BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

DEM Parti’den “hakikatlerle yüzleşme” çağrısı

111 yıllık kılıç yarası: Seyfo Katliamı

DEM Parti’den “hakikatlerle yüzleşme” çağrısı

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Yaklaşık 300 bin Süryani’nin katledildiği Seyfo Katliamı’nın 111. yıldönümüne ilişkin DEM Parti’den yapılan açıklamada, “Kalıcı barışın ve toplumsal adaletin yolu hakikatlerle yüzleşmekten geçer” denildi. Eş Genel Başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları ise, “Ortak ve onurlu bir gelecek, ancak hakikatle yüzleşerek kurulabilir. Seyfo ile yüzleşilsin” çağrısında bulundu.

HABER MERKEZİ – Bugün Süryanilerin 1915’te her türlü insanlık dışı uygulamalara maruz kaldığı Seyfo Katliamı‘nın başlamasının 111’inci yıldönümü.

×Birinci Dünya Savaşı sırasında Mezopotamya coğrafyasında uğradığı bu katliam, Süryanicede “kılıç” manasına gelen “seyfo” adıyla tarih sayfalarına geçti.

DEM PARTİ: ADALETİN YOLU YÜZLEŞMEKTEN GEÇER

DEM Parti‘den yapılan yazılı açıklamada, “Aradan 111 yıl geçmiş olmasına rağmen Seyfo’nun yarattığı acılar hafızalardaki yerini korumaktadır. Hakikatle yüzleşilmediği, adalet tesis edilmediği ve tarihsel sorumluluk kabul edilmediği sürece bu acılar kuşaktan kuşağa taşınmaya devam edecektir. Süryani halkı yalnızca geçmişte yaşadığı büyük yıkımın tanınmasını değil; aynı zamanda bugün kendi diliyle, inancıyla ve kültürüyle eşit yurttaşlar olarak yaşamayı talep etmektedir. Bu, demokratik bir toplumun ve ortak yaşamın gereğidir. Halkların, inançların ve kültürlerin yüzyıllardır iç içe yaşadığı Mezopotamya ve Anadolu coğrafyasında kalıcı barışın, demokratikleşmenin ve toplumsal adaletin yolu hakikatlerle yüzleşmekten geçmektedir. Geçmişin inkarı yeni yaralar üretirken, yüzleşme ve adalet ortak geleceğin kapısını aralar” denildi.

EŞ GENEL BAŞKANLAR: SEYFO İLE YÜZLEŞİN

X hesabında açıklama yapan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “111 yıl önce gerçekleşen Seyfo, Süryani halkının hafızasında derin izler bırakan bir sürgün ve katliamdı. Süryani halkının hakikatle yüzleşme, adalet ve tarihsel sorumluluğun kabulü talepleri güncelliğini koruyor. Süryani halkının adalet ve yüzleşme talebini sahipleniyor, Seyfo’da yaşamını yitirenleri saygıyla anıyorum” dedi.

Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları ise, yaptığı açıklamada, “Seyfo’nun 111. yıl dönümünde Süryani halkının yüzyılı aşan acısını paylaşıyor; katledilen canları saygıyla anıyorum. Bir halkın hafızası inkârla silinemez. Ortak ve onurlu bir gelecek, ancak hakikatle yüzleşerek kurulabilir. Seyfo ile yüzleşilsin!” çağrısında bulundu.

×TÜRKİYE’NİN 111 YILDIR TANIMAKTA DİRENDİĞİ KILIÇ YARASI: SEYFO

Mezopotamya uygarlığının en kadim halklarından biri olan Süryaniler, tarih boyunca farklı dönemlerde çeşitli egemen güçlerin baskı, saldırı ve yok etme politikalarına maruz kaldı. Bu yıkımın en ağır ve sistematik örneği ise, I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı-Türk yönetimi tarafından uygulanan 1915 Soykırımı’yla yaşandı.

1915 ve sonrasındaki süreç, yalnızca Ermeni halkı için değil, Süryani, Asuri, Arami, Keldani ve diğer Hristiyan topluluklar için de bu coğrafyanın en karanlık dönemlerinden biri oldu. Bu dönemde, “tek din, tek dil, tek ulus” anlayışıyla yürütülen Müslümanlaştırma ve Türkleştirme politikaları çerçevesinde, Mezopotamya’da yaşayan Hıristiyan halklar kitlesel olarak katledildi, sürgün edildi ve asimile edilmeye çalışıldı.

Hıristiyanlığı kabul eden ilk halklardan olan Süryaniler, Bethnahrin (Mezopotamya) coğrafyasının en eski ve köklü topluluklarından biriydi. Ancak 1915 yılında kılıç ve hançerlerle gerçekleştirilen katliamlarla yüz binlerce Süryani hayatını kaybetti. Bu yüzden Süryaniler, 1915 soykırımını “Seyfo” (Süryanice’de “kılıç”) olarak adlandırır ve her yıl 15 Haziran’da katledilenleri anmaya devam ederler.

Seyfo, yalnızca bir katliam değil, aynı zamanda Süryani halkına yönelik dil, kültür ve kimlik temelli bir yok etme politikasıydı. Yaklaşık 700 bin kişilik nüfusun üçte ikisi hayatını kaybetti ya da kimliğini kaybetmeye zorlandı. 300 bin kişi doğrudan katledildi, 200 bini zorla Müslümanlaştırıldı veya kimliksizleştirildi. Binlerce kadın ve çocuk şiddet, tecavüz ve istismara uğradı. Hayvanlar dahi öldürüldü; doğa, yaşam, kültür – her şey hedef alındı.

Seyfo’dan sağ kalanlar, ya topraklarını terk etmek zorunda kaldı ya da kimliğini gizleyerek hayatta kalmaya çalıştı. Bugün Bethnahrin bölgesinde yaşayan Süryani sayısı 200 binin altına düşmüş durumda.

Üzerinden 111 yıl geçmiş olmasına rağmen, Süryanilere yönelik baskılar ve kültürel yok sayma politikaları hâlâ sürüyor. Binlerce mülk, kilise ve manastır gasp edilirken, bazı kiliseler “satılık” ilanlarıyla gündeme geldi. “Define var” gerekçesiyle yapılan sözde yasal kazılarla ibadet yerleri tahrip edildi, mezarlıklar yok edildi, kiliseler yakıldı, yıkıldı, hatta ahıra çevrildi.

En büyük tahribatlardan biri ise dil ve kimlik alanında yaşandı. Seyfo’nun ardından Süryanice eğitim veren tüm okullar kapatıldı, yakıldı. Bu nedenle Süryanice, bugün yok olma tehlikesi altındaki diller arasında yer alıyor. Ancak Turabdin bölgesinde yaşayan ve büyük ölçüde Avrupa’ya göç etmiş Süryaniler, tüm baskı ve imkânsızlıklara rağmen, Süryaniceyi ve kültürel miraslarını yaşatmak için direnmeye devam ediyor.

Ermeni Soykırımı ile birlikte yürütülen bu sürecin Süryanilere etkisi, uluslararası hukuk ve tarih yazımı açısından henüz tam anlamıyla tanınmamıştır. 2007 yılında İsveç Parlamentosu, Seyfo’yu soykırım olarak tanıyan ilk kurumsal yapı olmuştur.

Benzer Haberler

4 hafta önce tutuklandılar

NATO tutukluları tahliye edildi

Onlarca kişi yaralandı

Kütahya'da yolcu otobüsü devrildi

AKP önergesi kabul edildi

Meclis'in çalışma süresi uzatıldı

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz