Almanya’nın Bonn kentinde tamamlanan ara iklim müzakerelerinde jeopolitik gerilimler, fosil yakıtlardan çıkış süreci ve iklim finansmanı konularındaki anlaşmazlıklar COP31’i gölgeledi.
HABER MERKEZİ- Kasım ayında Türkiye’de gerçekleştirilecek 31’inci Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde dünyanın dört bir yanından müzakereciler, son iki haftadır Almanya’nın Bonn kentinde bir araya geldi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekretaryası’nın merkezindeki teknik görüşmelerde iklim finansmanı, fosil yakıtlardan çıkış, bilimsel verilerin karar alma süreçlerindeki rolü ve adil enerji dönüşümü başlıkları ele alındı.
Toplantının kapanışında konuşan BM İklim Değişikliği İcra Sekreteri Simon Stiell, tarafların birçok başlıkta ilerleme sağladığını ancak uluslararası siyasi krizlerin müzakere masasına da yansıdığını söyledi.
Stiell, “Bazı alanlarda kayda değer ilerleme sağladık. Ancak bazı konularda isteksizlik ve tıkanıklıklarla karşılaştık. Jeopolitik gerilimlerin bu koridorlara kadar taşındığını gördük” ifadelerini kullandı.
FOSİL YAKITLARDAN ÇIKIŞ TARTIŞMALARIN MERKEZİNDE
Bonn görüşmelerinin en kritik gündemlerinden biri, küresel ısınmanın başlıca nedeni olan kömür, petrol ve doğal gaz kullanımının nasıl azaltılacağı oldu.
Birçok ülke düşük karbonlu ekonomiye geçiş konusunda daha güçlü adımlar atılmasını savunurken, büyük fosil yakıt üreticisi ülkelerin müzakerelerde direnç göstermesi ilerlemeyi zorlaştırıyor.
Bu nedenle COP31’de fosil yakıtlardan çıkış sürecinin yine en tartışmalı başlıklardan biri olması bekleniyor.
Stiell, toplantının açılışında yaptığı konuşmada iklim krizini insanlığın birlikte çözmeye çalıştığı en büyük küresel sınama olarak nitelendirerek, tüm ekonomilerin ve toplumların bu mücadelede ortak çıkarı bulunduğunu vurgulamıştı.
FOSİL YAKITÇI TÜRKİYE’DEN ELEKTRİFİKASYON HEDEFİ
COP31’e ev sahipliği yapacak Türkiye ise enerji dönüşümüne ilişkin yeni bir hedef önerisi sundu. Buna göre ülkelerin 2035 yılına kadar enerji talebinin en az yüzde 35’ini elektrikle karşılaması hedefleniyor. Bugün bu oran küresel ölçekte yaklaşık yüzde 20 seviyesinde bulunuyor.
Ancak uzmanlar, elektrifikasyonun tek başına yeterli olmayacağına dikkat çekiyor. Elektrik üretiminin yenilenebilir ve düşük karbonlu kaynaklardan sağlanması, iklim hedeflerinin gerçekleşebilmesi açısından belirleyici görülüyor.
İKLİM FİNANASMANI ANLAŞMAZLIK KONUSU
Bonn’daki görüşmelerde en sert tartışmalardan biri de iklim finansmanı alanında yaşandı.
Geçen yıl düzenlenen COP30’da gelişmiş ülkeler, iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamak için ayrılan finansmanı 2035 yılına kadar üç katına çıkarma taahhüdünde bulunmuştu.
Ancak sivil toplum kuruluşlarına göre bu sözün nasıl yerine getirileceğine ilişkin somut ilerleme sağlanabilmiş değil.
Uzmanlar, enerji güvenliği, Orta Doğu’daki çatışmaların ardından yaşanan jeopolitik gerilimler ve küresel ekonomik belirsizliklerin iklim diplomasisini giderek daha karmaşık hale getirdiğini belirtiyor.
Bonn’da tamamlanan teknik müzakereler, kasım ayında Türkiye’de yapılacak COP31 için önemli bir hazırlık niteliği taşıyor. Ancak tarafların özellikle fosil yakıtlardan çıkış, iklim finansmanı ve adil enerji dönüşümü konularındaki görüş ayrılıklarını aşamaması halinde, zirvede zorlu pazarlıkların yaşanması bekleniyor.







