Varto, Karlıova ve Yedisu’da yapılmak istenen jeotermal enerji santrallerine (JES) karşı halkın tepkisi devam ediyor. Karlıova’daki santral projesinin ruhsat ve ÇED iptali için mahkemeye başvuruldu.
HABER MERKEİZ – Kürt illerinde ekolojik yapıya büyük zararlar verecek projeler hayata geçirilmek isteniyor. Bunun son örnekleri Muş’un Varto, Bingöl’ün Karlıova ve Yedisu ilçelerinde görülüyor. Bu bölgeler birinci derecede deprem bölgeleri aynı zamanda ve buna rağmen jeotermal enerji santrallerinin kurulması isteniyor.
Varto’da 16 köyü etkileyecek santralin hayata geçirilmesi için bu ay harekete geçileceği kaydediliyor. Buna karşılık köylülerin başlattığı nöbet eylemi de bir haftadır sürüyor. Köylüler jeotermal enerji santrellerini istemediklerini defalarca dile getirdi, çünkü bunun hem doğaya hem yaşama zarar verceğini, kitlesel göcü tetikleyeceğini ve deprim riskini arttıracağını belirtiyor.
Varto’da Jeotermal Enerji Santrali projesine karşı çadır nöbeti sürüyor: Direneceğiz
🔸Küçük dostumuz, Diren’imiz. Diren’i sahiplenip buraya getirdik
🔸Bizimle birlikte direnecek. İsmini de bu yüzden Diren koyduk pic.twitter.com/SaE5swIjh8
— Nûmedya24 (@NuMedya24) May 7, 2026
Öbür yandan Karlıova’nın Ilıpınar Kaynarpınar köylerinde yapılmak istenen jeotermal enerji santrali projesi mahkemeye taşındı. Bingöl İdare Mahkemesi’nde açılan davada, ruhsat ve ÇED iptali talep edildi.
Diyarbakır Barosu Çevre ve Kent Komisyonu Başkanı Ahmet İnan, Mezopotamya Ajansı’nan (MA) yaptığı açıklamada, mera ve tarım arazilerinin santral projesine kurban edilmek istendiğine dikkat çekerek, şunları söyledi:
“Bir sene önce başlayan bu süreç, Karlıova ve Varto’ya yayıldı. Bingöl, Muş ve Erzurum üçgeni dediğimiz geniş bir alanda JES yapılmak isteniyor. Karlıova’nın Ilıpınar ve Kaynarpınar köylerinde 25 bin dönüm mera, tarım arazisi JES için kiralanmış ve ÇED raporları alınmış. Bu başlangıç, daha birçok yerde kiralanma ve ÇED raporu verilmek isteniyor. ÖHD (Özgürlükçü Hukukçular Derneği) ve Bingöl Barosu ile birlikte bir iptal davası açtık. ÇED, ruhsat ve mera kullanımı izninin iptali için hukuki süreci başlattık.”
ALANLAR AMERİKALI ŞİRKETE AÇILIYOR
Türkiye ve 196 ülkenin imzaladığı BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’ni hatırlatan İnan, “Peri Vadisi önemli doğa alanıdır. Doğa koruma projesinin kuraları var. Bu vadide bunun içinde yer alıyor. Vaşak, ayı ve dünyada nesli tükenmek ile karşı karşıya kalan kuşların yaşadığı bölge. Çevre düzeni planlamasında ekoloji değeri olan bölge olarak geçiyor. Sulak alan olması da JES yapımına engel ancak Amerikalı şirkete bu alanlar açılıyor. Her an faaliyete başlanabilir” dedi.
İNANÇ, YAŞAM VE KİMLİK YOK EDİLMEK İSTENİYOR
Halkın inanç, yaşam ve kimliklerinin tehdit altında olduğuna dikkat çeken İnan, şunları dile getirdi:
“Gerçekleştirdiğimiz halk toplantılarında halkın talebi nettir. Hem doğa hem de inanç alanlarının işgal edilmesine izin vermeyeceklerini belirtiyorlar. Aydın ve İzmir gibi kentlerde devreye konulan JES ile doğanın nasıl katledildiğini gördük. Köylüler bunu gördü. Bu bir insansızlaştırma ve doğayı yok etme projesidir. Hukuki anlamda da burada HES, JES ve maden gibi doğayı tahrip edecek faaliyetler yapılamaz. Erzurum Üniversitesi’nin bu alana ilişkin hazırladığı 600 sayfalık bir tez var. Hayvancılık ve tarımın önemli yerlerinden biri. Çok sayıda endemik bitkinin bulunduğu yerdir burası. Bir Amerikalı şirketin insafına burası bırakılamaz.
Bingöl İdare Mahkemesi’nde davalar açıldı. Ruhsat ve ÇED iptali davaları açıldı. Mera ve tarım alanları için keşif sonucuna göre dava açılacak. Diyarbakır’da bir yıl önce JES’in önemi diye bir panel yapıldı ve Diyarbakır’ın doğası katledilmek istendi. Buna karşı geldik ve geri adım attılar. Ancak bu sefer de Varto ve Karlıova da yapılmak isteniyor. Buranın halkı bu konuda çok duyarlı ve hep birlikte karşı koyup izin vermeyeceğiz. Göçertme politikasına izin vermeyeceğiz. Kürt kimliğinin ve Alevi inancının yaşandığı yerler buralar. Bu bölgede yaşayanlar hep Kürtçe konuşuyorlar ve inançlarına bağlılar. Bunu ortadan kaldırmak istiyorlar. Buna izin vermeyeceğiz.”







