Metin Yeğin
Bayağı fabrikaydı işte. Kocaman binası, sütlerin, peynirlerin, peş peşe geçtiği bir üretim bandı, markalı kutular, ‘Terra Viva- Yaşayan Toprak’ markası, çalışanlar beyaz önlükleriyle çoğu kadın, biraz erkek. Güney Brezilya’da bir yerdi. Bir haftadır çalışıyordum burada. Büyük mukavva süt kutularını kapatıp forklifte yüklüyordum, tam kapanmamış sütleri banttan ayıklıyordum, kaynatma kazanlarına düşen peynir kutularını yerden temizliyordum ve hemen yıkamak lazımdı, yoksa hepimiz peynir kokuyorduk, zaten peynir kokuyorduk ama öyle olunca daha çok ve biraz da süt yanığı, kazandibi gibi oluyor insan…
Hatta bir idare odası da vardı, üretilenlerin ve satılanların yazıldığı. Diğer fabrikalardan farkı, herkes 8 saat çalışıyor ve herkes eşit ücret alıyordu ama kadınlar 4 saat çalışıp, aynı ücreti alıyordu. Yani erkeklerin iki katı ücret alıyor gibiydiler. Bir de patron yoktu. MST-Topraksızlar hareketinin bir kooperatif fabrikasıydı. Küçük çiftçilerle ortak kurmuşlardı. Patron odası dahi yoktu. Yönetim odasında kendi afişleri asılıydı patron, müdür filan yerine. Bir de Che Guavera fotoğrafı vardı. Che bir el arabasında şeker kamışı taşıyordu. Çalışma bakanıydı o sırada…






