ABD ile İran arasında anlaşmaya varıldığının açıklanmasının ardından dünya liderlerinden de açıklamalar geliyor. Yapılan açıklamalarda, Hürmüz Boğazı’nın açılacak olması memnuniyetle karşılanırken, varılan anlaşmanın kalıcı barış için önemli bir adım olduğuna vurgu yapıldı.
HABER MERKEZİ – 28 Şubat’ta ABD ile İsrail’in saldırılarıyla başlayan İran savaşında 107 günün ardından anlaşmaya varıldı. Anlaşma 19 Haziran’da İsviçre’de taraflarca imzalanacak.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, “Amerika Birleşik Devletleri ile İran İslam Cumhuriyeti arasında bir Barış Anlaşmasına varıldığını memnuniyetle duyuruyoruz” dedi. Şerif, açıklamasında Katar, Türkiye ve Suudi Arabistan’a teşekkür etti.
Şerif “Çatışmaya diplomatik bir çözüm bulunması yönündeki kararlılıkları nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri ve İran İslam Cumhuriyeti’ne teşekkür ediyoruz. Ayrıca bu arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılmasına verdikleri destekten dolayı kardeşimiz Katar Devleti’nin büyük liderliğine içten teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bunun yanı sıra Suudi Arabistan Krallığı’nın ileri görüşlü liderliğine ve Türkiye Cumhuriyeti’ne bu süreçte yaptıkları önemli katkılar nedeniyle özellikle teşekkür etmek isterim” açıklaması yaptı.
İran ve ABD anlaştı: İmzalar 19 Haziran’da atılacak
Şerif’in açıklamasının ardından dünyadan tepkiler gelmeye başladı.
ERDOĞAN’DAN SABOTAJLARA KARŞI DİKKATLİ OLMA ÇAĞRISI
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “ABD ve İran arasında varılan mutabakatı, bölgemizde sulh-u sükunun hakim kılınması adına önemli bir gelişme olarak görüyor, memnuniyetle karşılıyorum” açıklaması yaptı.
Tüm dünyanın uzun süredir ihtiyaç duyduğu bu haberin bölgede kalıcı huzur ve güven ortamının tesisine vesile olmasını yürekten temenni ettiğini kaydeden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“İmzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak söylem, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum. Bu neticenin alınmasında ABD ve İran liderlikleri başta olmak üzere müstesna ara buluculuk gayretleri için Pakistan’a teşekkür ediyorum. Ayrıca Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik girişimlere sağladıkları desteği takdirle karşıladığımı ifade etmek istiyorum. Türkiye olarak bölgemizde barışın, istikrarın ve huzurun tesisine yönelik her türlü çabayı desteklemeye, diplomasi ve uluslararası hukuk temelinde kalıcı çözümlere katkı sunmaya devam edeceğiz.”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İran arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. Fidan, “Mutabakatın sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi ve bölgesel barış ile güvenliğin korunması açısından ilgili tüm ülkelerin sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesi büyük önem taşımaktadır” dedi.
FİDAN, ERKAÇİ İLE GÖRÜŞTÜ
Öte yandan ABD ile varılan ateşkes anlaşmasının ardından İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, telefonla görüştüğü Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a teşekkür etti.
Bakan Fidan, varılan mutabakata ilişkin duyduğu memnuniyeti dile getirerek sürece ilişkin tamamlayıcı görüşmelerin de olumlu bir neticeye ulaşmasını umduğunu aktardı.
Mutabakatı akamete uğratmaya yönelik kışkırtmalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Fidan, Türkiye’nin bölgede barış, huzur ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik katkılarını kararlılıkla sürdüreceğini belirtti.
KALIN: TEMKİNLİ BİR BEKLEYİŞ İÇERİSİNDEYİZ
MİT Başkanı İbrahim Kalın da anlaşmaya ilişkin “Temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak” dedi.
Kalın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Dün akşam Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında anlaşmanın var olduğuna dair haber hepimiz tarafından memnuniyetle karşılandı,” diyen Kalın, “Ama temkinli bir bekleyişin içerisindeyiz. Zira önümüzdeki süreçte müzakerelerde asıl konuların ele alındığı, tartışıldığı, müzakere edildiği zorlu bir süreç olacak.
Bu süreçte destek veren başta Pakistan ve Katar olmak üzere bu konuda kararlılık gösteren tüm ülkeleri ve liderlerini kutluyoruz. Umarız bundan sonraki süreç barışın inşası olur ve Ortadoğu’da kalıcı barışın tesisi için önemli bir adım olur.”
KATAR: ÖNEMLİ BİR ADIM
Katar, ABD ile İran arasında iki ülke arasındaki ihtilaflı konuların çözümüne yönelik mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya varılmasını memnuniyetle karşıladığını bildirdi.
Katar Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, özellikle Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer serbestisinin güvence altına alınmasını da içeren mutabakatın, kalıcı barışın güçlendirilmesi ve bölgesel ile küresel ekonomik büyümenin desteklenmesi açısından önemli bir adım olduğu ifade edildi.
GUTERRES: BARIŞÇIL ÇÖZÜM YOLUNDA KRİTİK BİR ADIM
BM Genel Sekreter Sözcülüğü ofisinden yazılı açıklama yapıldı.
Açıklamada, “Genel Sekreter, ABD ve İran’ın derhal ve kalıcı bir ateşkes, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve daha fazla müzakere için bir çerçeve sağlayan bir barış anlaşması üzerinde mutabakata vardıklarını duyurmaktan memnuniyet duyar” ifadelerine yer verildi.
Bunun, çatışmanın barışçıl çözümü yolunda kritik bir adım olduğu belirtilen açıklamada, “Genel Sekreter, barış anlaşmasına yol açan müzakereleri desteklemede Pakistan, Katar, Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye ve diğer bölgesel ülkelerin oynadığı yapıcı rol için derin takdirini ifade eder” denildi.
İNGİLTERE: ARTIK HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN AÇIK KALMASINA ODAKLANMAK GEREK
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD ile İran arasında bir barış anlaşmasına varılmasından memnuniyet duyduğunu belirterek, artık Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ve açık kalmasına odaklanmak gerektiğini ifade etti.
Trump’ın yanı sıra Pakistan ve Umman gibi ara bulucular ve çözüme katkı sağlayan tüm tarafları tebrik eden Starmer, “Uzun süredir tansiyonun düşmesi çağrısı yapıyoruz. Bu, bizim görmek istediğimiz bir gelişmedir. Artık Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve kalıcı olarak tamamen açık kalmasını sağlamak amacıyla mutabakat zaptının tam olarak uygulanmasına ve nükleer anlaşmanın ayrıntılı unsurlarının nihai hale getirilmesine odaklanmak gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.
Starmer, teknik görüşmelere her türlü desteği vermeye hazır olduklarını vurgulayarak, “Bizim önceliğimiz kalıcı ve güvenilir bir barışın sağlanmasıdır. Buna destek vermek için uluslararası ortaklarımızla birlikte çalışacağız” ifadesini kullandı.
İran’ın nükleer programıyla ilgili verdiği taahhütleri eksiksiz şekilde uygulamasının önemli olduğunun altını çizen Starmer, “İngiltere’nin uzun süredir değişmeyen kararlı tutumu, İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasının gerektiği yönündedir” açıklamasında bulundu.
AB, MEMNUNİYETLE KARŞILADI
ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı memnuniyetle karşılayan Avrupa Birliği, taraflara mutabakatın hızlı ve eksiksiz uygulanması çağrısı yaptı. AB, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının ve Orta Doğu’da kalıcı barış için yeni müzakerelerin başlamasının öncelikli olduğunu vurguladı.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, yaptığı açıklamada anlaşmanın Hürmüz Boğazı’nın derhal yeniden açılmasını ve geçiş ücretleri olmaksızın deniz trafiğinin serbest hale gelmesini sağlaması gerektiğini belirtti. Von der Leyen, bunun hem bölgesel istikrar hem de küresel ekonomi açısından hayati önem taşıdığını ifade etti.
AB, anlaşmanın Orta Doğu’da barış ve güvenliğe ilişkin daha geniş kapsamlı görüşmelerin önünü açabileceğini de değerlendirdi. Açıklamada, sürecin İran’ın nükleer ve balistik füze programlarının sona erdirilmesine ve bölgeyi istikrarsızlaştırdığı belirtilen faaliyetlerin durdurulmasına katkı sunması gerektiği kaydedildi.
Lübnan’a da özel vurgu yapılan açıklamada, ülkenin çatışmaların merkezinde kalmaya devam ettiği sürece bölgede kalıcı bir barışın sağlanamayacağı belirtildi. Avrupa Birliği, tüm taraflara Lübnan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme ve kalıcı bir ateşkes için adım atma çağrısında bulundu.
İSPANYA: SAVAŞIN BİR BAŞARISIZLIK OLDUĞUNUN GÖSTERGESİ
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD ile İran arasındaki mutabakatı “savaşın bir başarısızlık olduğunun göstergesi” olarak değerlendirdi.
Sanchez, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatla ilgili “Kutlayalım ama unutmayalım. Ve bir kez daha ve sonsuza dek savaşın başarısızlık olduğunu öğrenelim. Diyalog ve diplomasi tek yoldur” ifadesini kullanan Sanchez, şu değerlendirmede bulundu:
“Çoğu sivil 7 bin 400’den fazla ölü, yüzlerce ev, okul ve hastane yıkıldı. Avrupa da dahil olmak üzere yaygın fiyat artışları ve milyarlarca avroluk kayıplar. İşte İran’daki çatışmanın bedeli bu. Açıklanan barış anlaşmasının bu anlamsızlığa son vereceğine, tüm taraflarca saygı duyulacağına ve Orta Doğu’da yeni bir dönemin başlangıcı olacağına inanıyoruz.”







