BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

MİA-FED’in Demokratik İslam Konferansı

"Din, iktidarın değil toplumun vicdanı olmalıdır"

MİA-FED’in Demokratik İslam Konferansı

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

MİA-FED’in Diyarbakır’da düzenlediği Demokratik İslam Konferansı’na mesaj yollayan Abdullah Öcalan, kadın özgürlüğünü dışlayan, doğayı sınırsız sömürü nesnesi olarak gören ve halklar arasında düşmanlık üreten hiçbir anlayışın İslamın özünü temsil edemeyeceğine vurgu yaptı.

HABER MERKEZİ- Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu’nun (MİA-FED) “Demokratik İslam: İnançta samimiyet, toplumda özgürlük” sloganıyla düzenlediği Demokratik İslam Kongresi’nin üçüncü büyük konferansı Diyarbakır’da başladı. İki gün sürecek konferansta din, adalet, özgürlük ve barış başlıkları ele alınıyor.

ÖCALAN’IN MESAJI OKUNDU

Abdullah Öcalan da konferansa mesaj gönderdi. Mesajın Kürtçesini Emin Ay, Türkçesini ise Hatice Şeker okudu.

Öcalan mesajında, Hz. Muhammed’in öncülüğünde ortaya çıkan ilk İslam toplumunun, iktidarcı devletçi uygarlığın dayattığı sınıflaşma, sömürü ve kabileci tahakküme karşı güçlü bir demokratik toplum hamlesi olarak geliştiğine vurgu yaptı.

Emeviler’le başlayan süreçte ise dinin ahlaki ve toplumsal bir yaşam sistemi olmaktan uzaklaştırılarak devletin meşruiyet aracına dönüştürüldüğüne işaret eden Öcalan, “Böylece İslam’ın demokratik ve özgürlükçü damarları zayıflatılmıştır. Günümüzde gerek resmi devlet İslam’ı gerekse iktidarı hedefleyen çeşitli mezhepçi yapılanmalar, bu tarihsel sapmanın farklı biçimlerdeki devamı niteliğindedir” ifadelerini kullandı.

MEDİNE VESİKASI VURGUSU 

Demokratik İslam anlayışının, İslam’ın özündeki ahlaki, vicdani ve özgürlükçü değerlere yeniden dönüş anlamına geldiğini belirten Öcalan, Medine Veskikası referansını verdi:

דMedine Vesikası, farklı inançların, kimliklerin, kültürlerin ve toplulukların kendi özgünlüklerini koruyarak ortak yaşam ilkelerinde buluşmalarını sağlayan demokratik bir toplumsal sözleşmedir. Bu yönüyle insanlık tarihinin ilk çoğulcu ve demokratik birlik modellerinden biridir.

Gerçek cihad, insanın kendi nefsindeki iktidar eğilimlerine, bencilliğe, tahakküm arzusuna ve her türlü zulüm biçimine karşı yürüttüğü sürekli özgürleşme mücadelesidir. En büyük mücadele, insanın kendisini dönüştürme ve hakikatle buluşturma mücadelesidir. Özeleştiri kültürü olmadan ne bireysel ne de toplumsal özgürlük gelişebilir.”

‘KADIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ DIŞLAYAN ANLAYIŞ İSLAM’IN ÖZÜNÜ TEMSİL EDEMEZ’

“Bugün ihtiyaç duyulan şey, İslam’ı devletin, iktidarın ve sermaye güçlerinin hizmetine sunmak değil, onu yeniden ahlaki toplumun, demokratik siyasetin ve özgür yaşamın hizmetine kazandırmaktır. Din, iktidarın değil toplumun vicdanı olmalıdır” ifadelerini kullanan Öcalan,

“Kadın özgürlüğünü dışlayan, doğayı sınırsız sömürü nesnesi olarak gören ve halklar arasında düşmanlık üreten hiçbir anlayış İslam’ın özünü temsil edemez. Demokratik İslam; kadın özgürlüğünü, ekolojik yaşamı, toplumsal dayanışmayı ve halkların kardeşliğini esas alan ahlaki bir yaşam perspektifidir” dedi.

İSLAM ADI ALTINDA YAPILAN KİRLİ İŞLERİ GÖSTERMEK LAZIM

Konferansın açılış konuşmasını yapan MİA-FED Eşbaşkanı Perva İnal, din, adalet ve özgürlük kavramlarının birbirini tamamladığını belirterek, İslam’ın özünde adalet, barış ve özgürlük anlayışının bulunduğunu söyledi.

İnal, konferansın amacının İslam’ın temel değerlerini görünür kılmak olduğunu ifade ederek, “İslam adı altında yapılan kirli işleri gösterelim, bu konferansta iyi şeyler ortaya çıkaralım istiyoruz” dedi.

HÜDA KAYA: BARIŞ BİREYİN KENDİ İÇİNDE BAŞLAR

Konferansın ilk konuşmacılarından eski HDP milletvekili Hüda Kaya, kalıcı barışın yalnızca siyasal anlaşmalarla sağlanamayacağını savundu.

Barışın bireyin kendi vicdanı ve iç dünyasıyla kurduğu ilişkiyle başladığını söyleyen Kaya, günümüzde yaşanan krizlerin yalnızca devletler arasında değil, insanların kendi iç dünyalarında da yaşandığını ifade etti.

Kadınların barış süreçlerindeki rolüne dikkat çeken Kaya, kadınların toplumsal barışın kurucu aktörleri olduğunu belirterek, “Kadın barışın misafiri değil, sahibidir” dedi.

ÇETİN ARKAŞ: AHLAK TOPLUMUN TEMELİDİR

Konuşmacılar arasında yer alan ve uzun yıllar cezaevinde kalan Çetin Arkaş ise ahlakın toplumsal yaşamın temel unsuru olduğunu söyledi.

Kürtlerin tarih boyunca kimlik ve kültürel haklar konusunda yaşadığı sorunlara değinen Arkaş, Ortadoğu’daki sorunların çözümünde bölgenin kendi toplumsal dinamiklerinin söz sahibi olması gerektiğini savundu.

Arkaş, toplumsal değerlerin korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Doğan Hatun ve DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz’ün konuşmalarıyla devam eden konferans farklı başlıklardaki oturumlarla bugün ve yarın devam edecek.

Benzer Haberler

Onlarca kişi yaralandı

Kütahya'da yolcu otobüsü devrildi

AKP önergesi kabul edildi

Meclis'in çalışma süresi uzatıldı

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz