DEM Parti Milletvekili Uysal’ın faili meçhul cinayetlerle ilgili önergesinde geçen “Kürt illeri” ifadeleri, Meclis Başkanlığı’nca “kaba ve yaralayıcı” bulundu. Uysal sordu: “Kaba ve yaralayıcı olan; Kürt illerinde yaşananları adlandırmak mı, devlet arşivlerinin kapalı tutulması mı?”
HABER MERKEZİ – DEM Parti Milletvekili Newroz Uysal Aslan, faili meçhul cinayetler, gözaltında zorla kaybetmeler ve cezasızlık dosyalarının araştırılması için 27 Nisan’da Meclis’e Araştırma Önergesi verdi. Meclis Başkanlığı 18 Mayıs’ta önergeye dair geri dönüş yaptı.
Meclis Başkanlığı, önergede yer alan “Kürt illeri” belirlemesini, “kaba ve yaralayıcı” bularak, önergeyi geri gönderdi ve bu sözlerin düzeltilmesini veya değiştirilmesini istedi.
Konuya ilişkin yazılı açıklama yapan Uysal, “Önergemizde ‘kaba ve yaralayıcı’ olan tek bir söz yoktur, Sadece inkarla, suskunlukla, cezasızlıkla örülmüş ağır hakikatler vardır. Kaba ve yaralayıcı olan; Kürt illerinde yaşananları adlandırmak mı, yoksa annelerin elinde sararmış fotoğraflarla yıllardır adalet aramasına rağmen devlet arşivlerinin kapalı tutulması mı?” diyerek, tepki gösterdi.
İade kararının yalnızca bir önergenin geri gönderilmesi anlamına gelmediğini belirten Newroz Uysal Aslan, iadenin aynı zamanda Kayıplar Haftası’nda kayıp yakınlarına, Cumartesi Annelerine ve hakikat arayan tüm topluma verilmiş politik bir mesaj olduğunu kaydetti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in “Adalet zamanaşımına uğramaz” açıklamasına atıfta bulunan DEM Parti Milletvekili Newroz Uysal Aslan, açıklamasında, “Madem adalet zamanaşımına uğramaz; o hâlde bu ilke yalnızca seçilmiş birkaç dosya için uygulanamaz. Musa Anter’den Vedat Aydın’a, Nezir Tekçi’den Vartinis’e, Lice’den Cizre Bodrumlarına, Roboskî’den Tahir Elçi’ye kadar bu ülkenin karanlıkta bırakılan bütün dosyaları aynı ilkenin konusu olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Zorla Kaybedilmeden Korunma Sözleşmesi’ne derhal taraf olması çağrısında bulunan Uysal, Meclis’in faili meçhul ve gözaltında zorla kaybetme dosyaları konusunda kendi tarihsel sorumluluğunu üstlenmesi ve Meclis Araştırma Komisyonu’nun kurulması gerektiğini belirtti.







