BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

“Barış için konuşmayanlar, savaşın tarafı olur”

Kadir İnanır: En önde giderim, yeter ki adı ‘barış’ olsun

“Barış için konuşmayanlar, savaşın tarafı olur”

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Kadir İnanır, toplumsal barış, insan hakları ve demokrasi alanındaki duruşuyla ardında eşsiz bir miras bıraktı. Son söyleşisinde sürecin başlaması durumunda “En önde giderim, yeter ki adı ‘barış’ olsun” diyordu. Barış sürecinde sorumluluk alması üzerine hedef alınan İnanır, şu notu düşüyordu: “Eleştirildim, hedef gösterildim ama inandığım yoldan sapmadım. Çünkü biliyorum ki, barış için konuşmayanlar, savaşın tarafı olurlar.”

HABER MERKEZİ – Türkiye sinema tarihine duruşu ve oyunculuğuyla damgasını vuran, toplumsal sorunları ele alan filmleri ve tavrıyla Yeşilçam’a sol bir soluk getiren sanatçılar arasında ön saflarda yer alan Kadir İnanır, 77 yaşında hayata gözlerini yumdu.

Oyunculuğunda çoğunlukla adalet, onur, direnç ve güçlü karakterlerle özdeşleşen İnanır, özellikle Türkan Şoray ile birlikte rol aldığı filmlerle geniş kitlelerin belleğinde özel bir yer edindi.

BİR BARIŞ SAVUNUCUSUYDU: “BÜYÜK BARIŞ MUTLAKA GELECEK”

Kadir İnanır, sanat yaşamı boyunca sadece kamera önündeki rolleriyle değil, toplumsal barış, insan hakları ve demokrasi alanındaki duruşuyla da arkasında büyük bir miras bıraktı. Kendisini “barış savunucusu” olarak tanımladı, bu uğurda hiçbir zaman kariyer kaygısı duymadı.

Kürt sorununun çözümü noktasında 2013-2015 yılları arasında başlatılan süreçte Akil İnsanlar Heyeti’nde yer aldı. 2019’da verdiği bir demeçte, “Biliyorum, yarın çok büyük zorluklarla karşılaşacağız ama mutlaka bütün bu zorlukları yeneceğiz. Büyük barış mutlaka gelecek, bunda inancım tamdır” ifadelerini kullanmıştı:

×Bugün kimse konuşmuyor, sesini çıkartmıyor olabilir. Benim kimseden korkum yok. Ben ömrüm boyunca böyle yaşadım, bu saatten sonra da kimseye boyun eğecek değilim. Bu topraklara büyük bir barış hakim olacak. O barış mutlaka gelecek. Kimse merak etmesin. Ben Kadir İnanır; halkların kardeşliğine ve büyük barışa tüm kalbimle inanıyorum. Biliyorum, yarın çok büyük zorluklarla karşılaşacağız ama bir biçimde mutlaka bütün bu zorlukları yeneceğiz. Büyük barış mutlaka gelecek, bunda inancım tamdır.

“EN ÖNDE GİDERİM: YETER Kİ ADI ‘BARIŞ’ OLSUN”

Kadir İnanır, en son T24’te konuşmuş, benzer vurgularda bulunmuştu. İnanır, bu söyleşisinde de yeni bir sürecin başlaması durumunda “en önde gideceğini” söyleyerek, “yeter ki adı ‘barış’ olsun” diye kaydetti.

İnanır, 2013-2015 yıllarındaki sürece dair ise “Erdoğan çıkmadı o yola. Erdoğan’ın tek başına yaptığı iş değil o. Sen de bulabilirsin hemen. Selahattin Demirtaş mahkemede açıkladı onu. Mahkeme tutanaklarına girdi. Nisan 2018’deki duruşmada Demirtaş, İmralı’da Abdullah Öcalan ile yaptıkları bir görüşmeye atıfla anlattı. Hatırlarsanız, Demirtaş partisinin İmralı Heyeti’ndeydi. Dedi ki; ‘Benim katıldığım bir toplantıda akil insanlar konuşuldu. Akil insanlar grubu oluşturulmalı denildi. Bu, Öcalan’ın önerisiydi. Ne bizim ne hükümetin önerisiydi. Kim hayata geçirdi, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan. Akil İnsanlar Komisyonu kurdu, ilk toplantısını kendisi Dolmabahçe’de yaptı. Burada tutanakları var, okuyayım size” ifadeleri kullanmıştı.

“OĞLUNUN KEMİKLERİNİ POŞET İÇİNDE ALAN BABANIN FİLMİNİ ÇEKECEĞİM”

İnanır, aynı söyleşisinde Sur’daki sokağa çıkma yasağında yaşamını yitiren ve kemikleri bir torbada babasına teslim edilen Hakan Arslan’a dair soruya da şu yanıtı vermişti: “Sur’da oğlunun kemiklerini poşet içinde teslim alan babanın filmini çekeceğim.”

İnanır’ın hayatını anlatan “Kuzeyden Gelen Adam” belgeseli, 15 Nisan 2025’te 44. İstanbul Film Festivali’nde izleyiciyle buluşmuştu. İnanır belgeselde şöyle demişti:

“BENİM SÖZÜM HALKIN YÜREĞİNDE YANKI BULUR”

“Ben Anadolu’yu bilirim. Karadeniz’in hırçın sularını da, Diyarbakır’ın yakıcı sıcağını da tanırım. Traktör üstünde film çektim, dağlarda yürüdüm, çarşılarda halkla buluştum. Benim yolum sokaktan geçer. Benim sözüm, halkın yüreğinde yankı bulur.”

Belgeselde İnanır’ın “Akil İnsan” olarak yürüttüğü çalışmalar da kapsamlı biçimde ele alınmıştı. Siyasi bir figür değil, halkın içinden bir yurttaş olarak o süreçte yer aldığını vurgulayan İnanır, barışın yanında durma kararını şu sözlerle anlatıyor:

×Sözüm belliydi: Barıştan yana olacaktım. İnsanlar ölürken susamazdım. Karadeniz’den Güneydoğu’ya, doğudan batıya gezdim. İnsanların gözlerinin içine baktım. Öfkeli, umutsuz, yorgun ama bir o kadar da barışa susamıştılar. Sustukça acılar büyüyordu. Ben konuşmayı seçtim.

O masaya otururken bir sanatçı değil, bu ülkenin evladı olarak oturdum. Eleştirildim, hedef gösterildim ama inandığım yoldan sapmadım. Çünkü biliyorum ki, barış için konuşmayanlar, savaşın tarafı olurlar. Ben ise her zaman barışın yanında durdum, duracağım.

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz