Dilovası’nda 3’ü çocuk 7 işçinin can verdiği yangınla ilgili davanın duruşması görüldü. Duruşmaya katılan firari sanık Abdurrahman Bayat hakkında tutuklama kararı verildi. Yaşamını yitirenlerin aileleri ise duruşma öncesi adalet taleplerini yineleyerek sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin de yargılanmasını istedi.
HABER MERKEZİ – Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025’te bir parfüm dolum fabrikasında meydana gelen ve 3’ü çocuk, 6’sı kadın 7 işçinin yaşamını yitirdiği yangına ilişkin davanın ikinci duruşması bugün Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde görülmeye başlandı.
8’i tutuklu, 2’si firari 16 sanığın yargılandığı davanın 2’nci duruşması Gebze Adliyesi 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce Kocaeli Cezaevi’de bir salonda görüldü. Duruşmaya hayatını kaybedenlerin aileleri, sanık yakınları ve çok sayıda avukat katıldı. Duruşma kimlik tespitiyle ardından başladı.
TANIK ZEYNEP HÜSEYİN: SİGORTA YAPMADILAR
Yangında sağ kurtulan Zeynep Hüseyin (17), “Fabrikada yaklaşık 2 senedir çalışıyordum. Patlamadan önceki son 6 ayda da çalıştım. Paketleme yapıyordum. İsmail Oransal gelir karışım yapardı. Altınyıldız ve Zara markaların parfümleri üretilirdi. Olay günü paketleme yapıyorduk. O gün ‘okyanus’ yazılı kolonyayı yaparken patlama oldu. Kapıya yakın olduğum için kaçabildim. Hiçbir güvenlik önlemi yoktu. Zabıtalar gelip parfüm alıp giderlerdi. ‘Sigorta yapacağız dediler’ yapmadılar. Günlük 800 lira yevmiye ile çalışırdım. Şikayetçiyim sanıkların cezalandırılmasını istiyorum” dedi.
Sanık Ali Osman Akat’a ait Lactone firmasının logosu Zeynep Hüseyin’e gösterildi. Zeynep Hüseyin, “Markayı biliyorum bu etiketli ürünler de üretirdik” dedi.
FİRARİ ABDURRAHMAN BAYAT HAKKINDA TUTUKLANDI
İddia makamı, firari olup mahkemeye katılan sanık Abdurrahman Bayat’ın tutuklanması için mütalaa verdi. Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Ali Osman Akat’ın şoförü olan Bayat hakkında tutuklama kararı verdi.
Sanık İsmail Oransal ve Aleyna Oransal’a aralarındaki telefon yazışmaları soruldu. Mahkeme heyeti, Aleyna Oransal’a “Lykke” isimli Whatsapp grubunu sordu. Aleyna Oransal ise grubu şirket kurulurken kurduklarını ifade etti. Mahkeme heyeti, Aleyna Oransal’a grupta konuşulan konuşmaları da sordu.
Ardından tanık olarak Kocaeli Emniyeti’nde görevli 2 polis dinlendi. Asayiş Şube Cinayet Büro’da görevli olan polis, Onay Yörüklü’nün kendilerini arayıp sanıkların yerini ihbar ettiğini söyledi. Son olarak mahkeme heyeti, kalan tanıkları dinlemek için duruşmayı yarına erteledi.
DURUŞMA ÖNCESİ AÇIKLAMA: ‘KAMU GÖREVLİLERİNİ KİM KORUYOR?’
Duruşma öncesinde yaşamını yitiren işçilerin aileleri ve avukatları açıklama yaptı. Aileler adına açıklamayı Tuba Gülek Laç yaptı.
İlk duruşmada sanıkların sorumluluk almadığını ifade eden Laç, “Asli sorumlular ne kadar itibarlı ve basiretli iş insanları olduklarıyla, yaptıkları ihracatlarla övünmüş; katliamın sorumluluğunu üstlendiklerini ya da yaşananlardan dolayı üzüntü duyduklarını gösteren bir tutum almamışlardır. Aksine tüm sorumluluğu cezaevinde ölen Kurtuluş Oransal’a ve katliamda ölen Tuncay Yıldız’a yükleme gafletinde bulunmuşlardır” diye konuştu.
Soruşturma sürecinin eksik ve taraflı yürütüldüğünü söyleyen Laç, kamu görevlileri hakkında işlem yapılmamasına tepki gösterdi. Laç, şunları dile getirdi:
“Kaçak binaya yıkım emri verip uygulamayanlar, şikayetlere rağmen denetim yapmayan Çalışma Bakanlığı müfettişleri ve belediye yetkilileri neden hala görevlerinin başındalar? Gerekçeleriyle birlikte isim isim savcılığa sorumlular listesi vermemize rağmen neden hala ifadeye bile çağrılmadılar? Kamu görevlilerini kim koruyor?”
Yangının çıktığı fabrikaya yakın İŞKUR’da çalışanların ve belediye yetkililerinin halen görevde olduğunu hatırlatan Laç, “Dilovası Belediyesindeki sorumlular hakkında, bakanlıklardaki sorumlular hakkında neden hala soruşturma izni verilmedi?” diye sordu.
‘SORUMLULAR DAHA FAZLA’
Sadece şirket sahipleri ve iş güvenliği uzmanlarının yargılanmasının yeterli olmadığını belirten Laç, “Biz biliyoruz ki sorumlular daha fazla. Ravive ve Lykke Kozmetik ile iş yapan, bu sömürü düzeninden kar sağlayan Ali Osman Akat ile Lider Kozmetik ve Rebul Kozmetik gibi firmalar bu can pazarının doğrudan sorumlusudur” dedi.
Duruşmanın cezaevi kampüsünde görülmesine de tepki gösteren Laç, “Duruşma güvenlik bahanesiyle adliyeden alınarak buraya getirildi. Bu davanın toplumun gözünden kaçırılmak istendiğinin kanıtıdır” dedi.
Açıklamanın sonunda Laç, “Vardiya amirinden belediye başkanına, marka sahiplerinden müfettişlere kadar her bir sorumlunun hesap vermesini istiyoruz. Davamızı cezaevi kampüslerine de götürseniz, dünyanın öbür ucuna da götürseniz adalet arayışımızdan vazgeçmeyeceğiz” dedi.
NİSANUR’UN BABASI ADALET BAKANINA SESLENDİ: KIZIMI GERİ VERİN
Yangında hayatını kaybeden 15 yaşındaki Nisanur Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir, Adalet Bakanına seslenerek adalet talebini dile getirdi. Taşdemir, “Ben Adalet Bakanına sesleniyorum; benim hakkımı versin, kızımı geri versin. Ben devletten para istemiyorum. Adam benim evladımı yaktı, ben diyorum ki o da cezasını çeksin” dedi.
ŞENGÜL YILMAZ’IN KARDEŞİ: BİZE NEDEN ADALET YOK?
Yaşamını yitiren Şengül Yılmaz’ın kız kardeşi Emine Bulut da, tepkiliydi ve şöyle konuştu:
“İnşallah adalet yerini bulur ama bizi sürekli süründürüyorlar. Neden yakın yerlerde değil? Biz ölmüşlerimizin yasını tutamadan buralara sürünmek zorunda kalıyoruz. Bize neden adalet yok? Bu ölen insanlar emekçiydi. Suç onların mı oluyor da biz onların ayaklarına gidiyoruz? Devletten adalet bekliyorum.”







