Ceren Sözeri
Bundan dört-beş yıl önce sevgili meslektaşım Duru Su Kadıoğlu ile Twitter’da örgütlü, kendilerine “nafaka mağdurları” adını veren grupları izlemeye başlamıştık. İki büyük grup vardı bunlardan ilki Süresiz Nafaka Mağdurları Platformu (SNM) diğeri de Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu (BIA). Üye sayıları çok olmamakla birlikte çıkardıkları ses epey yüksekti, çünkü medyada kendilerine hatırı sayılır bir destek mevcuttu.
Öncelikle kavramlara açıklık getirmek gerekiyor. Boşanma aşamasında taraflardan birinin ve çocukların mağdur olmaması için “tedbir” nafakası verilebiliyor. Çocukların bakım ve ihtiyaçları için bağlanana “iştirak nafakası” deniyor, ki kadınların pek çoğu bu iştirak nafakasından dahi mahrum. Tartışmaya konu olan, süresiz nafaka olarak adlandırılan “yoksulluk nafakası” ise taraflardan birinin (kadın olması şart değil) boşanma sonrası yoksulluğa düşmesi halinde, eğer diğer taraftan daha ağır bir kusuru yoksa ve talep edilirse bağlanıyor. Ancak sanıldığı gibi süresiz değil yoksulluğa düşenin iş bulması, evlenmesi ya da “haysiyetsiz bir hayat sürmesi” durumunda mahkeme kararıyla kaldırılabiliyor.






