Ecehan Balta
Bonn’da içinde bulunduğumuz günlerde yapılan BM iklim görüşmeleri (SB64), önümüzdeki dönem iklim rejiminin yönünü belirleyecek. Hangi başlığın güçleneceği, finansman taahhütlerinin gerçek bir mekanizmaya dönüşüp dönüşmeyeceği bu görüşmelerde ortaya çıkacak.
Bu yıl Bonn toplantıları ayrıca önem taşıyor. Kasım 2026’da yapılacak COP31’in Antalya’da düzenlenecek olması, Bonn’da yürüyen tartışmaları Türkiye açısından daha kritik hale getiriyor. İklim finansmanı, uyum, adil geçiş, kayıp ve zarar ve fosil yakıtlardan çıkış başlıkları Antalya’ya giden sürecin ana eksenlerini oluşturuyor.
Bonn’daki en önemli tartışmalardan biri adil geçiş. Bu kavramın içeriği üzerinde güçlü bir siyasal mücadele yürütülüyor. Şirketler açısından adil geçiş, fosil yatırımlardan yeşil yatırımlara kâr kaybı yaşamadan geçmek anlamına gelebiliyor. Zengin ülkeler açısından tarihsel sorumluluğu sınırlı maliyetle yönetmenin aracı haline gelebiliyor. Finans çevreleri açısından ise yeni kredi, tahvil ve yatırım piyasaları yaratmanın adı olabiliyor.






