BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

10 Ekim Gar Katliamı

Kamu görevlileri soruşturmasına zamanaşımı kararı

10 Ekim Gar Katliamı

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Ankara Garı’nda 2015’te 104 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıyla ilgili haklarında ihmal ve görevi yapmamak gibi iddialar bulunan kamu görevlilerinin yargılanmasına gerek olmadığına bir kez daha karar verildi. 10 Ekim Ankara Katliamı Avukat Komisyonu tepki gösterdi.

HABER MERKEZİ – Ankara’da 10 Ekim 2015’te Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne yönelik bombalı saldırıda ihmali ve sorumluluğu bulunduğu belirtilen kamu görevlilerine yönelik soruşturmaların yapılmaması tepkilere neden oluyor.

10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının katliamda sorumluluğu bulunduğu iddia edilen kamu görevlileri hakkında “soruşturma yapılmasına yer olmadığı” kararına tepki gösterdi.

KAMU GÖREVLİLERİNE ZAMANAŞIMI

Komisyon, kamu görevlilerinin zamanaşımı gerekçesiyle soruşturma dışında bırakıldığını belirterek, “10 Ekim Ankara Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı suçlarda zamanaşımı olmaz” dedi.

Evrensel gazetesinin haberine göre, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı kararında, ilgili kamu görevlilerine atfedilebilecek suçun “ihmal nedeniyle görevi kötüye kullanma” kapsamında değerlendirilebileceği ancak suç tarihine göre 8 yıllık zamanaşımı süresinin 2023’te dolduğu belirtilerek, soruşturma yapılmasına yer olmadığı kaydedildi.

Komisyon tarafından yapılan açıklamada, 10 Ekim Ankara Katliamı’nın firari sanıklarına ilişkin yargılama sürerken, katliamdan dört yıl sonra, 2019 yılında soruşturmaya ait dokuz klasör evrakın kimliği belirsiz kişiler tarafından Ankara Adliyesi’nin savcılık katına bırakıldığı hatırlatıldı.

Açıklamada, söz konusu belgelerin, katliamın önemli sanıklarından Yakub Şahin ile canlı bombalarla birlikte hareket eden Hüseyin Tunç hakkında, katliamdan 10 gün önce bomba yapımında kullanılacak malzeme temin etmeye çalışmaları nedeniyle Nizip Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını ortaya koyduğu ifade edildi.

Komisyon, Nizip Emniyet Müdürlüğünün 2 Ekim 2015 tarihinde Gaziantep Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube müdürlüklerine katliam faillerinin isimlerini bildirerek gerekli araştırmanın yapılmasını istediğini, ancak adliye koridoruna bırakılan klasörlerden Gaziantep Emniyet Müdürlüğünün bu bildirim üzerine herhangi bir işlem yapmadığının anlaşıldığını belirtti.

Açıklamada, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinden emniyet görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunulmasının talep edildiği, ancak bu talebin reddedildiği ifade edildi.

Bunun üzerine, dönemin Gaziantep Emniyet Müdürlüğünde görev yapan ve görev ile sorumluluklarını yerine getirmediği belirtilen kamu görevlileri hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarını düzenleyen maddeleri kapsamında soruşturma yürütülmesi talebiyle, 10 Ekim mitingini düzenleyen KESK, DİSK, TMMOB ve TTB ile katliamda yakınlarını kaybedenler ve yaralananlar adına suç duyurusunda bulunulduğu kaydedildi.

“SORUŞTURMA YAPILMASINA YER YOK” KARARI

Komisyon, savcılığın doğrudan soruşturma açmadığını, başvurunun ihbar dosyasına kaydedildiğini ve 6 Kasım 2023 tarihinde Gaziantep Valiliğinden soruşturma izni istendiğini belirtti.

Açıklamada, ön inceleme raporunda Gaziantep İstihbarat Şube Müdürlüğünün 5 Ekim 2015’te önleyici dinleme kararı talep ettiği, Yakub Şahin’in ise 7 Ekim 2015’te, yani katliamdan üç gün önce takibe alındığının ortaya çıktığı ifade edildi.

Komisyon açıklamasında, buna rağmen şüphelilerin yakalanmadığını, yalnızca izlendiklerini belirtildi. Açıklamaya göre, Gaziantep Valiliği soruşturma izni vermedi, bunun üzerine Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı 3 Ocak 2025 tarihinde “soruşturma yapılmasına yer olmadığına” karar verdi.

Komisyon, bu karara yapılan itiraz üzerine Gaziantep Bölge İdare Mahkemesinin kamu görevlilerine yönelik iddiaları somut ve ciddi bularak soruşturma yürütülmesi gerektiğine hükmettiğini ve Valiliğin kararını kaldırdığını belirtti.

Ancak Valiliğin 3 Temmuz 2025 tarihinde yeniden ön inceleme raporu hazırladığı, emniyet görevlilerinin kusuru ya da ihmali bulunmadığı yönünde ikinci kez karar verdiği ifade edildi.

Bu karara yapılan ikinci itiraz sonucunda Gaziantep Bölge İdare Mahkemesinin 14 Kasım 2025 tarihinde Valiliğin kararını bir kez daha kaldırdığı ve savcılık tarafından soruşturma izni beklenmeksizin doğrudan soruşturma yürütülmesi gerektiğine hükmettiği aktarıldı.

Komisyon, buna rağmen Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının dosyaya soruşturma numarası vermediğini, taleplere rağmen herhangi bir işlem yapılmadığını ve 17 Haziran 2026 tarihinde yeniden “soruşturma yapılmasına yer olmadığına” karar verdiğini açıkladı.

Komisyon açıklamasında, şunlar belirtildi:

“Kamu görevlilerine hiçbir kusur atfedilemeyeceğini iddia eden Savcılık, görevi ihmal iddiaları yönünden zamanaşımının dolduğunu ileri süren bir karara imza atmıştır. Savcılık; yıllarca adliye koridorunda kaybedilen, sonra şans eseri bulunduğunda da üstü örtülmek istenen bu dosya için her zaman elverişli olan o sığınağa arkasını yaslamıştır: Zamanaşımı.

Soruşturmanın en başından bu yana, faillerin sadece mahkemede yargılananlardan ibaret olmadığını; katliam yolunu açan ve onları görmezden gelen kamu görevlileri sayesinde katliamları gerçekleştirebildiklerini söyledik. Ve söylemeye devam ediyoruz: 10 Ekim Ankara Katliamı insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve insanlığa karşı suçlarda zamanaşımı olmaz.”

×

10 EKİM SALDIRISI: 16 FİRARİ SANIK SURİYE’DE – YARGILANAN YETKİLİ YOK

Ankara Tren Garı’nda 10 Ekim 2015’te “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi” düzenlenecekti. Mitingin başlangıç saatinden önce alanda binlerce yurttaş toplandı. Kısa süre sonra gerçekleştirilen IŞİD’in canlı bomba saldırısında 104 kişi yaşamını yitirdi.

Bu arada saldırıdan önce miting alanına girişteki arama noktaları kaldırıldı. Mitingin düzenleneceği Sıhhiye Meydanı’nda yaklaşık 2 bin polis görevlendirilirken toplanma alanı olan Ankara Tren Garı’nda ise yalnızda 129 polis bulunuyordu.

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat ve TEM Daire Başkanlığı, IŞİD’in bombalı saldırısına ilişkin günler öncesinden istihbarat aldığı sonradan ortaya çıktı. İdari soruşturmada Emniyet Müdürlüğü ile MİT’in, IŞİD’in saldırı düzenleyeceğine dair 62 ayrı istihbarat notu geçtiği belirnlendi.

Saldırıyla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında aralarında IŞİD’in Türkiye emiri olduğu ifade edilen İhami Balı’nın da olduğu toplamda 35 kişi hakkında dava açıldı. Sanıkların 16’sının firari olduğu davada 19’u tutuklu yargılandı.

Ancak 2018’de Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi 9 sanık hakkında 101 kez ağırlaştırılmış müebbet cezası verdi. Mahkeme heyeti, 5 sanığı 12’şer yıl, 4 sanığı 7 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme aynı zamanda Erman Ekici’nin “silahlı terör örgütü yöneticisi olmak” suçundan 18 yıl hapisle cezalandırılmasına hükmetti. 9 sanığa yaralama suçundan verilen bazı cezalar eksik inceleme nedeniyle 2022’de bozuldu.

Olayda ihmali bulunan kamu görevlilerinin yargılanması da talep edildi. Müfettiş raporunda dönemin Ankara Emniyet Müdürü, İstihbarat Şube Müdür Vekili, TEM Şube Müdürü, eski Güvenlik Şube Müdür Vekili ve TEM Şubesi C Büro amirinin ihmali olduğu aktarıldı. Ancak Ankara Valiliği soruşturma izni vermedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara itiraz etmeyince, dosya açılamadan kapandı.

Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, “Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz. Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazıldığında en kritik dönemlerden biri 7 Haziran-1 Kasım arasındaki dönem olacaktır” dedi.

Katliamın ardından istifa eden veya sorumluluktan ceza alan kimse olmadı.

Bu arada 10 Ekim Barış Derneği Eş Sözcüsü İshak Kocabıyık, 23 Aralık’ta görülen davanın duruşması öncesinde şunları dile getirmişti:

“10 Ekim Ankara Garı Katliamı davası 16 firari sanık açısından devam etmektedir. Duruşmalarda özellikle firari sanıklarla ilgili taleplerimizi reddeden mahkeme, duruşma sıklığını da 6 aya çıkarmıştır. Ve şu anda mahkeme, firari sanıkların bulunması ile ilgili bir işlem yapmamaktadır. Oysa firari sanıkların nerede olduğu, nerede kaldığı bellidir. Büyük çoğunluğu Suriye’de tutuklu ya da kamplarda kalmaktadırlar. Hatta kimi zaman hastalanıp Türkiye‘deki hastanelerde tedavi olmaktadırlar.”

Gar Katliamı Davası | “Her gün devlet yetkilileri Suriye’de, IŞİD’lilerin iadesi neden gündemde değil?”

Benzer Haberler

Onlarca kişi yaralandı

Kütahya'da yolcu otobüsü devrildi

AKP önergesi kabul edildi

Meclis'in çalışma süresi uzatıldı

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz