veya güçlü Şii Müslüman geleneğine sahip bir ülkede dini görev duygusuyla hareket ettiklerini, siyasi bağlılık göstermek için orada olmadıklarını söyleyen kişilerle konuştu. Reuters’a konuşan üst düzey bir kaynak, insanların dini görev ve devlete destek de dahil olmak üzere çeşitli nedenlerle gösterilere katıldığını ve sokaklardakilerin çoğunun, yetkililer tarafından resmi kampanyaları ve politikaları desteklemek için düzenlenen gösterilere her zaman katılan aynı kişiler olduğunu kabul etti.
İÇSEL SORUNLAR VE PROTESTO NÖBETLERİ
Amerika Birleşik Devletleri ile dört aylık savaş, yıllarca süren yaptırımlar nedeniyle zaten çökmüş bir ekonomi altında ezilen, yüksek enflasyon ve değer kaybeden para birimi yüzünden ücretleri eriyen bir nüfusu daha da zor şartlarla karşı karşıya bıraktı
Ekonomiye duyulan öfke, daha sonra teokratik devletin sona ermesi yönünde daha açık taleplere dönüşen ve güvenlik güçlerinin Ocak ayında binlerce göstericiyi öldürerek bastırdığı son kitlesel protesto dalgasını tetikledi.
Üç kurşunun parasını ödediler, cenazeyi alabildiler | İran’da bilanço ağırlaşıyor
Bu protestolara katılmaktan dolayı idamlar yıl boyunca devam etti ve savaşın ilk gününde Hamaney’in ölüm haberi yayıldığında, Tahran sakinleri şehrin farklı bölgelerinde yankılanan sevinç çığlıkları duyduklarını bildirdi.
Bu hafta cenaze törenlerine katılan bir başka eski üst düzey yetkili, İran’da İslam Cumhuriyeti’nin ne destekçisi ne de karşıtı olan, ancak ekonomik kaygılarla hareket eden çeşitli grupların bulunduğunu belirtti.
Reuters’a konuşan eski yetkili, İran toplumunun farklı kesimleri arasındaki ayrılıkları açıklarken, ateşkes anlaşmasındaki şartları yetersiz bulan sertlik yanlıları ve daha fazla özgürlük isteyen eleştirmenler arasındaki uçurumu, cenaze törenini bir babanın cenazesine benzetti ve “Çocuklar cenazeye katılırlar, ancak sonrasında aralarında tartışmalar başlar” dedi.
Bir diğer İranlı simge isim olan General Kasım Süleymani, 2020’de ABD hava saldırısında öldürüldüğünde, Tahran’ın merkezi cenaze törenine katılanlarla dolup taşmıştı.
Ancak sadece iki yıl sonra, kamusal alanda giyim kurallarına uymadığı gerekçesiyle gözaltına alınan genç bir Kürt kadını Jina Amini’nin ölümü, ülke çapında yayılan ve yüzlerce kişinin öldürülmesiyle bastırılan kitlesel protestolara yol açtı.







