Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden alınan Özgür Özel, İmamoğlu hakkındaki üç davayı takip etti: “Burada yapılan ne yargılamadır ne adaleti aramadır. Bugün burada yapılan şey şu; rejim adalete meydan okumaktadır.”
HABER MERKEZİ – Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin 21 Mayıs’ta CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararı ardından CHP’nin Genel Başkanlığı görevinden alınan Özgür Özel, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’deki duruşmalarını takip etti.
İmamoğlu, bugün “siyasal casusluk”, diploma ve İBB davalarında hakim karşısına çıktı. Özel, duruşmaları takip ettikten sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Diploma, İBB ve ‘casusluk’ davası | İmamoğlu üç ayrı dosyadan mahkemelerdeydi
“İZAH EDERKEN BEN UTANDIM”
Özel, uluslararası gözlemcilerin de duruşmaları takip ettiğini belirterek, Türkiye’deki yargılama sürecini anlatırken utanç duyduğunu söyledi.
“Bugün Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raportörü Nacho Sanchez ve çok sayıda yabancı konuk vardı. Uluslararası dayanışma önemli ama bugün onlara olanları anlatırken başta Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı olarak, parlamentonun bir üyesi olarak, ana muhalefet partisinin Genel Başkanı olarak ben izah ederken utandım, ülke adına ve kendi adıma utandım, ne diyeceğimi bilemedim” diyen Özel, cezaevi içerisindeki duruşma salonlarında bağımsız yargılama koşullarının bulunmadığını belirtti.
İmamoğlu hakkında aynı gün üç ayrı duruşma yapılmasını eleştiren Özel, “Bugün burada Ekrem İmamoğlu’nun üç ayrı duruşması var. Üçünde de savunma yapması gerekiyor, savunma sırası gelmiş ve diğer konuşanları dinlemesi gerekiyor. Ama eş zamanlı üç tane duruşma. Olabilecek bir iş değil” ifadelerini kullandı.
“REJİM ADALETE MEYDAN OKUMAKTADIR”
Özel, yargılamaların adil olmadığını kaydederek, şunları söyledi:
“Burada yapılan ne yargılamadır ne adaleti aramadır. Burada yapılan şekil şartı tamamlamak bile değildir. Burada yapılan gürültüye getirmek, gözden kaçırmak, değersizleştirmek, önemsizleştirmek ve burada yapılan iş aslında çoktan verilmiş kararın, buradaki yargılamada kendini savunanın sözünün hiçbir değeri olmadığını, avukatın sözünün değerinin olmadığını göstermektir. Aynı anda bir kişiyi üç yerde birden yargılıyor olmanın anlamı, bütün gücün, kudretin ve talimatın bir yerde olduğunun gösterilmesidir. Bugün burada yapılan şey şu; rejim adalete meydan okumaktadır. Rejim adalete talimat vermektedir. Rejim hakkaniyete, adalet beklentisine, vicdana meydan okumaktadır. Biz de bu haksız rejime meydan okuyoruz.”







