HABER MERKEZİ – Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararına tepkiler sürüyor.
CHP kurultay davasında kritik karar | Mutlak butlan ne demek, süreç nasıl işleyecek?
BAKIRHAN: TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNE MÜDAHALE
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, X hesabında yaptığı açıklamada, “Karar, milyonlarca seçmenin demokratik iradesini ve siyasi tercihini yargı eliyle yok sayma girişimidir. Bu karar yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’nin demokratik geleceğine yönelik bir müdahaledir” dedi.
×Türkiye’nin sağduyuya, istikrara ve uzlaşıya muhtaç olduğu bu kritik dönemde yargıyı siyasi mühendisliğin aracına dönüştürmek kabul edilemez. Demokrasi yargı kararlarıyla değil, halkın iradesiyle ayakta durur. Siyaset kendi mecrasında ve meşruiyet zemininde akmalı; yargı operasyonlarıyla siyasetin seyri değiştirilmemelidir. İktidar, bu yanlış politikadan vazgeçmelidir. Politika özgür olmalı, sonucu sadece halk belirlemelidir.
HATİMOĞULLARI: DEMOKRASİYİ ASKIYA ALMAKTIR
Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise açıklamasında, “Ana muhalefet partisinin mahkeme kararlarıyla dizayn edilmesi demokrasiyi askıya almaktır. Bu da bütün Türkiye demokrasisinin meselesidir. Biz demokratik siyasetin, halk iradesinin ve hukuk devletinin tarafıyız” dedi.
“Seçilmişlerin, delegelerin, üyelerin ve seçmenlerin iradesi yargı eliyle askıya alınamaz. Hukuk, siyasi alanı yeniden düzenlemenin ve muhalefeti şekillendirmenin aparatı haline getirilemez. Siyasetin konuşabilmesi için de partilere, Meclis’e, sandığa, seçilmişlere ve halk iradesine müdahale edilmemelidir. Siyasetin konuşmasını iktidar ve yargı ortaklığı engelleyemez. Türkiye’nin ihtiyacı mahkeme koridorlarında kurulan siyaset değil; toplumun iradesiyle, Meclis zemininde ve demokratik hukuk içinde kurulan siyasettir.”
ERBAKAN: YARGIYLA TASARIMI DOĞRU BULMUYORUZ
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan da X hesabından yaptığı açıklamada, “Siyasetin yargı kararlarıyla tasarımı doğru bulmuyoruz. Demokrasilerde çözüm ve karar mercii, mahkemeler millettir. Siyasi üyelerden çıkmak, ancak seçimle mümkündür; geciktirmeyin, sandığınızı değiştirin, nihai kararı millet verin!” ifadelerini kullandı.
BABACAN: YARGI, SİYASETİ DİZAYN ETMENİN ARACI OLAMAZ
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Başkanlık Kurulu toplantısının ardından mutlak butlan kararına ilişkin açıklama yaptı.
ARIKAN: ONARILMAZ YARALAR AÇILACAKTIR
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Türkiye siyasi tarihinde, siyaseti ve siyasi partilerin geleceğini her zaman ‘milletin vicdanı’ ve ‘iradesi’ belirlemiştir. Yargı eliyle siyasi partilerin güvencesiz hale getirilmesi, demokrasimiz açısından onarılamaz yaralar açacaktır. Partilerin geleceğine ‘mahkeme salonlarında’ değil ‘millet iradesiyle’ sandıkta karar verilir. Söz de, karar da, mühür de MİLLETİNDİR” dedi.
DERVİŞOĞLU: KARARIN KENDİSİ MUTLAK BUTLANDIR
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ise yaptığı açıklamada, “Millet iradesine karşı yapılan demokrasi dışı her türlü müdahaleye sonuna kadar karşıyız” dedi.
Müsavat Dervişoğlu, “Bizim gözümüzde; alınan butlan kararının kendisi mutlak butlandır!” ifadelerini kullandı.
TİP: SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ
Türkiye İşçi Partisi (TİP), kararı tanımadığını açıklarken, yargı eliyle ana muhalefet partisine müdahale edildiğini belirtti. TİP açıklamasında, yargı yoluyla ana muhalefet partisine müdahale edildiği belirtilerek, kararın demokratik değerlere ve hukuk devleti ilkesine zarar verdiği ifade edildi.
Bu karara ve Saray’ın karşı devrimci saldırısına sonuna kadar direneceğiz. Bu kararın çıkmasına vesile olan ve bu süreç üzerinden koltuğa geçmeye niyetlenen herkes Saray’ın kuklasıdır. İktidar icazetiyle CHP koltuğuna geçecek kişiyi siyaseten asla tanımayacağız.
HDK: İRADE GASPI
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) de yaptığı açıklamada, “HDK olarak, irade gaspına ve antidemokratik uygulamalara karşı emeği, barışı ve en geniş demokrasi zeminini savunmaya, yargı eliyle siyasetin dizayn edilmesine karşı demokrasi mücadelesi sürdürenlerle birlikte olmaya devam edeceğiz” dedi.
SOL PARTİ: DARBE
SOL Parti, “Mutlak butlan kararı ile ana muhalefet partisine Saray kayyumu atandı! Bu bir Parti meselesi değil, bu karar fiilen muhalefetsiz ve seçimsiz bir ortamda, Erdoğan’ın fiilen tek aday olduğu bir sandık kurgusunun parçasıdır. Bu darbeye karşı birlik ve dayanışma için mücadele edeceğiz!” ifadelerini kullandı.
YEŞİL SOL PARTİ: DEMOKRATİK SİYASETE MÜDAHALE
Yeşil Sol Parti de yaptığı yazılı açıklamada, kararın iktidarın yargı eliyle siyaseti dizayn etme hamlesi olduğunu belirtti. Açıklamada, “Bu karar, demokratik siyasete açık bir müdahale, halk iradesine yönelik ağır bir vesayet girişimi ve fiili bir yargı darbesidir. Demokrasinin en temel ilkelerinden biri, halkın ve siyasi partilerin kendi iradeleriyle seçtikleri yöneticilerin meşruiyetine saygı duyulmasıdır” ifadelerine yer verildi.
İSTANBUL BAROSU: DEMOKRATİK SİYASAL YAŞAMA DARBE
İstanbul Barosu da yaptığı açıklamada, kararın siyasi partilere ve demokratik siyasal yaşama yönelik tehlikeli bir darbe olduğunu vurguladı. Baronun açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Verilen karar, yalnızca bir siyasi partinin iç meselesi değil; Türkiye’de çok partili siyasal yaşamın, hukuk güvenliği ilkesinin ve anayasal demokrasinin geleceği bakımından son derece ağır sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyan bir gelişmedir.”
İHD: BU BÜYÜK YANLIŞTAN DÖNÜLSÜN
İnsan Hakları Derneği (İHD) de yaptığı açıklamada, “Mutlak butlan kararı sivil siyasete vurulmuş bir darbedir” diyerek tepki gösterdi. Açıklamada, “Karar; sivil siyasete, seçme ve seçilme hakkına ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir. İnsan hakları savunucuları olarak; Cumhuriyet Halk Partisi yöneticilerinin görevden el çektirilmesi sonucunu doğuran bu mutlak butlan’ kararını insan hakları, demokrasi ve hukuk güvenliği ilkelerine tamamen aykırı bulduğumuzu ifade ediyor, Türkiye yargısını bu büyük yanlıştan dönmeye çağırıyoruz” denildi.
TİHV: KARAR KABUL EDİLEMEZ
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), “Mutlak butlan” kararının kabul edilemez olduğunu ifade ederek “Ana muhalefet partisinin 4 Kasım 2023 tarihinden bu yana tüm siyasal faaliyetlerini yok hükmünde kılan bu karar, Türkiye’de siyasal hak ve özgürlüklerin, dolayısıyla siyasal alanın ve demokrasinin de tümüyle yok hükmünde olduğunun ilanıdır. Aslında bu karar, 19 Mart 2025 darbesiyle yeni bir boyut kazanan siyasal alanı tümüyle kapatarak, bir mutlakiyet rejimi inşa etme sürecinin zirve noktasıdır” açıklamasında bulundu.
SENDİKALAR: KAYYUMUN BAŞKA TEZAHÜRÜ
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), yaptığı açıklamada, “Halkın iradesini gasp eden kayyum politikalarının bir başka tezahürü olan bu sipariş karar yok hükmündedir” dedi
TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, yaptığı açıklamada, “Kararla bir kez daha yargı eliyle demokratik süreçlere, halkın iradesine ve siyasete müdahale edilmekte, tüm toplumsal muhalefete gözdağı verilmektedir” ifadelerini kullandı.
DİSK tarafından yapılan açıklamada ise “Halkın seçtiklerini hapse atarak, belediyelere ve en sonunda rakip siyasi partilere kayyum atayarak iktidarlarını sürdürmeye çalışanlar bilsinler ki halktan büyük bir güç yoktur” denildi.







