Dünya Arı Günü’nde yayımlanan rapor ve araştırmalar, iklim krizi, tarım ilaçları ve habitat kaybının arı popülasyonlarını hızla tehdit ettiğini ortaya koydu. Uzmanlar, dünya gıda üretiminin yaklaşık üçte birinin arılara bağlı olduğuna dikkat çekerek, yaşanan kayıpların ekosistem ve gıda güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
HABER MERKEZİ – Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), 2026 Dünya Arı Günü’nün temasını “İnsanlar ve gezegen için arılarla birlikte: Hepimizi ayakta tutan ortaklık” olarak belirledi.
FAO verilerine göre dünya genelinde Antarktika hariç tüm kıtalarda yaklaşık 25 bin arı türü bulunuyor. Arılar yalnızca bal üretiminde değil, polen, arı sütü, propolis ve balmumu gibi ürünlerin üretiminde de kritik rol oynuyor.
Dünya genelindeki tarım ürünlerinin yaklaşık yüzde 75’i ise büyüme süreçlerinde arılar ve diğer polen taşıyıcı canlılardan faydalanıyor. Özellikle meyve, sebze ve sert kabuklu yemiş üretiminde arılar hayati öneme sahip bulunuyor.
İKLİM KRİZİ VE HABİTAT KAYBI TEHDİDİ
Uzmanlara göre arılar; iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışları, mevsimsel düzensizlikler, habitat kaybı, tarım ilaçlarının bilinçsiz kullanımı ve istilacı türler nedeniyle ağır baskı altında.
Bilim insanları, iklim değişikliğinin yalnızca sıcaklık artışıyla sınırlı olmadığını, mevsim geçişlerindeki değişimlerin de arıların yaşam döngüsünü doğrudan etkilediğini belirtiyor.
Almanya’daki Regensburg Üniversitesi’nde yapılan araştırmada, bombus arısı kraliçelerinin erken dönemde maruz kaldığı iklim kaynaklı çevresel baskıların yaşam süresi ve üreme kapasitesini düşürdüğü tespit edildi.
Araştırmada ayrıca, ılıman geçen kışların arıların normalden erken uyanmasına neden olduğu, bunun da enerji rezervlerinin tükenmesine yol açtığı belirtildi. Mevsim dışı şiddetli yağışların ise polen ve nektar toplama faaliyetlerini zorlaştırdığı kaydedildi.
BM’DEN KORUMA ÇAĞRISI
BM, aralarında bazı arı türlerinin de bulunduğu yaklaşık 1 milyon canlı türünün yok olma riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.
FAO, arı popülasyonlarının korunması için çiçekli bitkilerin artırılması, arılar için yuvalama alanları oluşturulması ve çim biçme sıklığının azaltılması çağrısı yaptı.
Açıklamada ayrıca yerel arıcıların desteklenmesi, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve hükümetlerin arıların korunmasına yönelik ulusal stratejiler geliştirmesi gerektiği vurgulandı.
UZMANLAR: GELENEKSEL VE MODERN YÖNTEMLER BİRLEŞMELİ
Uzmanlar, sürdürülebilir arıcılık için geleneksel bilgi ile modern teknolojilerin birlikte kullanılmasının önemine dikkat çekiyor.
Arıların yalnızca tarımsal üretim için değil, biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekosistem dengesinin sürdürülmesi açısından da yaşamsal role sahip olduğu belirtiliyor.







